“Sex And The City 2”yi izleyenler bilir. Kim Cattrall’ın canlandırdığı; yakışıklı erkeklere düşkünlüğüyle bildiğimiz Samantha’nın Carrie ve Charlotte’un gay arkadaşlarının nikahında “Bu sıradan yakışıklı da kim?” dediği- ancak asla sıradan olmayan (Hatta istese bile sıradan olmayı başaramayacak!)- o yakışıklıyı görmesi ve ‘o yakışıklı’ ile seks yapmasıyla sonuçlanan, nefes kesici sahneyi hatırlıyor musunuz? Durun, soru yanlış oldu aslında. “O yakışıklıyı hatırlıyor musunuz?” diyecektim! Kusursuz vücut hatlarıyla bildiğimiz ve moda arenasının lider markalarının podyumlarında; kampanya çekimlerinde yer alarak Tanrı vergisi bir modellik yeteneği olduğunu kanıtlayan Noah Mills’i kastediyorum.

Modellik kariyerine 2003 yılında, ablasının Vancouver’daki bir modellik ajansına onun fotoğraflarını göndermesiyle başlayan ve 13 Kasım 2003’te Model.com tarafından “Haftanın Modeli” seçilen, bir yetenekten bahsedeceğim sizlere. Evet, “Sex And The City 2” de Nicky karakterini; 2012 yapımlarından “Wracked”ta Sean, “Candyland”te Jack Smith karakterlerini canlandırması vazgeçilmez hobilerinden biri olan oyunculuk kariyeri için müthiş bir adım olabilir ancak kendi adıma konuşmak gerekirse, ben  Noah’ı ilk önce podyumlarda görerek benimsedim. Zira, Ocak 2004’te (dikkat ederseniz, modellik kariyerine başladıktan yalnızca bir yıl sonra) Milano ve Paris’te Gucci ve Yves Saint Laurent showlarında; Eylül 2004’te Kenneth Cole ve Michael Kors showlarında boy göstererek podyum kariyerine başlaması ve 2005 yılında da Dolce & Gabbana ile sözleşme imzalaması bile modellik konusunda  geleceğinin ne kadar parlak olacağını göstermiyor mu sizce de?

Noah hakkındaki genel bilgilere gelince… Kanadalı modelin 2’si erkek, 2’si kız olmak üzere, kendinden büyük dört kardeşi var.  Anlayacağınız, ailenin en küçük ferdi. (Ve zannımca en kıskanılanıdır!) Psikoloji bölümü mezunu. Basketbol, hobilerinin arasında yer alıyor. Hatta evvel zaman içinde, yerel bir basketbol maçında oyunculuk yaptığını ve takımının da maçta 11. olduğunu biliyor muydunuz? Bu satırları okurken sizin de aklınızdan şu cümlelerin geçmesi olası: Noah’ın hobilerine olan tutkusu; hobilerinin sadece teori olarak kalmayıp, pratikte de hayata geçirebilmesine bağlı.

Yakın arkadaşları arasında, içinde yıldız modelleri de barındıran bir ‘A Takımı’ yer alıyor desem, yeridir. En az onun kadar başarılı, yetenekli ve nefes kesici olan Jon Kortajarena, Will Chalker, Lars Burmeister, Chad White, Gabriel Aubry, Nathan Bogle, Mathias Lauridsen, Doutzen Kroes, Owen Steuart, Tyson Ballou, Heather Marks ve Tasha Tilberg gibi isimleri saymam sizin için  yeterli olur sanırım!

2007 yılında Tom Ford’un yüzü olan Noah Mills, 2008 yılından beri Dolce & Gabbana’nın yüzü olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra, Sonbahar/Kış 2012-2013 sezonunda fast fashion furyasının en bilindik markalarından He By Mango gibi pek çok markanın yüzü olarak, yine onu gördük. Bu durumdan şikayetçi miyim? Hiç sanmıyorum!

Hazır, söz Dolce&Gabbana’dan açılmışken, şimdilerde her taşın altından çıkmasıyla bilinen (en son i-D’nin Kış sayısının kapaklarından birine konuk oldu!) Laetita Casta ile Dolce & Gabbana Pour Femme için müthiş bir işbirliğine imza attıklarını es geçmemek gerek.  Neroli, üzüm, tangerine, yasemin, portakal, marshmallow ve vanilya gibi hayli egzotik notalara sahip olan bu parfümün; reklam kampanyasının fotoğrafçı koltuğunda olan isim ise Mario Testino.

Kendi adıma konuşmak gerekirse, şu yazdıklarıma bir baktım da, benim Noah’dan beklentilerim yüksek. Ki bu beklentilerimi karşılayacağına dair inancım da sonsuz. Moda çekimlerinde ya da kampanya çekimlerinde farklı roller üstlenmesinin ve tüm bu rollerin hakkını vermesinin altında yatan profesyonelliğinin senelerce devam etmesi, nefis işbirliklerine imza atmaya devam etmesi ve onun yaptıklarını ve yer aldığı projeleri, senelerce aynı heyecanla takip etmek dileğimle!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN