Simple Coffee: Fenerbahçe'de Keyifli Bir Mola
Hafta sonları benim için biraz yavaşlamak, haftanın telaşını geride bırakıp küçük keyiflere alan açmak demek. Özellikle pazar sabahları… Şehrin henüz tam uyanmadığı saatlerde güzel bir kahvaltı yapmak, iyi bir kahve eşliğinde güne sakin bir başlangıç yapmak benim en sevdiğim ritüellerden biri. Masada uzun uzun oturulan, sohbetin ya da düşüncelerin yavaşça akmasına izin verilen o kahvaltı saatlerinin ayrı bir huzuru var. Bugün de bu küçük hafta sonu geleneğimi alıp laptopumla birlikte Fenerbahçe’nin sakin köşelerinden birine, Simple’a geldim. Birkaç saat boyunca hem lezzetli tabakların hem de kahvenin eşlik ettiği bu keyifli molayı yaşarken, burayı sizlere de anlatmak istedim.
Simple aslında Ankara’da doğmuş bir marka. Zamanla İstanbul’a da uzanan bu hikâyenin şehirde artık iki durağı var: ilki Akaretler’de, ikincisi ise Fenerbahçe’de. Ben bugün sizlere, denize yakın konumu ve sakin atmosferiyle hafta sonu kahvaltıları için oldukça keyifli bir adres olan Kalamış şubesinden bahsetmek istiyorum.
Simple’ın Fenerbahçe şubesine adım attığınızda ilk fark edilen şey, mekânın geçmişten ilham alan ama bugünün şehir ritmine uyum sağlayan estetik dili oluyor. İç mekânda kullanılan patina dokulu duvarlar, koyu ahşap paneller ve bordo tonlarındaki oturma alanları mekâna sıcak ve karakterli bir atmosfer kazandırıyor. Zemindeki retro desenli karo taşlar ve klasik formdaki sandalyeler, Avrupa kafelerini hatırlatan nostaljik bir hava yaratırken, mekânın ortasında yer alan büyük kristal avize bu atmosferin en dikkat çekici detaylarından biri olarak öne çıkıyor. Gün ışığının içeri süzülmesiyle birlikte mekânın dokuları ve renkleri daha da belirginleşiyor.
Dış alanda ise atmosfer daha ferah ve hareketli bir tona bürünüyor. Çizgili tenteler, açık tonlu masalar ve bitkilerle çevrili oturma düzeni, Kalamış’ın sakin ritmiyle uyumlu bir açık alan deneyimi sunuyor. Ağaçların gölgesinde, gün ışığının mekâna yumuşak bir şekilde düşmesiyle oluşan bu atmosferde oturmak çok zevkli hale geliyor.
Simple’ın menüsü günün farklı saatlerine uyum sağlayan oldukça geniş ve dengeli bir seçki sunuyor. Kahvaltıdan öğle yemeğine, sadece kahve içmek için uğranabilecek hafif tabaklardan tatlılara kadar farklı alternatifler bulmak mümkün. Menüde klasik kahvaltı tabaklarının yanı sıra avokadolu tostlar, yumurta bazlı seçenekler, sandviçler ve günün her saatinde tercih edilebilecek yaratıcı tabaklar yer alıyor. Öğle saatleri için salatalar, doyurucu sandviçler ve farklı malzemelerin bir araya geldiği modern tabaklar dikkat çekerken, kahveye eşlik edebilecek tatlı seçenekleri de menünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Tabakların sunumu da oldukça özenli; renkleri ve malzemeleriyle masada gerçekten iştah açıcı bir görüntü oluşturuyor.
Menüde kahvaltı için farklı ve karakterli tabaklar yer alıyor. Örneğin pretzel, trüflü ricotta peynir kreması ve acı baldan oluşan Pretzel Tabağı dikkat çekici seçeneklerden biri. Daha klasik ama rafine bir alternatif arayanlar için ise Fransız omleti; yanında trüflü ricotta peynir kreması, zencefil vinegret ile tatlandırılmış mevsim yeşillikleri ve ekşi maya ekmek ile servis ediliyor. Kahvaltıyı biraz daha ferah ve yeşil bir tabakla yapmak isteyenler için hazırlanan Sabah Salatası da menünün öne çıkan seçeneklerinden biri. Bu tabakta çökelek peyniri, roka, nane ve reyhan gibi taze otlar; kırmızı soğan turşusu, domates, salatalık, köy biberi ve halhal zeytin gibi eşlikçilerle bir araya geliyor. Kırık ceviz, çörek otu, hardal vinegret ve zeytinyağı ile tamamlanan salata; haşlanmış yumurta ve ekşi maya ekmek ile servis ediliyor.
Sandviç bölümünde ise oldukça doyurucu ve yaratıcı seçenekler yer alıyor. Bunlardan biri olan Tiftik, ev yapımı tost ekmeğinin arasında trüflü avokado kreması, tiftik et, mozzarella, kırmızı soğan turşusu ve acılı cheddar sos ile hazırlanıyor. Malzemelerin uyumu sayesinde oldukça zengin ve aromatik bir lezzet ortaya çıkıyor. Bunun yanında tavuklu sandviç ve falafel gibi farklı alternatifler de menüde yer alıyor; böylece hem et severler hem de daha hafif ya da bitki bazlı seçenek arayanlar için farklı tercih imkânları sunuluyor.
Ayrıca üç farklı burger seçeneği de bulunuyor. Bunların ikisi smash burger, biri ise tavuk burger olarak hazırlanmış. Burger ekmekleri de oldukça iştah açıcı görünüyor; masalardan geçerken gözüme takıldı ve açıkçası aklımda kaldı diyebilirim.
Ana yemek tarafında ise oldukça dengeli bir seçki var. Tavuk Schnitzel; tatlı hardal ve yuzu sirkesiyle hazırlanmış patates, zencefilli vinegret ile tatlandırılmış yeşillikler, marineli tavuk göğsü ve ev yapımı otlu tereyağı ile servis ediliyor. İtalyan Köfte ise domates sos içinde, parmesan ve adaçayı ile hazırlanan köfteler; taze kekik ve parmesan dokunuşuyla tamamlanan oldukça karakterli bir tabak. Sebze ağırlıklı bir alternatif arayanlar için hazırlanan What a Bowl ise oldukça renkli ve besleyici bir içerik sunuyor. Pancar humusu, çimlendirilmiş maş fasulyesi, fırın balkabağı, haşlanmış brokoli, siyah kinoa patlağı, fırınlanmış havuç ve çeri domates gibi sebzeler; falafel, avokado ve tahin sos ile bir araya geliyor.
Ben biraz daha tatlı bir kahvaltı yapmak istediğim için tercihimi iki farklı tabaktan yana kullandım. İlki brioche ekmek, pastacı kreması, butterscotch sos, kavrulmuş fındık ve pudra şekeri ile hazırlanan French Toast oldu. Yanına ise Zeytin Reçelli Mücver Kek aldım ve tabii ki bu keyifli kahvaltıya bir fincan filtre kahve eşlik etti.
French Toast’u gerçekten çok ama çok beğendim. Brioche ekmeğin yumuşak dokusu, pastacı kreması ve butterscotch ile oldukça dengeli ve tatmin edici bir lezzet ortaya çıkarıyordu. Zeytin reçelli mücver kekin içinde zeytinler tane tane hissediliyor. Tatlı ve tuzlunun dengelendiği, yemesi oldukça keyifli bir tabaktı diyebilirim.
Kahvelerine ise ayrı bir parantez açmak isterim; çünkü gerçekten oldukça başarılıydı. Kahve konusunda özenli oldukları hemen hissediliyor ve gittiğinizde farklı kahve çekirdekleri arasından seçim yapma şansınız da var. Bu da özellikle kahve keyfini önemseyenler için güzel bir detay.
Genel olarak Simple’ı oldukça sevdim diyebilirim. Özellikle ilkbahar ve yaz ayları yaklaşırken, Fenerbahçe’nin keyifli atmosferinde dış alanda oturmanın da ayrı bir tadı olacaktır. Eğer yolunuz düşerse sizlerin de bu güzel mekanı deneyimlemenizi gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Şimdiden afiyet olsun.
Kapak Fotoğrafı: Simple Coffee
İlginizi çekebilir: Tuba Nil Dengiz’den sen’den: Karaköy’de Karakterli Bir Sofra Deneyimi

Tuba Nil Dengiz 












Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!