Mel Gibson’lı unutulmaz serinin devam filmi Mad Max: Fury Road vizyonda!
Bunu fırsat bilerek, bu aksiyon fırtınasının başrollerini Tom Hardy ile paylaşan Charlize Theron’un kariyerini mercek altına aldık.

charlize theron - slider

George Miller’ın yarattığı ve de yönetmenlik koltuğunu sahiplendiği Mel Gibsonlı serinin devam film olan Fury Road, patlamaları ve eski tip tabancalı tüfekli aksiyonu sevenlere adeta bir şölen vaat ediyor. […] Mad Max: Fury Road bu sezonun –bana kalırsa- en yoğun aksiyon filmi. İzleyiciyi sıkmayan, birbirini pek tekrarlamayan sahneleriyle insanı gerçeklikten koparmayı ve içine almayı başarıyor. ” diyen  Mert Tanöz’ün film ile ilgili incelemesini buradan okuyabilirsiniz.

MagaZinema-Mad-Max-Fury-Road-2015-Stills-HD

 

1975, Güney Afrika Cumhuriyeti doğumlu Charlize Theron, günümüzün en yetenekli ve en güzel kadın oyuncularından… Ünlü oyuncu, Mad Max: Fury Road’da, evine dönmeye çalışan Imperator Furiosa’yı canlandırdığı filmde, filme adını veren Max’i neredeyse gölgede bırakıyor. İşte Charlize Theron’un kariyerinden, izlemeniz gereken 10 performans!

Bu hafta Mad Max: Fury Road dışında vizyonda iki başarılı dönem filmi, Thomas Vinterberg imzalı Far from the Madding Crowd (Çılgın Kalabalıktan Uzak) ve Suite Française (Aşk Uğruna), Mia Hansen-Løve’nin yönettiği Eden, animasyon Tinker Bell: Legend of the NeverBeast
(Tinker Bell ve Canavar Efsanesi), gerilim filmi The Woman in Black 2: Angel of Death (Siyahlı Kadın 2: Ölüm Meleği), belgesel Soma 301, yerli yapımlar Azem 2: Cin Garezi, Kırmızı ve Terkedilmiş’i izleyebilirsiniz.

 ***

En İyi Charlize Theron Filmleri

Devil’s Advocate | 1997, Taylor Hackford

Birçoğumuzun Charlize Theron ile tanıştığı film, 22 yaşındayken rol aldığı, başrollerinde Keanu Reeves ve Al Pacino’nun yer aldığı Devil’s Advocate idi. Film, işinin adalet sağlamak değil, kazanmak olduğunu düşünerek yanılan bir avukatın kariyerindeki dönüm noktasının ardından yaşadıklarını konu alıyordu. Theron, eşinin yeni işi nedeniyle New York’a taşınan fakat bu kente uyum sağlamakta zorlanan bir kadın olan Mary Ann Lomax rolündeydi.

The Cider House Rules | 1999, Lasse Hallström

John Irving’in çok satan romanından kendisi tarafından uyarlanan ve İsveçli ünlü yönetmen Lasse Hallström tarafından yönetilen The Cider House Rules’un başrollerini Tobey Maguire, Charlize Theron ve Michael Caine paylaşıyordu. Maine eyaletindeki St. Cloud’daki bir yetimhanede hiç evlat edinilmemiş ve bu yüzden yetimhane müdürü/doktoru Dr. Larch’ın büyüttüğü Homer Wells’in yaşamı konu alıyordu. Yetimhaneden savaşa, oradan da bir elma çiftliğine uzanan hikaye, ortaya başarılı bir dönem filmi ve iyi bir roman uyarlaması çıkarıyordu.

The Curse of the Jade Scorpion | 2001, Woody Allen

Çağımızın en üretken yazar, yönetmen ve oyuncularından Woody Allen, 21. yüzyıldaki ilk filmi “The Curse of the Jade Scorpion”da başrolü de kendisi üstlenmişti. Allen’ın canlandırdığı CW Briggs adlı sigorta müfettişi, düzenbaz bir sihirbazın hipnoz seansının ardından hatırlamadığı soygunlar yapmaya başlıyor, üstelik bu soygunları soruşturmak üzere görevlendiriliyordu! Müfettişin soruşturmasında önemli rolü olan Laura Kensington rolünde ise 1998’deki Celebrity’nin ardından bir kez daha yönetmenle çalışan Charlize Theron’u izlemiştik.

Sweet November | 2001, Pat O’Connor

Daha önce “Mevsimi Güzelleştirecek 10 Sonbahar Filmi” listemizde de yer verdiğimiz “Sweet November”, her sonbahar çeşitli sosyal ağlar vasıtasıyla “Kasımda Aşk Başkadır” cümlesinin aşırı tüketimine maruz kalmamıza neden olan filmin ta kendisi! Reklamcı Nelson ve Sara’nın Kasım ayını unutulmaz kılan aşkının hikayesi California’nın sonbaharıyla tanıştırıyordu bizi. Filmde romantik çiftimizi Keanu Reeves ve Charlize Theron canlandırıyordu.

Monster | 2003, Patty Jenkins

Bir fahişeden bir seri katile dönüşen Aileen Wuornos’un gerçek hikayesini anlatan biyografik yapım, 2003 En İyi Kadın Oyuncu Oscar ödülünü Charlize Theron’a kazandırmıştı. Wuornos’un Selby adındaki genç kızla olan ilişkisi ve işlediği seri cinayetlere odaklanan filmde, gerek fiziksel bir dönüşüm gerekse yetenek gerektiren bir oyunculukla müthiş bir performans sergileyen Charlize Theron’a, Christina Ricci eşlik ediyordu.

North Country | 2005, Niki Caro

1984 yılında açılan ve kazanılan gerçek bir davanın yarı-kurgusal hikayesini anlatan North Country, ABD’nin ilk cinsel taciz davasını merkezine alıyor. Jenson vs. Eveleth Mines şirketinde çalışan bir kadın madencinin ailesi ve işini bir arada idare etmeye çabalarken karşısına çıkan engeller karşısındaki duruşunu çok iyi bir performansla ortaya koyuyordu Charlize Theron. Filmde ona Frances McDormand, Sissy Spacek, Richard Jenkins, Jeremy Renner, Sean Bean ve Woody Harrelson gibi yıldızlar eşlik ediyordu.

Hancock | 2008, Peter Berg

Will Smith’in başrolde olduğu bu absürt süper kahraman filmi, herkesin nefret ettiği ve süper güçlerini bencilliği yüzünden insanlığın yararına kullanmayan, sakar ve alkolik Hancock’ı merkezine alıyordu. İstemeden de olsa hayatını kurtardığı bir adamın ona halkla ilişkiler konusunda yardım etme teklifi, adamın eşi ile tanıştığında Hancock’ın başına büyük belalar açılmasına neden oluyordu. Will Smith’e Jason Bateman eşlik ederken, filmin kilit ve sürpriz karakterini canlandıran isim Charlize Theron’du.

The Burning Plain | 2008, Guillermo Arriaga

Keşif Sineması bölümümüzde yer verdiğimiz filmlerden olan “The Burning Plain”, Alejandro González Iñárritu’nun kesişen hayatlar üçlemesinin senaristi olarak tanıdığımız Guillermo Arriaga’nın yazmakla kalmadığı, yönettiği ilk filmiydi. Farklı yaşlardaki üç kadının yaşamlarına etki eden bir karavan yangınının dramatik görüntüsüyle başlayan ve bizi bir ihanetin sebepleri, kendisi ve sonuçlarıyla tanışıtıran filmde tanıştığımız ilk kadın Charlize Theron’un canlandırdığı Sylvia oluyordu.

Young Adult | 2011, Jason Reitman

Juno ve Up in the Air gibi aynı anda esprili ve hüzünlü hikayeler anlatmayı seven Jason Reitman’ın 2011’deki filminde Charlize Theron, büyümekte zorluk çeken ve evine dönerek geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir gençlik kitapları yazarını canlandırıyordu. Evli ve çocuklu, mutlu ve sakin bir hayatı olan eski erkek arkadaşını baştan çıkarmaya çalışan ve bu çabaların sonucunda kendiyle yüzleşmek zorunda kalan bu kadının hikayesi, (tıpkı Juno gibi) Diablo Cody’nin kaleminden çıkan iyi bir senaryoya sahipti.

Snow White and the Huntsman | 2012, Rupert Sanders

2012’de aynı yıl içinde farklı türlerde 3 ayrı uyarlamayla karşımıza çıkan Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalının ilk ve belki de en karanlık uyarlaması olan “Snow White and the Huntsman”, masalın başlığındaki cüceleri geri plana iterek, avcıya önem veriyordu. Kötü kalpli kraliçenin emrettiği üzere onu ormanda öldürmek yerine koruması altına alan avcıyı Chris Hemsworth canlandırırken, Snow White rolünde Kristen Stewart’ı izlemiştik. Charlize Theron’un dört dörtlük bir cadı olduğu film, sanatsal ve teknik dallarındaki başarısıyla dikkat çekiyordu.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN