33. İstanbul Film Festivali programında da yer alan Attila Marcel, bugün Başka Sinema salonlarında gösterime giriyor! Merkezinde bir piyanistin yer aldığı bu absürd ve renkli filmi fırsat bilerek 2000’ler sinemasının akıllarımızda yer eden piyanistlerini hatırlamak istedik.

atilla marcel 1

Daha önce “Les triplettes de Belleville” (The Triplets of Belleville | Belleville’de Randevu) ve “L’illusioniste” (The Illusionist | Sihirbaz) adlı animasyonlarına hayran kaldığımız Sylvain Chomet’nin animasyon dışındaki ilk uzun metrajlı filmi Attila Marcel’in merkezinde teyzeleri ile yaşayan 30’lu yaşlardaki piyanist Paul var. İçine kapanık bir piyanist olan Paul’ün apartmanlarındaki Bayan Proust ile tanışarak kapalı olduğu dış dünya ile tanışmaya başlamasını konu alan film, bugün Başka Sinema salonlarında vizyona giriyor.

atilla marcel 2

Attila Marcel’in Paul’ünden ilham alarak, 2000’li yıllarda sinemada tanıştığımız 10 piyanisti bir araya getirdik:

Bugün Attila Marcel dışında çizgiroman uyarlaması Guardians of the Galaxy (Galaksinin Koruyucuları), Scrubs dizisi ile tanıdığımız oyuncu Zach Braff’in yönettiği Wish I Was Here (Keşke Burada Olsam) ve yerli yapım Toprağa Uzanan Eller de vizyona giriyor.

 ***

Piyanistlerle İlgili En İyi Filmler

Grand Piano | 2013, Eugenio Mira

Elijah Wood’un hem piano çalıp hem konuşmanın dünyanın en zor işlerinden olduğunu söylemesine neden olan bu film, yıllar sonra geri döndüğü konser piyanistliği öncesinde sahne korkusu yaşayan bir piyaniste odaklanıyor. Notalarının üzerinde okuduğu ürkütücü bir not, konserin hemen öncesinde piyanistin gerilimini daha da arttırıyor: Konser sırasındaki en ufak bir hatasının, karısının müzik kulağı oldukça iyi bir katil tarafından öldürülmesine neden olacağını öğreniyor. İspanyol yapımı bu gerilim, ülkemizde geçtiğimiz Randevu İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilmişti.

Tie Pohjoiseen  / Road North | 2012, Mika Kaurismäki

Dünyaca ünlü Finlandiyalı yönetmen Aki Kaurismäki’nin erkek kardeşi Mika Kaurismäki’nin yönettiği film, hem bir yol hikayesi hem de bir baba-oğul komedisi. 30 yıldır oğlunu görmeyen bir baba, bir anda ortaya çıkarak kuzeye doğru bir araba yolculuğuna çıkmak istediğini söyler. Oğlu, ülkenin tanınmış piyanistlerinden Timo Porola’dır ve Timo’nun çıkacağı önemli bir konsere çıkma ve babası ile yeniden bir ilişki kurabilme şansı arasında bir tercih yapması gerekecektir. Kuzey Avrupa mizahını ya da yol hikayelerini seviyorsanız bu filmi kaçırmayın.

Amour | 2012, Michael Haneke

Michael Haneke’nin son harikası, 80’li yaşlardaki bir çiftin Paris’teki apartmanlarına konuk ediyor bizleri. Önemli bir piyanistler yetiştirmiş emekli müzik öğretmenleri Georges ve Anna’nın hayatı, bir sabah Anna’nın geçirdiği kriz sonrasında sağlığının bir daha asla eskisi gibi olmaması sonucu kökten değişir. İki kişi arasındaki aşkın bir hastalık tarafından darbelere maruz bırakılmasını konu alan film, 2012’de Avusturya’ya En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ını kazandırmıştı.

Chico & Rita | 2010, Tono Errando, Javier Mariscal & Fernando Trueba

İspanyol yapımı bu animasyon, caz piyanisti Chico ve caz vokali Rita’nın iş ve aşk ilişkisinin onlarca yıla yayılan hikayesini anlatıyor. Chico ve Rita’nın Küba’dan New York’a uzanan hikayeleri sizi Küba’nın gecelerine götürecek ve harika müzikleri ile kulağınızın pasını silecek.

Vitus | 2006, Fredi M. Murer

İsviçre yapımı Vitus, Vitus von Helzen adındaki olağanüstü yetenekli bir çocuk-piyanisti merkezine alıyor. Müzikteki inanılmaz yeteneği ve ailesinin yönlendirmesine rağmen farklı hayalleri olan Vitus bir gün, piyano çalmak istemediğinin ve bu hayallerin peşinden koşmak istediğinin farkına varıyor. Film, genç oyuncu Teo Gheorghiu’nun performansıyla dikkat çekiyor.

De battre mon coeur s’est arrête / The Beat That My Heart Skipped| 2005, Jacques Audirad

Fransız yönetmen Jacques Audiard’ın yönettiği ve Romain Duris ile Niels Arestrup’un başrollerini paylaştığı film, 2005 yılında Fransa’nın en önemli sinema ödülü olan César Ödülleri’nde 8 ödül kazanmış, BAFTA tarafından En İyi Yabancı Dilde Film seçilmişti. Suç dünyasının önemli isimlerinden olan bir babanın oğlu Thomas’ın annesi gibi bir konser piyanisti olma hayaliyle yanıp tutuştuğu De battre mon coeur s’est arrête, hayaller ve tutkular üzerine sağlam bir film.

Allegro | 2005, Christoffer Boe

Danimarkalı yenilikçi yönetmen Christoffer Boe’nin imzasını taşıyan Allegro, ünlü piyanist Zetterstrøm’un ülkesi Danimarka’ya bir konser için dönüşü ile başlıyor ve bir anda hiç umulmadık olayların yaşandığı, bilinçaltı ve gerçeğin karıştığı ve Zetterstøm’un hayatı boyunca aldığı kararları gözden geçirmesine neden olduğu gizemli bir filme dönüşüyor. Ulrich Thomsen’in başrolde yer aldığı Allegro, başarılı görüntüleri ve müzikleri ile de dikkat çekiyor.

The Pianist | 2002, Roman Polanski

Daha önce Holocaust filmleri listemizde de yer verdiğimiz, Polonyalı-Yahudi piyanist Wladyslaw Szpilman’ın hikayesini anlatan film, Adrien Brody’i yıldız bir oyuncuya dönüştüren bir Roman Polanski başyapıtı… 2. Dünya Savaşı sırasında boşaltılan Varşova’da tüm ailesi Nazi kamplarına yollanan, kendisi ise kaçmayı başararak Varşova’nın harabeye dönmüş binalarından birine sığınan “piyanist”in yaşam savaşına ve müziğe olan duygusal bağına tanık olmak sizin de gözlerinizi dolduracak.

Food of Love | 2002, Ventura Pons

Yakışıklı ve yetenekli konservatuvar öğrencisi Paul’ün San Francisco’da ünlü bir konser piyanistinin sayfa çeviricisi olarak görev almasıyla başlayan film, bu iki adamın birkaç yıl sonra Barcelona’da yeniden karşılaşıp birbirlerine aşık olması ile karmaşıklaşır. Yeteneğinin müzik kariyeri için yetersiz olduğu anlaşılan Paul’ün annesi Pamela ile ilişkileri de sorunludur. David Leavitt’in romanından uyarlanan filmde Kevin Bishop, Paul Rhys ve Juliet Stevenson rol alıyor.

La pianiste (The Piano Teacher) | 2001, Michael Haneke

Michael Haneke’nin 2000’l i yılların başında olay yaratan filmi La pianiste, Isabelle Huppert’in performansı ile dikkat çekiyor. Mazoşist zevkleri olan bir piyano öğretmeni ve ilişkiye girdiği genç bir müzik öğrencisinin arasında yaşananları anlatan film Cannes Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Kadın Oyuncu ödülleri ile dönmüştü.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN