“Pandemi ile yaşam’’ ve ‘’Yeni normal’’, her ne kadar yavaşlamak, sakinleşmek ve düşünmek adına bizlere zaman yaratmış olsa da, çoğumuz pandemiden önceki hayatlarımıza büyük bir özlem duyuyoruz. Özellikle gezmek, görmek ve keşfetmenin en büyük tutkuları olduğunu bildiğimiz biz Maggerlar için daha da zorlayıcı bir süreç olduğundan eminim. Böyle zamanlarda ufak ufak bir günlük kaçışlar, bir nefes alanı yaratıyor, eskiye özlemi azaltıyor. Biz de bu düşünceyle bir günlüğüne Sahilköy, Şile’ye gittik. Deniz bana hep iyi gelir, hele ki bu zor anlarda daha da iyi geldiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. 😊

Konum

Parma Sole Hotel | Fotoğraf: Instagram @parmasole

İtalya’nın Parma şehrinden ismini almış olan Parma Sole, sahiplerinin Parma şehrine olan sevgisi ve bu kültürü benimsemeleri neticesinde ortaya çıkmış. İşte bu yüzdendir ki, otelin akşam menüsü İtalyan lezzetleri ile dolu. Otelin içinde bulunan ve kendinizi şık bir restoranda akşam yemeği yiyormuş gibi hissedeceğiniz kısımda havuz ve vadi manzaralı bir masaya yerleştikten sonra bahsettiğim menüyü karıştırmaya başlamak bile insana eski normaline dönüş yapmış hissi veriyor ki şu aralar en çok ihtiyacımız olan duygu bu sanırım. 😊

Peki menüde neler var, kısaca bahsedeyim; yabancı ve yerli olmak üzere butik üreticilerin bulunduğu geniş bir şarap kavı, İtalya’nın klasik başlangıçları olan burrata, formaggi ve dana carpaccio gibi klasikler menüyü taçlandırıyor. Pancar soslu mevsim sebzeleri eşliğinde servis edilen burrata’ya bayıldık, ahtapot carpaccio ve enginar suflesi gibi farklı seçenekler de var. El yapımı makarnalar arasından -ki birçok farklı seçenek yer alıyor- tercih yapmak epey zor oldu diyebilirim. Yaban mersinli ve porçini mantarlı tagliolini, siyah trüf mantarlı tagliatella ve ıstakozlu pappardelle en farklı tercihler arasında. Bizim gibi klasikçilerdenseniz; risotto, gnocchi ve lazanya başarılı. Taglietelle bolonez fazla etli olduğu için damak zevkimize uymadı, ancak tabii ki zevke göre bu durum değişkenlik gösterebilir. Biz makarna tercih ettik ama et çeşitlerini de denemeniz mümkün.

Yemeğin son vuruşunu da mutlaka creme brule ile yapın bizim gibi. Enfesti! Lezzetlerin çoğunu beğendik, özellikle de kendi çiftliklerinde ürettikleri meyve-sebzeler, doğal şekilde oluşturulan tereyağı, peynir gibi ürünler de yediklerinize ayrı bir lezzet katıyor. Çiftlik haricinde de mutfağa giren çoğu ürün, yetiştirilmiş olduğu bölgeden getirtiliyor. Gösterilen bu özen, tabii ki tabaklara da yansımış diyebilirim.

Mutfak ve restoranın dışında otelden bahsedecek olursam, burası epey şık ve sade bir otel. Öyle her yanından süs fışkıran klasik oteller gelmesin aklınıza. Odalar, ortak alan ve havuzun kenarı da dahil olmak üzere hakim olan bir sadelik var ki göz yormayan bu tip mekanlar benim en sevdiklerim arasında!

Pandemi açısından da aklınızda herhangi bir şüphe kalmasın. Burada yalnızca 12 oda var, kurallara fazlasıyla uyuluyor ve temiz, titiz bir ekip çalışıyor. Bu odalar arasında deniz manzaralı olan odayı tercih ederseniz çok çok seversiniz benden söylemesi… Zaten otel, denize o kadar yakın ki bir sabah yürüyüşü yapıp deniz havası alıp dönmek dahi mümkün.

Bütün bu özelliklerin yanı sıra otelin hemen önündeki havuz kenarında gece yakılan ateşin etrafında oturup kahvenizi, şarabınızı yudumlamak da çok keyifli. Özel günlerinizi, kutlamalarınızı da yapmak için Parma Sole’yi tercih edebilirsiniz diyerek yazının sonuna geliyorum. Umarım sağlıklı günlerde, daha uzun gezilerde ve yazılarda buluşacağımız günler yakındır!

Kapak Fotoğrafı: Instagram @parmasole

İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan Doğanın İçinden Rota Önerileri