Her şey para mı?

Ülkenin en düşük maaşlı Major Beyzbol takımı ile 2002 Amerikan Beyzbol Ligi sezonunda 20 maçlık galibiyet rekorunu bir araya getirmekte zorlanabilirsiniz fakat bu mucizeye imza atan bir topluluk mevcut, Oakland Athletics. Michael Lewis’in kaleme aldığı “Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game” adlı kitabından uyarlanan Moneyball/Kazanma Sanatı, sezgi ve istatistik arasındaki savaşın spor sahasına yansıyan en çarpıcı örneği olarak karşımıza çıkmakta.

Yönetmen koltuğunda gördüğümüz Bennet Miller, daha önce Capote ve The Cruise (Belgesel) gibi başarılı işlere imza atmış olsa da, Moneyball/Kazanma Sanatı’nın bunlardan farklı bir değere sahip olduğu kısa sürede anlaşılıyor. Filme genel klişelerle yaklaştığımızda, zeka ve derinlik açısından hazırlıksız yakalanıyorsunuz. Spor filmlerine ait kötü geçmiş, yakın zamanda The Blind Side/Kör Nokta ile kırılmış gibi gözükse de, Moneyball bunu tamamen yıkmak için ince ince işlenmiş bir film. Kadrajın devamlı takip ettiği isim olan Billy Beane (Brad Pitt), genel menajer görevini üstlendiği Oakland Athletics’in ekonomik zorlukları arasında çıkış yolu ararken, kariyeri ve kendi başarısız hayatındaki kesişimler ile yüzleşmektedir. Koşullar içerisinde sonunun nereye varacağını gören Billy’in seçenekleri azalmaktadır. Billy, bu oyunu kuralına göre oynamamaya karar verdiği sırada, Peter Brand (Jonah Hill) çıkar karşısına. Yale mezunu Peter, beyzbol oyuncuların sıkı bir performans – maliyet analizi uygulayarak, maksimum verime ulaşmanın sırrını çözmeye çalışmaktadır.

Ayrı kollardan hikayenin içine sızan kahramanlar, senaryoyu 360 derece görebilmemize olanak sağlıyor. Senaryodan bahsetmişken film, Aoran Sorkin (“The Social Network”) ve Steven Zaillian (“Gangs of New York”) gibi iyi işlere imza atmış iki senaristin elinden bizlere sunulmakta. Bunun izlerini normalden 4-5 saniye daha uzun süren sahnelerde hissetmeniz mümkün. Tüm bu sahnelerin kalitesini arttıran en önemli isim ise 2010 Best Achievement in Cinematography ödüllü Wally Pfister. Wally in geçmişine baktığımızda birçok başarılı işe rastlamamız mümkün, Batman Begins/Batman Başlıyor, The Prestige/Prestij, The Dark Knight/Kara Şövalye ve son olarak Inception/Başlangıç bunlardan bazıları.

Moneyball/Kazanma Sanatı, bizi ana fikre odaklayacak öyle harika bir sistemde ilerliyor ki bireysel hikayeleri takılıp kalmadan akıp gidiyor her şey. Buna katkı yapanlar arasında, Philip Seymour Hoffman (Art Hove) ve Jonal Hill (Peter Brand) yan rollerdeki başarılı performanslarıyla bizi mucizenin içine davet edip, baş roldeki adam, Billy Beane’i (Brad Pitt) daha yakından tanımamızı sağlamakta. Bu yıl oynadığı iki filmde de  (Moneyball/Kazanma Sanatı ve The Tree of Life/Hayat Ağacı) harika bir oyunculuk sergileyen Brad Pitt, bizleri kendine hayran bırakmaya devam ediyor.

Ülkemizde 9 Aralık’ta vizyona giren Moneyball/Kazanma Sanatı, iyi vakit geçirmek için yapılan planlar arasına yerleştirilebilecek nitelikte bir film. Para ile sporun iç içe geçtiği günümüzde, buna direnen bir hikaye ile karşılaşmak, insana oldukça iyi geliyor.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?