Mısırlı bağımsız müzisyen, yapımcı ve keman sanatçısı Nancy Mounir’in zengin Arap müziğinin peşinden giderek kaydettiği Nozhet El Nofous, geçmişle şimdi arasında zamansız ve mekânsız bir diyalog kuruyor.

Nancy Mounir
Nancy Mounir | Fotoğraf: Pan African Music

Türkiye’de Arap müziği, belki yanlış diyemeyiz ama eksik algılanıyor benim nazarımda. Ümmü Gülsüm, Fairuz, Abdülhalim Hafız gibi belli başlı isimleri ezber etmişiz, onların da belli şarkıları dışına çıkamıyor müzik bilgimiz ne yazık ki! Oysa uluslararası standartlarda büyük sanatçılar yetiştirmiş bir müzik ortamında sadece üç beş kişi ve şarkı çıkması ne kadar mümkündür? Popüler müzik sahnesine geldiğimizde ise standart kalıplara alınmış bir Arap müziği karşılar bizi. Dünyanın neresine giderseniz gidin duyabileceğiniz türden müzikler. Sadece sözler Arapça, karakteristik bir şey bulmak pek güç. Bunların aralarında elbette başarılı olup ön plana çıkanlar, fark yaratanlar var. Ancak sandığımızdan çok daha zengin bu müzik mirası benim gibi amatör olarak araştırma yapanlar tarafından keşfedilmeyi bekliyor.

Nozhet El Nofous | Fotoğraf: Pan African Music

Tanıdık ve Bir O Kadar Yeni

Mısırlı bağımsız müzisyen, yapımcı ve keman sanatçısı Nancy Mounir’in zengin Arap müziğinin peşinden giderek kaydettiği Nozhet El Nofous albümünden bahsedeceğim size bugün. Kendini tekrar tekrar dinlettiren albümde 20. yüzyılıda yaşamış, şu an hayatta olmayan Mısır’ın ünlü şarkıcılarının eski kayıtları yer alıyor. Mounir, kişisel arşivinden çıkardığı bu kayıtları kendi aranjmanlarıyla birleştiriyor. Eski kayıtlar ve yeni sesler arasında müzikal bir diyalog kuruyor. Albümdeki enstrümanların çoğunu kendisi çalan Mounir, ölçüsüz ritimler arasında cesur adımlarla ilerliyor. Sıcak bir şekilde tanıdık ama tamamen yeni bir ses… Karamsar, hipnotize edici ve sinsice akılda kalıcı… Albümü buradan dinleyebilirsiniz.

Kayıp Frekansın Boşluklarında

Nozhet El Nofous | Fotoğraf: Bandcap Daily

Nozhet El Nofous, Arapçada “Ruhların Gezinti Yeri” anlamına geliyor. Çünkü albümdeki şarkıcıların hiçbiri bugün aramızda değil. Hepsi 1920’lerin Mısır’ında şöhret olmuş şarkıcılar. Naima El Masreya, Saleh Abdel Hay, Abdel Latif El Banna, Mounira El Mahdeya, Hayat Sabry, Fatma Serry ve Zaki Mourad. Taala Ya Shater şarkısıyla açılan albüm sırasıyla Khafif Khafif, Matkhafsh Alayya, Baad El Esha, Wallah Testahel Ya Albi, Ya Einak Ya Gabayrak, Ana Bas Saktalak ve Gannentini olmak üzere sekiz şarkıdan oluşuyor. Tutku ve arzuyu takip eden Mounir, hayaletlerle yaptığı bu muhteşem birliktelikte eski kayıtların arasındaki kayıp frekansların boşluklarına sızıyor.

Özgürleştirici Bir Meydan Okuma

Nozhet El Nofous, Ortadoğu’nun kültürel güç simsarları tarafından standartlaştırılmadan öncesini de keşfetmemizi sağlıyor. Arap müziğinde daha özgür bir dönemin tekniklerini ve perspektifini hep beraber yeniden hatırlıyoruz. Şu an aramızda olmayan şarkıcıların hüzünlü tonlamalarından ve cüretkar şarkı sözlerinden zevk alırken geçmişin ne zaman bittiğini, şimdinin ne zaman başladığını tespit etmekte zorlanıyoruz. Geçmişle şimdi arasında zamansız ve mekânsız bir diyalog kuran albüm bir tarafta özgürleştirici bir meydan okuma.

Kapak Fotoğrafı: Pan African Music

İlginizi çekebilir: Harun Karaburç’tan A Gentleman of Istanbul