Kaygı… 21. yüzyıl insanının artık uğraşmak zorunda kalacağı yaygın bir olgu olarak hayatlarımıza yerleşti bile. Peki artık bir alışkanlık döngüsü haline gelen kaygılarımızdan merak duygusuyla özgürleşmek mümkün mü? İşte, Dr. Judson Brewer “Kaygı Döngüsünü Kırmak” isimli kitabında bu soruya güzel bir yanıt veriyor.

Dr. Judson Brewer | Fotoğraf: TED

Dr. Judson Brewer hem bir psikiyatrist hem de sinirbilimci. Bağımlılıklarla mücadele, yeme bozuklukları ve mindfulness üzerine yaptığı önemli çalışmaları var. “Kaygı Döngüsünü Kırmak” ise bizi günlük hayatımızda zorlayan olumsuz alışkanlıklarımızdan -ki kaygılı olmak da bir alışkanlık haline gelebiliyor- nasıl kurtulabileceğimiz ve bunun yerine nasıl olumlu ve faydalı alışkanlıklar geliştirebileceğimiz hakkında. Yazarımız, kaygılarımız ve insan zihni hakkında genel bir giriş yaptıktan sonra  “3 vites” olarak adlandırıp geliştirdiği özgün yönteminden bahsediyor.

Dr. Brewer döngüyü kırmaya çalışırken aksiyon alabileceğimiz 3 farklı vites öneriyor. Birinci vites, kaygı döngünüzün haritasını çıkarmak üzere şekilleniyor. Ben şahsen yakın zamana kadar okulla ve günlük hayatla ilgili kaygılarımın arttığını fark etmiştim. Ve bu vitesleri uygulayarak güzel bir ilerleme katettim. Spoiler çok vermeden durumu şu şekilde özetleyebilirim: Öncelikle kaygılarınızın orada ve sizinle olduğunun farkına varmanız gerekiyor. Kabul etmeniz, görmeniz, tetikleyicileri bulmanız, artık bundan bir fayda sağlamadığınızın ayırdına varmanız da mühim.

Kaygı Döngüsü Kırmak | Fotoğraf: Getty Images – unsplash.com

Peki merak burada ne işe yarayacak?

Önce merakı biraz irdeleyelim. Küçük bir çocukken dünyayı merak etmeye, öğrenmeye başladınız. Nesneleri attınız,büktünüz, çekiştirdiniz. Temel yasaları anlamaya çalıştınız. İşte bu sahip olduğumuz saf ve çocuksu merak duygusu ne yazık ki zamanla körelmiş oluyor çoğumuzda. Dr. Brewer her yaşadığımız olaya böyle bir merak duygusuyla yaklaşmayı öneriyor bize. “Hmm… Kaygı. İlginç. Şu anda bana ne oluyor?  Bunu bedenimde nerede hissediyorum? Bu duyumlar benim hakkımda ne söylüyor?” Bunun gibi sorularla kendimizi daha iyi tanımaya çalışarak kaygı döngülerimizi kırabiliriz.

Kaygılarımız bazen çok zorlayıcı olabilir, kötü bir haber alabiliriz ya da işler istediğimiz gibi gidiyor değil de sanki her şey bizim karşımızdaymış gibi gelebilir. Böyle zamanlarda sakin kalmak zor olabilir ancak kendimize karşı merhamet duygusu geliştirmek ve iyi dileklerimizi başka insanlara gönderebilmek bizi iyileştirir. Merhamet ve öz şefkat  konusunu merak edenleriniz için Christopher K. Germer’in öz şefkatli farkındalık kitabını öneriyorum.

Kaygı Döngüsünü Kırmak | Fotoğraf: Andrej Lisakov – unsplash.com

Bazen de kaygılarımızın, başımıza gelenlerin nedenleri üzerinde çok takılı kalıyoruz. Dr. Brewer bunun, yani geçmişteki sebeplerin hiçbir öneminin olmadığına ve şu anın önemine dikkat çekiyor. An’da önemli olan o anın ihtiyaçlarına cevap verebilmek değil midir? Tabii, burada böyle yazmak kolay diyor olabilirsiniz içinizden, ben de uygulamakta zorlanıyorum zaman zaman. Ama o anda kaldığınızda dünya bir farklı görünmeye başlıyor gözünüze, renkler, biçimler değişiyor ve her şeyin tadına varıyorsunuz. Ana dönmek için kullanacağınız çapanız nefesiniz olabileceği gibi, bir mantra da olabilir. Örneğin sizi bu ana getirecek bir kelime veya cümle. Bir nesne de olabilir. Örnek verirsem, benim minik bir astronot figürüm var, bazen zor günlerde çıkmadan onu cebime koyarım mesela. Ben şahsen uzaya ve kozmik dünyaya çok ilgili olduğumdan bu beni rahatlatır her zaman.

Siz de eğer kaygı alışkanlık döngülerinizle daha iyi başa çıkmak istiyorsanız “Kaygı Döngüsünü Kırmak” kitabını okuyabilirsiniz. Bu kitabın sistematiği gerçekten uygulamaya niyetli olduğunuzda oldukça faydalı oluyor. Kaygılarımız her zaman düşmanımız olmak zorunda değil, aksine biz dinlemek istersek bize anlatacakları çok şey var.

Kapak Fotoğrafı: Sinem Kayur

İlginizi çekebilir: Ecenur Tumlucalı’dan Kabul ve Kararlılık Terapisi