Masai halkının topraklarında alabildiğine vahşi yaşamın olduğu kadar zor hayat şartlarına şahitlik ettim. Rüzgarın şiddetiyle sağa sola savrulan küçük uçağın penceresinden aşağı baktığımda, uçağın çıkardığı sesle kaçışan binlerce hayvanın oluşturduğu güzel seremoni ile Masai Mara’yı tanımış oldum. İsmini bu topraklarda yaşayan Masai halkından alan Masai Mara, doğal vahşi yaşamın yeryüzündeki en güzel barınaklarından bir tanesi.

safari_16

Uçağımız boş bir araziye indiğinde, yol arkadaşım değerli dostum Ertuğrul Kaplan bey ile birlikte yerel kıyafetlerle bizi karşılayan Masaililerle tanışmış olduk. Yeni ev sahiplerimizle kampa doğru ilerlemeye başladığımızda, bindiğimiz cip hariç etrafta medeniyete ait hiçbir şey görmeden yolumuza devam ettik. Zaman zaman boş meralardan bazen de ormanlar içinden geçerek kalacağımız kampa ulaştık. Kamptaki görevliler bizi çok içten karşıladılar. Orman içerisinde su aygırları ve timsahların olduğu bir nehir kıyısında iyi kamufle edilmiş birkaç çadırdan birtanesine yerleştik. Değişik yerlerden gelmiş insanlarla gökyüzündeki yıldızların altında ve ateş etrafında sohbet ettik. Yıldızlar o kadar yakın duruyordu ki burada, hayvan sesleri ve bulunduğumuz atmosfer bambaşka duygular yaşamamıza vesile oldu.

safari_19

Çadırlar, doğal hayata göre dizayn edilmişti. Geceleri uyurken vahşi hayvan sesleri içinde ve onlara komşu olduğumuzu bilerek uyumak ilk başta ürpertiyor olsa da eşsiz bir keyif ve heyecan yaşadım. Hırslarımız ve duygularımız sadece bir yere odaklandı; vahşi ve doğal yaşamı görmek.

Kara Afrika’nın yemyeşil arazilerinde ve ormanlarında barınan milyonlarca hayvan görmenin heyecanı kapladı bedenimizi o sabah. Safariye başladığımızda etrafımızda doğanın kuçağına serpiştirilmiş, Kenya’ya ve Afrika’ya has, tepesi düz tabak şeklinde akasya ağaçları ve o ağaçların gölgesinde dinlenen ve yaşayan kral, prens ve prensesler; aslanlar, ceylanlar, çitalar doğaya o kadar yakışıyorlar ki seyrine dalıyor insan.

safari_81

Uçsuz bucaksız Masai topraklarında yaşayan vahşi hayvanların yaşam mücadelesi ve sürekli belirli dönemlerde yaptıkları göçler insanlık tarihinin yaptığı göçlerle benzeşiyor. Masai Mara’dan Serengeti’ye göçün ve Serengeti’den Masai Mara’ya dönüşün serüveni insanlığın sürekli daha iyi bir yaşam,barınak ve aş için yaşadıklarıyla eş değer. Serengeti’den Masai Mara’ya göçün adı ”Umuda Yolculuk” tur. İnsanoğlu da hep umuda ve umuduna yolculuk yapmıştır.

Milyonlarca hayvanın yaşadığı bu topraklar yeryüzünün acımasız vahşi yaşamının yanı sıra,pınarları,ırmakları,değişik binlerce ağaç türü,yemyeşil meraları,zengin bir bitki örtüsü barındırıyor. Bu coğrafyada sadece hayvanlar doğal ortamı yaşamıyor. Masai halkı da doğal yaşamı yaşayan efsaneler olmaya devam ediyor…

Ve fotoğraflarla sizleri baş başa bırakıyorum.

Asante Sana! (Teşekkürler)

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN