Pera Müzesi’ne bugünlerde uğramayı düşünmeniz için iki güzel neden var: “Nickolas Muray- Bir Fotoğrafçının Portresi” ve “Çöl ve Deniz Arasında – Ürdün Güzel Sanatlar Galerisi’nden Bir Seçki”. Karlı bir pazar gününde gezdim bu iki sergiyi. Nickolas Muray’ın fotoğraflarından oluşan ilkini şiddetle tavsiye etmek için nedenlerim ise şöyle:

Nickolas Muray (1892-1965) Macaristan doğumlu bir fotoğraf sanatçısı olmasının yanı sıra Olimpiyat oyunlarında yer almış bir eskrimci. 1913 yılında Avrupa savaş tehdidi altındayken Amerika’ya göç etmeye karar vererek kariyerine yeni bir yön veren sanatçının New York günleri böylece başlıyor.

New York’ta kendine ait çatı katı stüdyosunda orijinal fotoğraflara imza atar sanatçı. Öncelikli konuklarından biri ünlü dans okulu sahibi Martha Graham’dır. Graham’a ait sanatsal nü fotoğraflar hem mükemmel ışığın anatomiyle birleşimi hem de fotoğrafçı olarak Muray’ın aynasıdır. Graham’ın yanı sıra birçok balerin, dansçı ve oyuncuyu fotoğraflayan Muray bu yıllarda kendini siyah-beyazın hakimi olarak kanıtlar. Arkadan gelen ışıkla siyah bir silüet şeklinde gösterilen sigara içen kadın portresi, estetiğiyle bu bölümde favori eserim.

1920li yıllarda moda dünyasının kadınların hayatında büyük bir rolü olmasıyla da Harper’s Bazaar ve Vanity Fair gibi dergiler Muray ile birçok moda çekimine imza atarlar. Sanatçı bu yıllarda ününe ün katarak hem Avrupa’yı gezme fırsatı bulur hem de Hollywood’dan teklifler alır.

1930lardan itibaren gelişmekte olan reklam sektörü artık Muray’ın da reklam fotoğrafları çekmesine yol açar. Renkli fotoğraf akımında da çığır açan sanatçı bence en eğlenceli işlerine bu süreçte imza atar. Sergide görülebilen belki de en güzel kompozisyon havuz kenarı çekimi… Bütün modellerin son moda kıyafetleri, kadınlı-erkekli bir yaz eğlencesini konu etmekte. Sergide, dönemin kadın dergilerinin içeriklerine ışık tutan bu çalışmanın yanı sıra bir çok yiyecek-içecek reklamına rastlanabiliyor. Ama dönemin en çok görülen reklamları kuşkusuz önüne geçilmez bir hızla yükselen sigara markalarınınkiler. “Mad Men” dizisinden de aşina olunduğu gibi 30lardan itibaren herkesin hayatında büyük bir yer tutan sigara; renkli, otantik ve biraz da doğunun gizemini simgeleyen egzotik reklamlarla şekil buluyor. Bazılarının içinde sigara yer almamasına rağmen en çekici öğeler sergide görebileceğiniz bu sigara reklam fotoğrafları.

Reklam sektörünün kendisine daha fazla maddi gelir sağlamasından da olsa gerek, Muray reklam çekimlerine hayat boyu devam eder. Ünü ülkeyi aşan sanatçı 40lı yıllara gelindiğinde Hollywood’un en gözde yıldızları Greta Garbo, Elizabeth Taylor ve Marilyn Monroe gibi isimleri portrelemiştir. Elizabeth Taylor’ın menekşe gözlerinin içine derinlemesine bakabileceğiniz bu fotoğraf ise yine kişisel favorilerimden:

Sanatçının hayatına dair en ilginç kısım ise kuşkusuz Meksikalı ressam ve kendine has tarzıyla bir ikon olan Frida Kahlo ile yaşadığı ilişki… İlk portresini çektiği günden beri yaklaşık on yıl süren bir aşk ilişkisine başlayan ikili hayatlarında başka partnerler olmasına karşın ilişkilerini korumayı başarmışlar. Serginin en can alıcı kısmı da kesinlikle rengarenk Frida Kahlo porteleri olan bölüm. Her daim direkt gözlerinin içine bakan bir Kahlo’yu ölümsüzleştiren Muray, belki de renkli fotoğrafların en güzel örneklerine aşık olduğu kadınla imza atmıştır. Saçlarına yerleştirdiği türlü renkte çiçek ve kurdeleler, kalın ve kararlı bir ifade veren kaşlar, bir çift kara, kendinden emin göz ve türlü küpe, kolye ve bilezikle süslenen Kahlo en çok dimdik duruşuyla dikkatleri çekiyor. Kim bilir, belki de kaderin kendine yaşattığı türlü zorluğa nasıl göğüs gerdiğini bu duruşuyla göstermek niyetinde. Favori pozu ise bence adeta Amerika’yı fethetmiş edasıyla bir binanın tepesinde New York’un gökdelenleriyle aynı ihtişamda kameraya gülümseyen resmidir.

İster Frida Kahlo’yla ilişkisi ister türlü dergilere yaptığı çekimler sizin dikkatinizi çekmiş olsun, mutlaka bu sergiye yolunuzu düşürmeye çalışın. Hayatına on binden fazla fotoğraf sığdırmayı başaran Muray’nin eserlerinden güzel bir seçkiyi ortaya koyan bu sergi için Pera Müzesi’ni tebrik etmek lazım. 21 Nisan’a kadar devam eden sergide sarıya boyalı duvarlardan size göz kırpan portrelere hayran kalacaksınız.

Nickolas Muray: Bir Fotoğrafçının Portresi

Pera Müzesi, Meşrutiyet Cad. No:65 Tepebaşı, Beyoğlu / İstanbul

Not: Pera Müzesi’nde benim gibi her yapılan sergiyi kaçırmadan takip ediyorsanız sizin de Pera Müzesi Dostluk kartı çıkartmanızı tavsiye ederim! Kendinize ait bir kartla bir sene boyunca tüm sergileri ücretsiz gezebilir, yanınızda bir konuğu daha getirebilir, size özel rehberli sergi turlarına katılabilir, Pera Müzesi Mağazası’nda indirimle alışveriş yapabilir, Pera Film gösterimlerini ücretsiz olarak takip edebilir, Pera Cafe’de kahvenizi indirimli olarak içebilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?