Bir bölgede gay, lezbiyenler; biraz daha ileride hippiler yaşıyor. Zenginler evlerindeyken, evsizler çok yakınlarda sokakta uyuyor. Dünyanın en iyi üniversiteleri Stanford ve Berkeley burada. Şarap dünyası Napa Vadisi, bir saat mesafede. Union Meydanı’nda binlerce insan hızlı hayata yetişmeye çalışırken, Golden Gate’ten geçiliyor ve bir anda en huzurlu bölgeye, Sausalito’ya gelinebiliyor. Gökyüzü apaçıkken, kimse ne zaman, ne oldu anlamadan köprünün üzerine esrarengiz bir sis çöküyor… İşte burası; San Francisco.

San Francisco Rehberi Part1: Peki, San Francisco’da Neler Yapılır? 

Lombard Street

“Dünyadaki en çarpık sokak” diye adlandırılan Lombard Street, San Francisco’da bir must-see! (Zaten tüm otellerde bu zigzaglı sokağın fotoğraflarını görebilirsiniz.) Çok şık ve yeşillik dolu bir bölgede yer alan Lombard’ın içinden arabalar geçebiliyor. Ancak dönüşlerin keskinliğinden, yapılabilecek en yüksek hız en fazla 5 mil/h yani 8 km/sn. Yeşillikleri ve güzel çiçekleriyle Lombard Street insanın içini açıyor. Kablolu tramvayları ile ünlü San Francisco’nun Powell-Hyde hattı Lombard’ın çok yakınına uğruyor. Kırmızı tramvayla gezip, ardından Lombard’ı görmek klasik bir SF turu olabilir.

Fisherman’s Wharf

Çok lezzetli bir yengeç yemek ve deniz kıyısındaki atmosferi yaşamak için Fisherman’s Wharf’a uğramalısınız. Ekmek içi deniz mahsüllü çorbayı denemeyi de unutmayın.

Alcatraz

Amerika’nın en ünlü hapishanelerinden biri olan Alcatraz adası San Francisco körfezinde sahilin 2,5 km uzağında bulunuyor. Alcatraz 1800-1963 yıllarında hapishane olarak kullanıldığı yıllarda Al Capone, Robert Stroud, Floyd Hamilton, George Kelly gibi dünyaca bilinen mahkumlar yıllar boyunca Alcatraz’da kalmışlar. Tabii, artık, Alcatraz adası turistlerin ilgisini çeken bir müze.

China Town

Kuzey Amerika’daki en eski ve en büyük China Town San Francisco’da yer alıyor. Yüzyıllar önce buraya yerleşen Çinliler burada gelenekleri rahatça devam ettirdikleri bir yerleşim alanı kurmuşlar. Kültürlerini ve dillerini o kadar güçlü bir şekilde koruma altına almışlar ki burada yaşayan çoğu Çinli İngilizce bilmiyor. Burayı ziyaret ettiğinizde bir Çin yemeği yiyin, ancak tadı ve sunumu Türkiye’de yediğinizden çok daha farklı olacak, unutmayın. Oradakiler yemeklerini tam kendi kültürlerine göre yapıyorlar; örneğin noodle buradakine göre çok daha sulu ve baharatlı bir şekilde servis ediliyor. China Town’da, güzel sushi restoranları da mevcut. Hediyelik incik boncuk alınabilecek bir sürü dükkan var, buradan Türkiye’dekilere hediye götürmek için istediğiniz kadar hediye alabilirsiniz.

Castro


Castro, San Francisco’da “Gay-Lezbiyen mahallesi” dedikleri bir bölge ve San Francisco’da kesinlikle gezilmesi gereken yerlerden biri. 1973 yılında Harvey Milk Eşcinsellik devrimini, Castro Camera diye bir kamera dükkanı açtıktan sonra siyasi bir isyanla gerçekleştirmiş. (Milk filmini seyrettiniz mi? Sean Penn’in Harvey Milk’i canlandırdığı film o dönemi anlatıyor. Mutlaka izleyin.) Politik ayaklanışta tüm gayler daracık jeanler, siyah combat botlar, daracık t-shirtler giyip, bıyık bırakıyorlarmış. Bölgede her binanın önünde gökkuşağı renklerinden oluşan Gay bayrakları asılı. Cumartesileri etraf çok kalabalık, aynı zamanda çok eğlenceli oluyor. Binlerce gay, hiç çekinmeden, elele rengarenk jeanleriyle dolaşıyorlar.

Castro, tüm dünya için bir modernlik, bir başkaldırış simgesi. Etrafta gördüğünüz insanların rahat takıldıklarını, tabulaşmış toplum kurallarının burada daha esnek olduğunu ilk vardığınızda anlıyorsunuz.

Castro’da gece hayatı da çok canlı. Sokak aralarında gay barlara, striptiz kulüplerine rastlıyorsunuz. Önemli bir not düşmeliyim: Bu kulüplere sadece eşcinseller gitmiyor; Castro’nun hızlı ve eğlenceli gece hayatına ayak uydurmak isteyen tüm San Francisco halkı haftasonlarını bu bölgede geçiriyor. Castro’nun özgür ruhundan mıdır bilmiyorum, genelde etraftaki insanlar da çok samimi. Bu kişilerle rahatça samimi sohbete girebiliyorsunuz. Ben civardaki birçok insanla yakınlarda nerede, ne yenir, nerelere gidilir hakkında sohbet ettim; çok şeker ve keyifliler. Castro’da sevdiğim noktalardan biri de, mimarisiydi; etraftaki evler de insanları gibi rengarenk.

Mission

Castro’dan ilerlediğinizde insanlarının Beyoğlu’nun arka sokaklarını andıran Mission bölgesini görüyorsunuz. Gezdiğiniz her sokağın sağ ve sol taraflarında çizimler var. Mission’daki McDonalds binasının dışı bile rengarenk boyanmış.

“Women’s Building” (yukarıda) dedikleri binanın üzerindeki figürler Latin Amerika’nın kültürünü anlatmak amacıyla sanatçılar tarafından çizilmiş.

Mission ayrıca Meksika mutfağını Amerikalılara anlatmak için merkez olmuş. Mission’a giderseniz SF tarzı bir burrito yemeden oradan ayrılmayın, derim.

Haight-Ashbury

Uzun bir sokak olan Haight ile kendi tarzında küçük bir sokak olan Ashbury’nin kesiştiği bir bölge burası; genellikle The Haight diye geçiyor. Çılgın bir bölge olan Haight, 1960larda başlayan Hippi akımının merkeziymiş. “1967 Summer of Love” yazında buraya gelen Hippiler, Haight’taki ahşap evlerdeki odaları çok ucuz rakamlara kiralayabildiklerinden burada kalmışlar ve buradaki Hippi nüfusu gittikçe artmış. Burada da Castro’da olduğu gibi farklı tarzda insanlarla karşılaşabilirsiniz. Sokaklarda oturan bira içen insanlar (ki sokaklarda içki satışı yasak), rastalı tipler, çıplak ayakla gezenler, evsizler…hepsi Haight’ta toplanmış.

Etrafta genelde “Victorian” tarzda binalar var. Bu mimari burayı daha da kendine özgü yapıyor. Janis Joplin’in burada çeşitli zamanlarda kaldığı dört adet evi varmış. Haight’ın tarzına göre pahalı kıyafetler satan vintage mağazaları son yıllarda burada çok “in” olmuş durumda.

Bu bölgeyi ziyaret sırasında fotoğraf makineniz hep yanınızda olsun, yüzlerce çekecek sahne ve insan bulacaksınız.

Sausalito

Golden Gate köprüsünün diğer tarafında geçince San Francisco’nun çok farklı bir yönünü görüyorsunuz. Hayatın daha yavaş, daha “huzurlu”, renklerin softlaştığı bir bölge Sausalito. San Francisco’da gezmeniz gereken yerlerden sonra doğayla içiçe olup, şehirden uzak birkaç saat geçirmek için Golden Gate’i otobüsle geçin ve Sausalito’ya doğru devam edin. Yaş ortalamasının daha büyük olduğu, şehir hayatından uzaklaşmak isteyen ama San Francisco’dan ayrılamayanların yaşadığı bir yer burası. Etrafta göreceğiniz küçük cafélerde oturup, butiklerden alışveriş yapabilirsiniz. Hiçbir şey yapmak istemiyorsanız, bu sessiz bölgede deniz kenarında sevdiklerinizle beraber yavaş yavaş yürüyün. Sausalito’yu kesin ve kesin öneriyorum.

San Francisco Rehberi Part2:

San Francisco’da Diğer Gidilebilecek Yerler:

Pier 39

Burada fokları ziyaret edebilir, Alcatraz manzarası eşliğinde bira içebilirsiniz. Adını hatırlamıyorum ama Pier 39′da beni benden alan bir çikolata dükkanı vardı, oraya benim için bir uğrayın.

Japanese Tea Garden

Huzurun doruğa çıktığı bir Japon bahçesi. Japon kültürünü veya hatta sadece yeşil çay bile seviyorsanız bir saatinizi buraya ayırabilirsiniz.

Stanford Üniversitesi

Dünya’nın en iyi üniversitelerinden biri olan Stanford’ın kampüsü palmiye ağaçları ile süslenmiş bir tatil köyü gibi. Ekstra bir gününüz varsa 45 dakika uzaklıktaki Stanford Üniversitesi’ne gidin derim; gitmişken bir de orada okuyan dünyanın en başarılı öğrencileriyle fotoğraf çektirin. Japon bir turist beni Stanford öğrencisi zannedip, beraber fotoğraf çektirmek istemişti. Hayır dememiştim :)

San Francisco Rehberi Part3:

San Francisco’da Nelerde Yemek Yiyebilirsiniz?

Trattoria Pinocchio

Harika bir İtalyan yemeği yemek için akşamları çok canlı olan Little Italy bölgesinde (Unutmadan! Burası da akşamları 20-35 yaş arasındaki genç insanların akşamlarını geçirdikleri bir bölge) bulunan Trattoria Pinocchio restoranı tavsiyemdir. Önce lezzetli aperitivo‘lar, sonra güzel bir spaghetti veya et sipariş edin. Şarap da açın, çakır keyif olun; çıkışta Litte Italy’de tüm gece San Francisco insanlarıyla takılın.

401 Columbus Avenue

Barney’s Hamburger

San Francisco orijinli Barney’s’te hayatınız boyunca yiyebileceğiniz en güzel burgeri yemeye hazır olun.

3344 Steiner Street veya 4138 24th Street

Napolito

Türkiye’de güzel Meksika yemeği yiyemiyorum, San Francisco’ya gitmişken bu mutfağı da deneyimleyim diyorsanız; Napolito diyorum, başka bir şey demiyorum.

306 broderick street veya 1224 9th avenue

theMagger‘la kalın :)

Fotoğraflar: Lisya Kalma

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Mayıs ayında hepsini gezeceğim. Harika bir yazı. Teşekkürler :)

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?