Uzun zamandır gitmeyi planladığım Lizbon’un gölgesinde sırasını bekleyen Porto, kampanyalı bir uçuş sonrasında saklandığı yerden çıkarak takvimdeki yerini aldı. Araştırmalar yapıldı, Portekizli arkadaşlardan öneriler alındı ve hazırlıklar tamamlandı. Renkli sokakları, tembel bünyeleri zorlayacak yokuşları ve mütevazi yapısıyla Porto zihnimde oldukça keyifli anılar bırakan bir şehir oldu.

Porto İçin En İyi Mevsim ve Konaklama

Porto’ya seyahat için aslında en uygun mevsimler Mart-Haziran arasındaki dönem. Bu dönemde hem turist saldırısı tam olarak başlamamış hem de havalar güzelleşmeye başlamış oluyor. Tek problem özellikle Mart dönemi oldukça yağışlı geçebiliyor.

Konaklama için ise Porto’da birçok alternatif mevcut. Şehir çok büyük olmadığı için ulaşım da ciddi bir problem yaratmıyor. Ben ‘Art District’ olarak adlandırılan Miguel Bombarda caddesi üzerinde konakladım. Bölge çağdaş sanat galerileri ve keyifli tasarım dükkanlarına ev sahipliği yapmasının yanı sıra şehir merkezine de yakın bir konumda. Burayı not almanızı öneririm.

St. Ildefonso Kilisesi

Porto’da Ulaşım

Şehirde metro-tramvay gibi raylı sistemler, nostaljik tramvaylar ve otobüslerle oldukça efektif bir ulaşım ağı var.  Bilet fiyatları da oldukça uygun. Havaalanı-şehir merkezi ulaşımı tek yön 2 euro günlük bilet ise ulaşılmak istenen bölgeye göre 7-10 euro civarında. Bütün bunların yanında en çekici ulaşım alternatifiyse bence yürümek.

Douro Nehri

Porto

2017 yılında da Avrupa’nın en iyi destinasyonu seçilen Porto, giderek popülerliğini artıran bir nokta olarak dikkat çekiyor. Şehir Douro Nehri tarafından ikiye ayrılmış durumda. Gaia olarak adlandırılan kısım birçok şarap mahzenine ev sahipliği yapıyor. Tadım turlarına katılmayı tercih ederseniz yarım gün ayırmakta fayda var. Porto’daki arkadaşımın önerisi Ferreira Cellars, lokal bir blog’da aldığım öneri ise Graham’s. Müze turu, mahzenler ve üretim metotlarının anlatıldığı kısımlar ve en son tadımı içeren alternatifli turlardan birisi veya kombinasyonu seçilebilir.

Kısa bir not: Bu tur sırasında öğrendiğim ilginç bilgilerden birisi ise, Porto şarabının en çok tüketildiği ülkenin Fransa olması!

Praça de Carlos Alberto

Önce kısa kısa gezip görüleceklerden sonra yeme-içme yerlerinden bahsedelim;

_Clerigos Tower; şehrin en yüksek yapısı. Giriş ücretli, 5 euro.

_Avenida dos Aliados; şehrin merkezi denebilecek bir nokta. Bir tarafında Sao Bento tren istasyonu diğer tarafında Clerigos Kulesi.

_Miradouro da Vitoria; günün herhangi bir saatinde panoramik şehir manzarası sunan seyir terası. Fotoğraf severler için kaçırılmaması gereken bir nokta.

_Portuguese Center of Photography benim favori adreslerimden. Oldukça etkileyici bir iç atmosfere sahip yapı 18.yy’da yapılan eski bir hapishane. 1974’te diktatörlüğün sona ermesinden sonra uzun bir restorasyona tabi tutulan müze günümüzde Portekiz’in en dinamik müzelerinden birisi haline gelmiş. Süreli ve sürekli sergilere ev sahipliği yapan mekana giriş ücretsiz.

Trindade Metro İstasyonu

_Sao Bento tren istasyonu; günün her saati oldukça kalabalık. Portekiz tarihinden kesitler sunan “Azulejo”lar görülmeye değer. Fotoğraf çekmek isteyenler erken saatleri tercih ederse iyi olur.

_Se Cathedral / Igreja de Carmo / Igreja de Santo Ildefonso / Capela das Almas; şehrin farklı noktalarına konumlanmış bu dini yapılar oldukça fotoğrafik kareler sunuyor.

_Mercado do Bolhao; Barselona’daki Bouqeria Market gibi sebze, meyve ve et ürünleri bulunan Porto’nun tarihi pazarı. Burası da turistlerin uğrak noktalarından birisi haline gelmiş durumda.

Felgueiras Deniz Feneri

_Douro Nehri’nin Okyanus ile buluştuğu nokta Felgueiras Deniz Feneri. Nehir kıyısı boyunca devam eden nostaljik tramvay ile ulaşmak güzel bir seçim olabilir. Yaz aylarında epey hareketli olan kasaba ve sahil kısmında vakit geçirmek yorgunluk atmak için iyi bir alternatif.

_Casa do Infante Müzesi; Ribeira bölgesindeki müzenin 1325’lerde yapıldığı rivayet ediliyor. Venedik ve Kuzey Avrupa’dan Douro Nehri aracılığıyla gelen ganimetlerin depolandığı yerlerden birisi. Tarihi eserler, kazı parçaları, değerli eşyalar vb. sergilendiği müze görülmeye değer.


Porto’da Yeme-içme ve eğlence için küçük öneriler de aşağıdaki gibi;

_Portolu bir arkadaşın DJ performansı için gittiğimiz Radio Bar gece başlangıcı için denenebilir. Bira tercihi tabii ki Super Bock!

_Mesa 325; yoğunlukla lokallerin tercih ettiği konsept ve sağlıklı alternatifler sunan bir mekan. Kahvaltıdan itibaren oldukça çeşitli seçenekler bulmak mümkün. Tavsiyemdir!

_Keyifli ve sakin bir akşam yemeği için önerim Tasco.

_Bugo Art Burgers; Rua Miguel Bombarda’nın sonunda konumlanmış oldukça lezzetli burgerler sunan küçük ama renkli bir mekan.

_Moustache; Praça Carlos Alberto’da kahve molası vermek için tercih edilesi.

_Plano B gitmeye fırsat bulamadığım ancak oldukça popüler hafta sonu eğlence alternatiflerinden. Belki sizin deneme şansınız olur.

_Pastel de Nata denen minik tatlıyı da unutmadan denenecekler listesine ekleyeyim. Benim önerim Sao Bento’ya yakın konumdaki Nata Lisboa’da denemeniz.

_Ünlü Franceshina için lokal öneri Cafe Santiago.

_Franceshina’ya alternatif ve Portekiz’e özgü bir diğer tat ise Bifana. Onun için de adres  ise Conga.

_Bunun dışında vakit olursa Douro Vadisine bağ ve çiftliklere geziler düşünülebilecek ilk alternatiflerden. Tabi buraya kadar gelmişken günübirlik Guimaraes ve Braga şehirlerine keşfe çıkılabilir.

_Son not; Livraria Lello. Harry Potter ile ünlenen kitapçı Clerigos Kulesi’ne yakın. Uzun kuyruklar vaat ediyor. 4 euro giriş ücreti ancak kitap aldığınız taktirde iade etmek gibi hoş bir yöntemleri var.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN