Benim için tatile gitmek, yeni sokakları yürümek, bolca fotoğraf çekmek, yeni keşifler ama en çok da denenecek yemekler demek sanırım. Herkesin keyif aldığı şeyler farklı tabii, ama yemek çok çok önemli bir faktör değil mi sizce de? Ne de olsa enerjimizin çok büyük bir kısmını bu şekilde alıyoruz.

IMG_0377

Bir yere gittiğinizde o şehri iyi bilen birisiyle gezmek gerçekten çok daha farklı ve keyifli oluyor. Sıradan bir turist olarak seyahat ettiğinizde internet ve şehir rehberi araştırmalarınızla öğrenemeyeceğiniz için yerlilerin gittiği yerleri kaçırabiliyorsunuz aslında. Avrupa şehirlerinin birçoğunda yine toplu taşıma ve yürüyüş ile ulaşım daha kolayken, ABD’de arabasız hiçbir yere gitmek mümkün değil bana kalırsa. (New York’u hariç tutabiliriz.) Miami’ye gittiğimizde avantajımız, kardeşimin yıllardır şehri avucunun içi gibi öğrenmiş olması ve bize rehberlik etmeyi kabul etmesi oldu.

PicMonkey Collage2

Olur da yolunuz düşerse, mutlaka gitmenizi önereceğim birkaç yeri yazmak istiyorum. İlki, tatilimiz boyunca kutlama yemeği için gittiğimiz tek restoran olan, Çağrı’nın bizim için önden rezervasyon yaptırdığı, Midtown bölgesindeki Sugarcane. Mutfağını tam olarak nasıl tanımlayacağımı bilememekle birlikte, yemeklerini 3’e bölüyorlar; robata, sıcak ve çiğ yemekler. Uzun bir menüden, ana yemeğe göre ufak, ama aslında bir tapas kadar da ufak olmayan porsiyonlarda seçimler yapıyorsunuz ve garsonun bize söylediğine göre 2-3 adedi bir ana yemeğe denk geliyor. 2 kişi için bize 5 tabak fazlasıyla yetti ve arttı, açlık seviyesine göre değişiklik gösterir bence. Restoranın aydınlatması fazlasıyla loş olduğu için yemeklerin fotoğrafları çok karanlık, bu yüzden çok paylaşamıyorum maalesef.

Yemeklerin yanı sıra, müthiş bir barı var, Çağrı’nın bize önerdiği Strawberry Balsamic’i ve bir de Hibiscus Blossom adlı kokteyli aldık, ikisi de müthiş ötesiydi. Yemeğin ardından da Çağrı’nın rezervasyon sırasında balayında olduğumuzu söylemesinin üzerine, restoranın meşhur tatlısı Torrejas iki kadeh şampanya eşliğinde ikram olarak geldi. Elma, tarçın, french toast ve vanilyalı dondurmadan oluşan tatlı, restorana bizi bir kez daha hayran bıraktıran bir son oldu.

IMG_0821-540x405

Türkiye’de sushinin sanki içine altın parçaları konmuşçasına absürt fiyatlarda satılmasını oldum olsa garip buluyorum ve protesto ediyorum. Vasat seviyede yapılmasına rağmen 6’lı bir roll’a 22-30 TL arasında para ödemek saçma, dolayısıyla o kadar sevmeme rağmen yememeyi tercih ediyorum. Bu isyanımın üzerine, Miami’de ufak ama fazlasıyla popüler olduğunu öğrendiğimiz bir sushicinin yolunu tuttuk. Katana, toplam en fazla 20-25 kişiyi oturtabilecek boyutta bir mekan. Restoranın ortasındaki alan, oval bir şekle sahip ve ufak bir dere şeklinde olan suyun üzerinde tahtadan tekneler yüzüyor.

IMG_0835

Her teknenin üzerinde, fiyatı önceden belirlenmiş renk/desendeki tabakların içinde sushi çeşitleri veya aperatifler var ve masalarda oturduğunuz yerden beğendiğiniz tabağı seçip masanıza alıyorsunuz. Benim favorim ton balıklı olan sushiler ve yengeçli bir salata oldu. Yediğimiz her şeyin müthiş olmasının yanında, 3 kişilik yemek ve 4 biraya toplamda $75 ödemiş olmak da ayrıca etkileyiciydi. Adam başına $25 olduğunu düşünürsek, Türkiye’de böyle bir yemeği 25 TL’ye yemenin imkansızlığı bir yana, $25’ın karşılığında bile yemek maalesef mümkün olmuyor.

20140924_171247a

Son olarak da Coral Gables’daki Lokal’i mutlaka gidilmesi gereken yerler listesine ekliyorum. ABD’ye gitmişken illa ki hamburger yeniyor, bizim seçimimiz yine Çağrı’nın önerisi olan Lokal oldu. Üzerinde restoranın adıyla damgalanmış süper hamburgerleri, upuzun bira listesi ve sempatik dekorasyonuyla tam puan aldı. Aslında Key West’e özel olan Key Lime Pie ise Miami’de oldukça yaygın. Yine tavsiye üzerine aldığımız tatlıyla birlikte kalbimizi tam anlamıyla fethetti. Hatta tatil bitmeden tekrar gidip yememek için kendimizi zor tuttuk! Restoranın girişinde köpekler için su ve mama kapları koymuş olmaları ise benim için Lokal’i ayrı bir yere koydu.

PicMonkey Collage1

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?