Fransız yazar Marcel Proust tüm dünyada “Kayıp Zamanın İzinde” adlı 7 ciltlik romanıyla tanınıyor. Yazarın bu dev eseri yazma sürecine tanıklık eden yerleri görmeye ne dersiniz?

Illiers-Combray Tren İstasyonu | Fotoğraf: Patrick Tourneboeuf, nytimes.com

İlk olarak Paris’e 115 km uzakta, güney batısında yer alan, yazarın doğumunun yüzüncü yılı olan 1971’de daha önce Illiers olan adı yerine romanda geçen Combray ile birleştirerek Illiers-Combray adını alan tren istasyonu ve kasabasıyla başlayalım.

PlageCabourg_Prinetb

Promenade sur la digue (~1930), René-Xavier Prinet

Çocukluğunda burayı ziyaret eden Proust amcası ve teyzesinin evinde kalırmış. Bugün romanda Léonie Teyze’nin Evi olarak geçen ev müzeye dönüştürülmüş. (Giriş ücreti 7€). Müzenin her odası gezilebiliyor. Tatillerde Marcel, abisi Robert, anne ve babasıyla burada kalır, akşamları uzun yürüyüşlere çıkarlarmış. Bu yollardan biri romanda Swann’ın evine çıkan, güneyde Tansonville’e doğru uzanan Méréglise yolu (romanda Méséglise olur), diğeriyse bugün Guermantes yolu olarak bilinen yoldur. Proust, romandaki Combray’i kurarken çocukken gittiği Auteuil’den de ilham alır. Ayrıca Normandiya kıyısındaki sahil kasabası Cabourg (romanda Balbec) yine yazarın sevdiği ve tatillerini geçirdiği bir başka yer olarak biliniyor. Yazar Cabourg’daki Grand Hotel’de birkaç defa kalmış. Hatta deniz üstündeki yürüme yolu Promenade Marcel Proust olarak adlandırılmış.

Park Monceau

Marcel Proust Paris’te ise küçüklüğünde okuldan sonra oynadığı Monceau Parkı’nın yakınındaki 45 Courcelles Sokağı (1900’den sonra) ve 9 Malesherbes Bulvarı’nda (1900 yılına kadar) oturur. Romanının büyük bölümünü yazacağı Haussmann Bulvarı üzerinde bulunan 102 numaralı 5 katlı binanın ikinci katına 1906’da taşınır. 10 yıl önce ölen büyük amcası binanın sahibidir. 13 yıl bu dairede yaşayan yazar, semti arkadaşlarına çirkin ve gürültülü, kötü havası olan bir yer olarak anlatır. Proust’un yatak odasının bazı orijinal mobilyalarıyla yeniden yaratılmış hali Marais’deki Paris Tarihi Müzesi Carnavalet’te görülebiliyor.  Yazar, dönemin önemli eleştirmeni Sainte Beuve’ün bir yazarın çalışmalarının kişisel hayatıyla ilgili bilgi sahibi olmadan anlaşılamayacağı savına karşı çıkarak 1908’de yazmaya başladığı denemelerini, bitirmediği romanı Jean Santeuil ile birleştirerek devasa eserini oluşturmaya başlar. Bugün bu daire uluslararası bir bankanın ofisi olarak kullanılıyor.

Proust

Yazarın 1882’den 1889’a kadar gittiği Condercet Lisesi, Fransa’da birçok önemli ismin gittiği, bazılarının öğretmenlik yaptığı liselerden. Ressam Toulouse-Lautrec, müzisyen Serge Gainsbourg, şairler Alfred de Vigny, Paul Valery ve Paul Verlaine, bankacı Guy de Rotschild, komedyen/aktör Louis de Funes, felsefeci Henri Bergson ve yazar/eleştirmen Edmond de Goncourt burada okurken yazar/felsefeci Jean Paul Sartre de 1941-1944 yılları arasında öğretmenlik yapmış. Lise, Saint-Lazare metro istasyonuna yürüme mesafesinde.

La Pérouse 

51 Grands Augustin İskelesi sokağındaki La Pérouse, Paris’in en ünlü restoranlarından birisi ve restoran ve sokak ismi Proust’un romanında da yer buluyor. Restoran 1766’dan beri var, geçmiş müşterileri arasında Baudelaire, George Sand ve Victor Hugo bulunuyor.

Salon Proust

Son olarak yakın zamanda yenilenen, Paris Ritz’deki Salon Proust’tan ve Marcel Proust süitinden bahsedebiliriz. Süit, zamanında yazarın dostlarını ağırladığı özel yemek odası olarak kullanılıyormuş. Proust astım hastası olduğu için dinlenmekte olduğu Hausmann Bulvarı’ndaki odasından gelebildiği zamanlar hep buraya gelirmiş. Yazarın Jacques Emil Blanche tarafından yapılan yağlıboya portresinin kopyasının asılı olduğu Salon Proust ise çay veya kahve içmek için gelen ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR