Cunda Adası dendiğinde herkesin aklına birçok şey gelir. Keyifli sokaklarıyla, güzel Rum evleriyle, şirin kafeleriyle ve neşeli ruhuyla oraya giden çoğu insanın kalbini kazanmayı başarmış bir yerdir. Fakat ben bu yazımda Cunda’da geçirilen zamanı çok daha keyifli hale getiren ev yapımı likörlerden bahsedeceğim. O halde gelin Reyhan Yaman’ın Likör Hikayeleri kitabı üzerinden likörün tarihine yakından bakalım.

Cunda Likör
Cunda Likör | Fotoğraf: Ezgi Cenk

Likör Hikayeleri

Açıkçası beni bu yazıyı yazmaya iten şey Cunda’da bulunan Vino Şarap Evi’nin sahibi Reyhan Yaman’ın yazdığı Likör Hikayeleri Kitabı oldu. Kitap sayesinde likörün tarihi, yapımı gibi arka planında yer alan birçok bilgiyi öğrendim ve bu bilgiler eşliğinde likörü içmenin çok daha keyifli olduğunu deneyimledim. Sanırım en çok etkilendiğim durum da Reyhan Yaman  ile tanışmam ve likör hakkında yaptığımız o güzel ve keyifli sohbet oldu. Bu yazımda da öğrendiğim ve deneyimlediğim şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

theMagger Banner
Likör Hikayeleri
Likör Hikayeleri | Fotoğraf: Ezgi Cenk

Şimdilerde keyif amaçlı içtiğimiz likörün tarihi, tahmin edilenden çok daha eskiye dayanıyor. Çeşitli kokteyllerin içine kattığımız, çikolatalara ilave ettiğimiz ya da tadını gölgelemeden sek içtiğimiz likör, Orta Çağ’da ilaç niyetine tüketiliyor ve birçok hastalığa iyi geldiği düşünülüyor. Tüm bu tarihi yolculuğa başlamadan önce likör kelimesini inceleyelim.

Likör kelimesi Latince bir kelime olan liquefacere’den (sıvılaştırma) geliyor. Çeşitli meyve ve bitkilerin (çiçek, baharat, ot) damıtma ve maserasyon yoluyla özlerini alkole bırakmasıyla oluşan ve bir süre bekletildikten sonra bal, şeker gibi tatlandırıcı özelliği olan malzemelerle tatlandırılan alkollü, tatlı içeceğe likör deniyor. Tabi ki yapım evresi burada yazdığım kadar kısa ve kolay değil. Özellikle Reyhan Yaman’ın Likör Hikayeleri adlı kitabında tüm incelikleriyle anlattığı ‘Likör Yapımı’ adlı kısmı okuduktan sonra bu zarif içkinin yapımının ne kadar zahmet ve sabır gerektirdiğini bir kez daha anlamış oldum.

Likör
Likör | Fotoğraf: Ezgi Cenk

Öğrendiğim bilgiler ve Reyhan Yaman ile yaptığım o keyifli sohbet ekseninde bana likör yapımında en önemli iki kelime nedir diye sorsalar sanırım ‘denge’ ve ‘kalite’ derim. Çünkü Reyhan Yaman’ın da sohbetimiz esnasında üstünde sıkça durduğu bu iki kavram, likörün kendi kimliğini yansıtmasında çok önemli bir role sahip. Yani sonuçta alkol ilave edilecek, ne kadar taze olduğunun bir önemi yok ya da elimdeki malzemeyi değerlendireyim mantığı ile yola çıkılmıyor. Tam tersine likör için kullanılan malzemenin özenle seçilip, bunlardan en iyilerinin likörde kullanılması büyük önem taşıyor.

theMagger Banner

Ayrıca Reyhan Yaman’ın da hem sohbetimizde hem de kitabında vurguladığı ‘denge’ kavramı da malzemenin kaliteli olması kadar öneme sahip. Zaten dünya standartlarına göre eğer likörün alkol oranı %15 in altında ise likörün satılmasına izin verilmiyor. Fakat denge durumu tabi ki bununla sınırlı değil. Alkol, liköre ilave edilen malzemenin (Çiçek, meyve, baharat…) tadını ve kokusunu baskılamamalı ve aynı şekilde likörden bir yudum alındığında hem alkolün tadı hem de malzemenin tadı, kokusu eş zamanlı olarak deneyimlenmeli.

Kitabı buradan satın alabilirsiniz

Likörün Tarihi

Şimdi de kısaca likörün tarihine göz atalım. Daha önce de dediğim gibi likör başlarda ilaç amaçlı tüketilen bir içki. Hatta eski çağlarda  Avrupa’da insanlar alkolün sağlıklarına iyi geldiğini düşündüğü için alkole hayat suyu (eau de vie) deniyor. Günümüzde de likör yapımında kullanılan yöntemin temeli Orta Çağ zamanında İtalya’da atılıyor. O dönem İtalya’nın en güçlü ve en önemli ailelerinden olan Medici Ailesi’nin yönetimiyle likör yapımına önem veriliyor ve sağlığa iyi geldiği düşüncesiyle halk arasında yaygınlaştırılması hedefleniyor. Catherine Medici’nın Fransa Kralı II. Henry ile evlenmesi ile Fransa da likör üretimi konusunda sahneye adımını atıyor. Ardından birçok Avrupa ülkesi likör yapmaya başlıyor böylece bu keyifli içeceğin yolculuğu Avrupa’daki yolculuğu başlamış oluyor.

Likör | Fotoğraf: Ezgi Cenk

Likörün geçmişten günümüze gelen yolculuğundan bahsederken Türkiye’den bahsetmezsek olmaz diye düşünüyorum. Her ne kadar likör denince akla ilk gelen ülkeler Fransa ve İtalya olsa da, likör bizim kültürümüzde de önemli bir yere sahip. Günümüzde hayatımızdaki rolü değişse bile eskiden her bayram misafire özel kadehlerde ikram edilen, kahve yanında keyif alma amaçlı içilen zarif bir içki olarak kültürümüze adını yazdırıyor likör.

Türkiye likör üretimi sahnesinde yerini ise en kapsamlı haliyle 1930’lu yıllarda alıyor. Türkiye’de likör üretimi demişken, Reyhan Yaman’ın da kitabında detaylı olarak üstünde durduğu Mecidiyeköy Likör Fabrikası’ndan söz etmemek olmaz. Birçok lezzetli liköre imza atan Mecidiyeköy Likör Fabrikası, üretim yaptığı dönemlerde ürünleri ile uluslararası içki yarışmalarına katılıyor ve hatta birçok ödül kazanıyor. Fakat bu likör alanında birçok başarıya imza atan tarihi fabrika 2012’de yıkılıyor.

Tabi ki likörün tarihi bununla sınırlı değil. Daha detaylı bilgilere sahip olmak isterseniz Reyhan Yaman’ın Likör Hikayeleri kitabını okumanızı tavsiye ederim. Ben de tarihi bu kadar eskiye dayanan dünyanın birçok ülkesi gibi Türkiye’nin tarihinde de önemli bir yeri olan bu etkileyici içkiyi Cunda’da olduğum süre içerisinde derinlemesine araştırma ve Vino Şarap Evi’nde ev yapımı likörleri deneyimleme şansı yakaladım. Tattığım likörler arasında en beğendiklerim sakız, kızılcık ve ayva likörü oldu. Özellikle tarçının kokusu ve tadıyla karışmış kızılcık likörü, içerken en keyif aldığım likör olabilir.

theMagger Banner
Likör Hikayeleri
Likör Hikayeleri | Fotoğraf: Ezgi Cenk

Eğer yolunuz Cunda’ya düşerse Vino Şarap Evi’ne gidip Reyhan Yaman’ın likörlerini deneyimlemenizi tavsiye ederim. Ayrıca birçok incelik barındıran bu güzel içeceğin tarihi ve yapılışı hakkında daha çok bilgiye sahip olmak isterseniz Reyhan Yaman’ın yazdığı Likör Hikayeleri kitabını okumanız çok keyifli bir seçenek olabilir. Son olarak bu yazıyı yazmama ilham veren keyifli sohbetimiz ve likörü en ince ayrıntılarıyla kitabında bizlere anlattığı için de kendisine teşekkür ediyorum.

Kapak Fotoğrafı: Ezgi Cenk

İlginizi çekebilir: Beril Sarıca’dan Şarap İle İlgili Kitaplar