Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben’im?
Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz bin yıllık yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer ben’im demedim mi?

Anlamak ve özüne inebilmek için, başka türlü bir sevgiyi tatmayı gerektiren bu dizeler, Mevlana Celaleddin Rumi’ye (Jalāl ad-Dīn Muhammad Rūmī) aittir. Her yıl Aralık ayının 17’si Şeb-i Arus günü olarak tüm dünyada ve özellikle ülkemizde kutlanır. “Rumi” adıyla şiirlerini, sözlerini yabancı eserlerde bile sıklıkla gördüğümüz Mevlana’yı ve Şeb-i Arus gününü biraz anlamak, anlatmak istedim.

1

Mevlana Celaleddin Rumi, 1207 yılında bugünkü  Afganistan, o dönemdeki İran sınırlarında doğmuş, saygın bir baba, hoca, din adamı olan Bahaeddin Veled’in oğludur. Batıdaki Anadolu Selçuklu topraklarında yaşamış olduklarından kendilerine Rum topraklarında yaşayan anlamında “Rum-i” denmiştir. Yıllarca tasavvuf eğitimi aldıktan sonra kendi Şeyhini, mürşidini Konya’da Merecül Bahreyn, iki denizin buluşması , diye adlandırılan yerde,  Şems-i Tebrizi’i bulur. Seneler sonra bile birçok edebi esere konu olan aralarındaki kuvvetli sevgi bağı, aşk, esasında birbirlerine değil, yaradana, sonsuz olana duydukları ilahi aşkın birbirlerinde tezahür etmesidir. Birbirlerinde hakikati buldukları için bu ilahi aşkı beslerler ve bu aşktan dolayı hüzünlü olmayı, dert ve çile çekmeyi, şiirlerinde, sözlerinde bundan söz etmeyi hayatlarının esas gayesine ulaşmak için bir yol haline getirirler. Gerçek aşkı besledikleri “Mevlaya”, yaradana ulaşmak, yani fiziksel olarak ölüm hali, onlar için bir sevinç, dünya sürgününden kurtulma halidir. Bu sebeple Mevlana’nın öldüğü 17 Aralık günü ikindi vaktinden sonra, tüm dünyada Şeb-i Arus, Düğün Günü olarak kutlanır. Dünya sürgününden kurtulup, ilahi aşkına kavuştuğu düğün günü…

2

“Aşk, sandığın kadar değil, yandığın kadardır.”

Bu kutlamalarda Mevlevi dervişleri Sema ayini yaparlar. Kefeni simgeleyen beyaz tennureleri, mezar taşını simgeleyen sikkeleri, toprağı simgeleyen siyah tennureleriyle, yaptıkları her bir ince hareketin çok derin anlamları vardır ve bu dönme ayinini yaparak ilahi aşklarını sergilerler.

3

Daha önce hiç Sema gösterisi izlememiş olanlar, bu mistik ve yüzyıllarca yıllık geleneğin, felsefenin  ürünü olan “gösteriyi” her Pazar günü saat 5’te Galip Dede Yokuşu’ndaki Galata Mevlevihanesi’nde izleyebilirler. Esasen gösteri demek pek doğru değil, zira Mevlevi dervişleri için bu bir çeşit ibadet, ilahi olana sevgiyi, gerçek aşkı gösterme biçimi. Ancak gittiğinizde etrafınızdakilerin çoğunun turist olduğunu ve insanların çok da anlamadan dönmekte olan adamları izlediğini fark edeceksiniz. Anlamak , anlamlandırmak ve gerçek etkisini hissetmek için gitmeden önce kısaca yapılan hareketlerin, sahnedeki her bir objenin, yerdeki postların, rol alan kişilerin, giydikleri kıyafetlerin manalarını okumanızı ve o şekilde izlemenizi tavsiye ederim. Ayrıca Galata Mevlevihanesi de üzerinde düşünülmesi, incelenmesi ve görülmesi gereken bir mekandır. 17. Yüzyılın en önemli Divan Edebiyatı şairlerinden olan, aynı zamanda tekkenin şeyhi olan ve caddeye ismini veren Şeyh Galib’in de türbesi bulunan müze esasında bir külliyedir. Osmanlı döneminde Galata, Galipdede ve Kulekapısı Mevlevihanesi adlarıyla da anılmıştır ve 1481 yılında kurulmuş olan “Galata Sarayı Endurun Mektebi”, bugünkü Galatasaray Lisesi ile birlikte Beyoğlu’ndaki en önemli Osmanlı eserlerindendir. Alman Lisesi’nde okuduğum dönemde Mevlevihane’nin içindeki türbeleri sınıf camından hep görüp merak ettiğimden içine girmiş ve araştırmıştım. Özellikle türbelerin bir kısmının bulunduğu yere verilen isim beni çok etkilemişti: “Susmuşlar Yeri”.

4

Geçen sene Zorlu Center PSM’de Okan Bayülgen’in sesinden Mevlana şiirleri dinlemiştim “Sır” isimli gösteride. Gösterinin ilk perdesinde tasavvuf müziği eşliğinde, Okan Bayülgen yukarıdaki “Demedim mi” şiiri dahil birçok eşsiz Mevlana şiirini, dizesini seslendirmişti. İkinci perdede ise gerçek ve büyüleyici bir Sema gösterisi vardı. Gösteriden sonra da Okan Bayülgen ile “Sır” hakkında kısa bir sohbet etme imkanı bulmuştum. Bu sene Şeb-i Arus kutlamaları sebebiyle aynı gösteri  19 Aralık’ta Zorlu Center PSM’de yine izlenebilir.

5

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x

Newsletter'a üye olmadınız mı?