Ben 6 ay öncesine kadar Karaköy’e bu sıklıkla uğramazdım. Arada sırada deli dolu bir pazar kahvaltısı yapalım diyerek gittiğimiz Namlı ve yanında her içeri girdiğimde 3000 kalori alarak dışarı çıktığım Güllüoğlu’ydu benim için Karaköy’e uğrama sebepleri. Sonra Bej, Karabatak, Galeri Mana açıldı derken, bir baktım laptopumu almışım toplantı yapıyorum Karaköy’de, tek başıma çalışıyorum, arkadaşlarımla keyif yapıyorum. Bu perşembe ise dostum Larissa’yla Karaköy – Tünel ziyaretimizin başında hep önünden geçtiğim ama bir türlü oturma fırsatım olmadığı Ops’u ziyaret ettim.. Beğendim mi? Evet, çok beğendim.

ops 3

Ops yeni bir mekan değil; Karaköy’de yıkık dökük eski bir dükkanken tasarım harikası bir café haline dönüşeli 6 ay oldu aslında.

Ben de şimdi burayı yeni keşfetmek değil de, yeni deneyimlemiş olmanın verdiği heyecanla anlatıyorum.

İlk izlenim

Ops’a girince ilgi çeken ilk detay, tuğla halinde bırakılmış yüksek tavanları. Tavanın dokunulmamış olması, buranın eski, restorasyon yapılmadan önceki hali hakkında bir hayli ipucu veriyor. Taştan duvarlar, modern tablolar ve etrafı aydınlatmak için kullanılan tasarım lambalar mekana ayrı bir hava katıyor.

Ne yaptım?

Etrafı seyretmek ve detaylara göz gezdirmekten menüye yaklaşık bir 5 dakika odaklanamadım. Küçücük mekanın sıcak ortamına çabuk alıştım, ardından masa üzerindeki menüye sonunda baktım. Menüde dürüm, makarna, salata, sandviç gibi daha quick yemeklere yer vermişler diye düşünürken kafamı kaldırıp, şirin barın arkasındaki küçük mutfağı fark ettim. Bahsettiğim mutfak aslında tam bir café mutfağı; “çok zengin menülü bir restoran beklentisiyle gelmeyin buraya” der gibi bir hali var dışardan bakana.

Barın üzerindeki günlük taze kurabiyeler, portakallı ve kakaolu kekler ilgimi çekti. Onları görüp, yanında taze demlenmiş çayla bir dilim portakallı kek söylememek olmazdı; ben de öyle yaptım..

Aç olsaydım ne yerdim diye düşünmeme fırsat olmadı; etrafımdaki birçok kişi dürüm yiyordu çünkü. Ops’un dürümü belli ki çok lezzetli.

Ops’la ilgili bir şey daha gözümden kaçmadı; kahvaltısı. Kahvaltı tabağının üzerinde minimum 4-5 çeşit peynir var; biri Çanakkale taraflarından, biri Trakya’dan, bir diğeri de başka yörelerden gelmiş. Makedon kuru eti ağız sulandırıcı nitelikteydi. Yumurta ve tereyağının doğal görünüşü de beni mest etti.

Bu görüntülerden sonra tabii ki bir not düştüm ben defterime; “yakınlarda bir gün Ops’ta kahvaltı bizi bekler.”

ops 8

Sonuç:

Genelde jazz & soul jazz çalan bu mekana, günün istediğiniz saati gidebilirsiniz. Laptopunuzla teke tek, sevgilinizle, arkadaşlarınızla fark etmez; içeri geçtiğinizde her farklı saate ayrı bir keyif katacak bir café Ops.

Evet, ben sevdim. Tavsiye ediyorum.

Ops Cafe Adres: Mumhane Caddesi Nimet han 45B  – 0212 245 02 88

Yepyeni Karaköy mekanlarını keşfetmek için Deniz Özdağ’ın Karaköy Postası ve Karaköy Postası Vol.2 yazılarını okuyabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?