Bodrum’da bazı sofralar, fazlasıyla konuşmadan da ne demek istediklerini anlatırlar. Malzemenin kendi sesi, denizin ritmi ve akşam üzerinin dinginliğiyle birleştiğinde ise o yemekler sadece karın doyurmaz; zihni de susturur. Bodrum’da, tam da böyle bir keşfettim: Opaque by the Sea. Ortakent-Yahşi sahilinde, Khai Hotel’in kıyısında konumlanan Opaque by the Sea, mekâna girer girmez ilk önce dinginliğiyle göze çarpıyor. Burası bir “mekân” olmaktan çok, bir ruh hali gibi. Dışarıdan bakınca yalın; içinde ise duyusal olarak zengin.

zeytinyagi-2
Opaque by the Sea | Fotoğraf: İrem Bektaş – Instagram

Gösterişten uzak ama kusursuz bir masaya oturduğunuzu ilk bakışta anlıyorsunuz. Masaya ilk gelen; zeytinyağı ve ekmek. Fakat yanında gelen 41 çeşit farklı baharat karışımı ve kalamata zeytini sadece Bodrum’un değil, bu toprakların her zerresinin ruhunu içinde barındırıyor. Ekmek hafifçe ılık, dışı kıtır ama içi yumuşacık; zeytinyağı ise meyvemsi notalarıyla çarpıcı. Başlamadan önce durmak istiyorsunuz çünkü burada her şey zaten yavaşlamaya yönelik bir yolculuk. 

Şef Nilay Lale’nin Tabaklarında Sessiz Bir Uyum

Opaque’ın mutfağı, şef Nilay Lale’nin rehberliğinde, mevsimsel malzemelerle, adeta doğayla konuşarak hazırlanmış tabaklardan oluşuyor. Anadolu ve Akdeniz kıyılarının tanıdık tatları ve klasik mezeler alışılmışın dışında özel dokunuşlarla hazırlanmış. Ezberlerin dışında ama yine de nostaljik, özü hep yerinde.

dsf1616
Fotoğraf: Şef Nilay Lale | Fotoğraf: Opaque by the Sea

Başlangıçlarda köz patlıcan, tahin ve yoğurttan oluşan Mütebbel’den, fesleğenle ve belli ki harika bir zeytinyağı ile hazırlanmış Girit Ezmesi’ne kadar her tabağın tat uyumu ve damağınızda yarattığı lezzet patlamasını kelimelere nasıl dökeceğimi bilemiyorum. Domates salatasında kullanılan atalık domatesin kırmızı şarapla hazırlanmış vinegret ile aldığı muhteşem aroma henüz yemeğe yeni başlamışken bize menünün tamamıyla ilgili bir fikir vermek adına da göz kırpıyor. Tüm bu tabakların ortak özelliği belli ki malzeme ile teknik arasında kurulan nazik denge. Modern görünümlü geleneksel ve asla sıkıcı değil.

baslangic-3
Opaque by the Sea | Fotoğraf: İrem Bektaş – Instagram

Burada deneyimlediğim her şeyin lezzeti sanki daha önce hiç tatmamışım gibiydi. Açıkçası keçi peyniri pek sevmeyen biri olarak, sarımsaklı ekmek ve fesleğenli domates sos ile servis edilen fırınlanmış keçi peynirinin ara sıcaklarda favorim olduğunu söyleyebilirim. Klasik bir çıtır kalamar bile, klasik sosuyla değil de kırmızı biber sosuyla servis edilerek şefin dokunuşlarını hissettiriyor.

ara-sicak
Opaque by the Sea | Fotoğraf: İrem Bektaş – Instagram

Tatlılara geldiğimizde ise, eğer yolunuz Bodrum’a düştüyse, Opaque by the Sea’ye uğrayıp en azından bu lezzetli ve çok dengeli bir şekilde hazırlanmış Kireçte Bal Kabağı’nı kesinlikle denemenizi öneririm. Dışı çıtır çıtır, içi yumuşacık bal kabakları yanında kaymak ile servis ediliyor. Üzerindeki çıtır kadayıf ile Tahinli Parfe ve kremasına eklenen viski ile Tiramisu da Şef Nilay Lale’nin yaratıcı dokunuşlarını hissettirerek bir o kadar başarılı ve hafif bir sunumla geliyor. Sadece tatlı yemek için bile Opaque by the Sea’ye gitmenizi öneririm. 

tatli-11
Opaque by the Sea | Fotoğraf: İrem Bektaş – Instagram

Ancak Opaque by the Sea’nin plot twisti sanırım kokteylleri oldu. Bu tarz meze ağırlıklı menülerin en güzel eşlikçileri şarap ve rakıdır şüphesiz fakat burada tattığımız tasarım kokteyllerinden “Moonlight” armutlu aroması ve tatlı ekşi dengesiyle mayhoşluğun sınırında gezen, benim de favorim olan bir kokteyl. Yine de gecenin unutulmaz tadı “Frenchie Touch” oldu. Frambuaz aromalı ve beyaz çikolata içeren tatlı kokteyl, üstündeki yaban mersini ve “heavy cream” katmanıyla gerçekten damaktaki tat-aroma dengesini çok iyi yakalıyordu. İki reçete de gerçekten deneyimlemeniz gereken, deneyeceğiniz tatlarla da çok iyi uyum sağlayabilecek kokteyller. 

kokteyl-4
Opaque by the Sea | Fotoğraf: İrem Bektaş – Instagram

Opaque by the Sea’de yemek, sadece yemekten ibaret değil. Zamanla, sesle, manzarayla, hatta rüzgârla birlikte akıyor. Menüsü yaz akşamlarının akışına göre şekillenmiş. Önce biraz hafif, biraz serin; sonra yavaş yavaş derinleşen tatlarla genişleyen bir akış. Uzun sofralara, paylaşmaya, zamana yayılmaya müsait. Bodrum’daysanız; telaştan, kalabalıktan, karmaşadan biraz uzaklaşmak istiyorsanız Opaque by the Sea tam da ihtiyacınız olan şey olabilir: Biraz sessizlik, çokça lezzet. 

Kapak Fotoğrafı: İrem Bektaş

İlginizi çekebilir: Gastro Magger’dan Bodrum Mekânları