Postmodern Jukebox: Müziğin Zaman Makinesi
Zaman makinesi henüz icat edilmedi, zamanda yolculuğu sadece bilim kurgu filmlerinde yaşayabiliyoruz. Ancak bir müzik grubu var ki günümüz parçalarını geçmişe götürüyor, haliyle dinleyeni de 1900’lü yılların ilk yarısındaki bir zaman dilimine götürüp bırakıyor. Söz konusu grup, 2011 yılında kurulan Amerikalı cover grubu Postmodern Jukebox. Daha önce de ülkemizde konserler veren grup, Piu Entertainment organizasyonuyla 15 Eylül’de İstanbul, 16 Eylül’de ise İzmir’de konser vermek üzere tekrar Türkiye’ye geliyor.

Postmodern Jukebox, 2011 yılında New York’lu piyanist Scott Bradlee tarafından kuruldu. Grup, çoğu çeşitli dönemlerin hit parçaları olmak üzere farklı türlerdeki şarkıları alıp, onları genelde swing, ragtime gibi caz ile ilgili türlere çevirirken, bazen de doo-wop, blues, soul gibi türlerle karşımıza çıkar. Bana göre bir cover’dan çok daha ötesi, çünkü normalde hiç sevmediğiniz parçalar, türü tamamen değiştiği için bambaşka bir hal alıp sizin için yepyeni ve çok güzel bir şarkıya dönüşebiliyor.
İlk olarak Scott Bradlee’nin Queens’deki küçük dairesinde başlayan proje, şu anda 1.9 milyar YouTube gösterimi ve 6.2 milyon aboneye ulaşmış durumda. Grupta yüzden fazla müzisyen yer almış. Grubun sabit üyeleri olmasa da ilk kadrosu piyanoda Scott Bradlee, basta Chris Anderson, vokalde Emma Walker, saksafonda Ben Golder Novick, arpte ise Brandee Younger’dan oluşuyordu. Haley Reinhart, Casey Abrams, Joey Cook, Blake Lewis gibi American Idol yarışmasıyla tanınan bir çok isim Postmodern Jukebox’da şarkı söyledi.
Grubu ünlü yapan parça, 2013 yılında yaptıkları Macklemore & Ryan Lewis’e ait olan “Thrift Shop” coverı oldu. 2014 yılında vokalde Haley Reinhart’ın yer aldığı Radiohead’in “Creep” parçası yorumu ise grubun en çok izlenen şarkısı konumunda. Kanser araştırma enstitüsüne para toplamak için yorumladıkları David Bowie’nin “Heroes” parçası, 2016 yılında Formula 1 ile işbirliği yapan Heineken’in “If You Drive, Never Drink” kampanyasının reklam müziği oldu.
Scott Bradley, zaman zaman katılımcıların çeşitli parçaları Postmodern Jukebox tarzında yorumladıkları videolar hazırlayıp gruba gönderdiği yarışmalar düzenledi ve kazananlar çeşitli dönemlerde gruba katıldı. Birazda grubun yorumladığı bazı parçalardan bahsedelim. Placebo’nun da çok güzel yorumladığı Kate Bush şarkısı “Running Up That Hill”, grubun western swing tarzı yorumuyla bambaşka bir hal almış. Özellikle saksafon solosunun olduğu bölüm gerçekten çok güzel olmuş. Parçanın başlangıcı ise tam bir western filminde kullanmalık. Bu parçada vokalde yer alan isim Sweet Megg.
Grup bazı parçaları farklı tarzlarda birden fazla kez yorumladı. Bunlardan biri de Ellie Goulding’in “Burn” parçası. Özellikle Robyn Adele Anderson, Cristina Gatti ve Ashley Stroud’un vokalde yer aldığı 60’lar kız grubu tarzındaki yorumu dinlerken adeta The Supremes, The Crystals tarzı bir grubu dinliyormuş gibi oluyorsunuz.
Özellikle The Animals’ın muhteşem yorumladığı “The House Of The Rising Sun” Postmodern Jukebox’la soul – gospel karışımı bir tarza sahip olmuş. Lavence Colley’in vokal performansı da etkileyici. Eurodance türünün en güzel parçalarından biri olan Haddaway’in “What Is Love” şarkısı, hem erkek hem kadın vokalle soul ve blues havasında ilerliyor. Sonra sanki bir mashup yapmış gibi Isley Brothers – ”Shout” parçasını duyuyorsunuz.
Grup çoğu parçayı caz haline getiriyor. İşte bunlardan biri de The Cure – “Lovesong”. Emma Smith’in vokaliyle Peggy Lee’nin “Fever” yorumuna çok benzer bir havada başlayan parça, big band caz tarzıyla devam ediyor. Parçaları nasıl tamamen başka bir hale soktuklarının bir başka güzel örneği, Abba’nın “Gimme! Gimme! Gimme!” şarkısı. İsveçli efsane grubun en enerjik parçalarından biri olan “Gimme! Gimme! Gimme!”, sakin, dinlendirici bir caz paçasına dönüşmüş.
Celine Dion’un “My Heart Will Go On”u ise PMJ ile bir doo wop parçası olmuş. The Buggles’ın ünlü “Video Killed The Radio Star” parçasının yorumuyla grup adeta Queen – “Bohemian Rhapsody”e selam vermiş. Hatta içine bir miktar “Love Of My Life”da serpmiş ve grubun en rock yorumlarından biri ortaya çıkmış.
Metallica’nın “Nothing Else Matters” parçası da iki farklı yorumla grubun repertuarına girmiş. Her iki versiyonda vokal performansları da dahil olmak üzere oldukça duygusal ve etkileyici. Normalde sevmediğim Spice Girls’in “Wannabe” şarkısı bile PMJ ile swing tarzında güzel bir parçaya dönüşmüş.
Kapak Fotoğrafı: thefactorystl.com
İlginizi çekebilir: Enes Kudu’dan Masego ile Müziğiyle Kendi Hikâyesini Yaratmak Üzerine

Gürkan Sonat







Aile Tadında
Grup harikaymış, sayenizde tanıdım👍👍👍
Teşekkür ederim 👍👍