ABD’nin ilk kadın başkanı olmak için yarışan bir politikacı ve ona konuşma metinlerinde destek olan bir yazarın muhteşem bir ikiliye dönüştüğü komedi Long Shot, Charlize Theron ve Seth Rogen’i buluşturuyor.

long shot filmi

Kadın ABD başkanları, popüler kültürde pek de yabancı olduğumuz karakterler değil: 24 dizisinde Cherry Jones’un, Commander in Chief dizisinde Geena Davis’in canlandırdıkları, muhtemelen sizin de karşılaştığınız ve aklınızda yer etmiş ilk örneklerdi. Ardından çok daha akılda kalıcı iki dizi ve karakter geldi: HBO komedisi Veep’te Julia Louis-Dreyfus’ın canlandırdığı Selina Mayer ve Netflix’in politik draması House of Cards’da Robin Wright’ın canlandırdığı Claire Underwood. Her iki karakterin de başkanlığa uzanan entrikalarla dolu yolculuğuna sezonlar boyunca tanık olmak belki de onları çok daha farklı ve çok daha akılda kalıcı kıldı. 2019’un şimdilik en iyi komedisi Long Shot da, bizi bir başka kadının ABD başkanlığına doğru uzanan yolculuğuna tanık ediyor. Charlize Theron’un canlandırdığı  Charlotte Field, her yönüyle kusursuz bir insan ve kusursuz bir politikacı olarak, ABD başkanlığı için mücadele veriyor.

long shot filmi

The Wackness, 50/50, Warm Bodies gibi mütevazı ve bağımsız komedilerin yönetmeni Jonathan Levine’ın imzasını taşıyan Long Shot’ta Charlize Theron’a komedyen Seth Rogen eşlik ediyor. Film, ABD başkanının, devlet bakanı Charlotte Field’a, bir sonraki seçimlerde aday olmayacağını ve başkanlık için onu destekleyeceğini söylemesiyle, dolayısıyla Charlotte’un başkanlık yarışına dahil oluşuyla başlıyor. Mizah anlayışı dışında neredeyse dört dörtlük bir aday olan Charlotte’un şansı ilk kamuoyu yoklamalarına göre oldukça yüksek gözüküyor, o ve ekibi de mizah anlayışı konusunu geliştirmesi ve konuşmalarına espriler yazması için bir yazar arayışına giriyorlar. Bu noktada Seth Rogen’ın karakteri Fred Flarsky devreye giriyor. Alışılmadık yollarla gazetecilik yapan, aykırı bir yazar olan Fred, çocukluk arkadaşı Charlotte ile bir davette karşılaşınca yolları kesişiyor ve Fred kendini Chorlotte’un esprilerini yazarken buluyor. Long Shot ilk bakışta zıt karakterlerin zorla bir araya getirildiği ve bu zorlamanın eninde sonunda bir dostluğa ya da romantik ilişkiye dönüştüğü o tanıdık formülü andırıyor olabilir. Farkı, zıt karakterlerin ilk andan beri arasında hiçbir çatışma olmaması. Aksine, sürekli (önce dostça, ardından daha fazlası) bir arada olmak isterken Charlotte’un kariyerinin, asistanlarının ya da toplumsal / siyasi beklentilerin buna engel olmaya çalışması bir çatışma yaratıyor. Dolayısıyla birbirini iten iki karakterin birleşmesi yönündeki alışıldık formül, bu kez buluşur buluşmaz birleşmiş iki karakterin onları ayıran güçlere karşı direnmesi olarak işliyor.

long shot filmi

Long Shot’ın en güçlü yönlerinden biri, güçlü bir erkek ve onun aksesuvarı olmaya hevesli bir kadının tasvir edildiği romantik komedi klişelerindeki toplumsal cinsiyet normlarını yıkıyor olması. Fred’in gerek kılık-kıyafet, gerek kendine bakma gerekse ciddi ortamlarda nasıl davranılması gerektiği konusunda yardıma ihtiyacı olması, make-over’larla baştan yaratılması, Charlotte’u kendi goofy ya da nerdy dünyasına çekmeye çalışması ya da Charlotte için bir süs ya da cinsel obje olduğunun repliklerle iması Seth Rogen’ın komedi oyunculuğundaki yeteceğiyle birleşince yerine oturuyor. Komedi oyunculuğu demişken, bugüne kadar birkaç ufak istisna dışında daima ciddi rollerde izlediğimiz Charlize Theron’un komedi yeteneği de hafife alınır cinsten değil. İkilinin fazlasıyla uyumlu kimyası, yardımcı oyuncular June Diane Raphael ve Ravi Patel’in, ufak rollerde döktüren Bob Odenkirk, Andy Serkis ve Alexander Skarsgård’ın da desteğiyle izlemesi çok keyifli, bolca güldüren bir film için yeterli malzemeyi oluşturuyor.

Armando Iannucci-vari bir politik taşlama beklentiniz olmadığı sürece Long Shot bu yıl sizi en çok güldürecek komedilerden biri – zira bu politik taşlama iddiası olan bir film, öyle bir hikâye de değil, sadece politik atmosferde nefes alan ve karakterlerinden biri politikacı olan bir komedi. İzledikten sonra Charlize Theron‘u daha sık komedilerde izlemek isteyeceğinize, öğrendikten sonra Andy Serkis‘in makyajının tamamen kendi tasarımı olduğuna şaşıracağınıza eminim.

IMDb Puanı: 7.2/10

Emre Eminoğlu

Sinema, Kültür ve Sanat Yazarı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN