Romantizm, komedi ve gerilim türlerinden izler taşıyan 1923 yapımı siyah-beyaz film Safety Last / Güvenlik Sonra Gelir, 1920’li yıllardaki, kapitalist toplumun egemen sınıflarının daha fazla kâr elde etmek için işçi hakkı ve güvenliğini hiçe sayışını, o günün sinema imkanları dahilinde ve herhangi bir ses unsuru olmadan beyazperdeye taşıyor. Bu anlamda film, kapitalizmin özü olan bir fikri açığa çıkarmaya çalışıyor: Para kazanmak için hiçbir sınır tanımamak.

Filmin konusu, taşralı bir çocuğun (Harold Lloyd) şehre gelerek burada kazandığı parayı kullanarak evlenmesi üzerine kurulu. Tekstil üzerine satış yapan bir mağazada satış sorumlusu olan genç, bir gün mağazaya en çok müşteri çeken kişiye 1000 dolar verileceğine kapı arkasında dururken kulak misafiri olur. Genç, mağazaya en çok müşteri çeken kişi ve 1000 doların da sahibi olmak için şehrin en büyük binalarından birine hiçbir güvenlik önlemi olmadan tırmanmak zorunda kalır ve tırmanmaya başlar.

Filmin ana karakterini canlandıran Harold Lloyd, döneminin büyük sessiz sinema sanatçıları olan Charlie Chaplin ve Buster Keaton ile kıyaslandığında biraz sönük kalsa da; bu eserde kullandığı jest ve mimik unsurlarına dair estetik beden diliyle sanatçıların abartılı ve genellikle dikkatsizce veya mantıksızca hareketler yaptığı bir komedi türü olan slapstick komedideki rüştünü fazlasıyla ispatlamış, The Kid Brother isimli filmde ise Lloyd’un ünü zirveye ulaşmıştır.

Sinemanın ilk yılları olmasına rağmen film boyunca gözler önüne serilen saate tırmanma gibi cesur sahnelerin o dönemin imkanları dahilinde çekilmiş olması da ayrıca takdire şayandır. Ek olarak; arka planda yoldan geçen farklı araba modelleri ve o dönemin mimari anlayışını tüm çıplaklığı ile yansıtan binaları, emin olun, nostalji damarlarınızı harekete geçirecek.

Küçük bir dipnot olarak söylemek gerekir ki sahnelerin gerçekçi olmasına büyük bir önem veren Harold, parmaklarından birini böyle bir sahnede kaybetmiş, bu nedenle sonraki filmlerinde bazı sahnelerde eldiven kullanmak zorunda kalmıştır. Ayrıca filmin 1993 yılında “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler kategorisine seçilerek ABD Ulusal Film Arşivi’nde saklanmasına karar verilmiştir.

Müthiş esprileri ve muazzam oyunculuğuyla ince bir zeka ürünü olan filmi mutlaka izlemelisiniz. Beğenirseniz, Charlie Chaplin’in müthiş eseri olan Modern Times‘ı da beğeneceksiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?