Hayatı sokakta yaşayanlar, gününün büyük kısmı oradan oraya koşturmakla ya da bir kafede oturmakla harcayanlara yanlarından ayırmayacakları harika bir arkadaş SuCo. Telefon, cüzdan, laptop ve anahtarlarımla birlikte o da olmazsa olmazım artık.

İnternet üzerinden yapılan yarışmalara/çekilişlere yoğun bir katılım olduğunu düşündüğüm ve birçok kişinin tek değil birkaç farklı hesapla katıldığını gördüğüm ve bildiğim için genellikle itibar etmem. Ancak geçtiğimiz ay theMagger’ın resmi Instagram hesabı üzerinden yapılan ve gündelik hayatımda sıklıkla kullanacağım, hayatımı kolaylaştıracağını düşündüğüm bir hediye veren çekilişe katılıp şansımı denemek istedim, sonunda ise –beklediğimin aksine– kazanan talihlilerden biri oldum.

Kazandığım hediye Alihan ve Zeynep’in doğayı korumak adına yaptıkları bir çağrının parçası olmak ve kendimce küçük de olsa doğaya bir katkı vermek oldu. Bir neslin aşina olduğu “mataramasuko” esprisinden yola çıkan ve kısaca SuCo basit bir matara. Alihan ve Zeynep’in amacı ise her gün daha da kirlenen doğayı temizlemek, temizlemese bile en azından daha da kirlenmesine engel olmak. İşin açıklama kısmını kısa geçip SuCo ve benim SuCo deneyimime geçmek istiyorum.

Evde değil, kafelerde çalışmayı tercih eden biri olarak yanımda sürekli su taşımam gerekiyor. Dizüstü bilgisayarımı yanımdan ayırmadığım, gözlüksüz yapamadığım ve bana zar zor yeten çantamı bir de ıvır zıvırla doldurduğum için suya pek yer kalmıyor. Kendimce ürettiğim çözümse beni yeterince tatmin etmiyor (Su şişelerini içtikçe büzüştürüyordum az yer kaplasın diye). SuCo ise bir orada bir burada olanlar için adeta bir can kurtaran!

SuCo, nasıl üretilmiş, hangi müthiş teknolojinin ürünü beni pek alakadar etmiyor. Benim için en çekici nokta, SuCo’nun tekrar kullanmaya uygun olduğu ve her şeyden öte küçülebilmesi. İkincisi ise; delinmeye, patlamaya karşı ise dayanaklı olması. Yakında Almanya’ya yani musluklardan kireçli bembeyaz suyun aktığı, buna rağmen uzmanların “içmeyin, dikkat edin” diye uyardığı Türkiye’den çıkıp içilebilir suyun aktığı musluklara gidecek biri olarak SuCo’nun faydasını daha da fazla göreceğime eminim. Zira tekrar kullanmak için yanımda sürekli şişe taşımak, hem de sağlıklı olması için cam şişe taşıyor olmaktan bıkmış usanmışken SuCo hem ağırlığı hem kullanılışlı hem de sağlık açısından rakiplerine kıyasla daha zararsız olmasıyla imdadıma yetişiyor adeta.

Renkleriyle bir aksesuar niteliği de kazanan, kullanışlı oluşuyla da yer kaplayan, ağırlık yapan mataralara benzemeyen, 600ml’lik hacmiyle de insanı tatmin eden SuCo’ların henüz kullanmadığım özelliği ise buzdolabına konulabiliyor olması. Zira yapıldığı madde esneyebildiği ve soğukta kimyasal bir reaksiyon yaşanmadığı için suyunuzu gece buzdolabına koyup yolda soğuk suyun tadını da çıkarabilmenizi mümkün kılıyor. Onu da artık yazın deneyeceğiz.

Zeynep ve Alihan’a SuCo’yu bizlerle buluşturduğu için, theMagger’a ise yaptıkları için teşekkürler. Arkadaşına ne hediye alacağını bulamayanlara da önerebileceğim SuCo mataralarını umarım denersiniz, çünkü memnun kalmama gibi bir ihtimaliniz yok!

SuCo’lara www.mataramasu.co adresinden ulaşabilirsiniz!

Fotoğraflar SuCo’nun resmi Instagram hesabı su.co’dan alınmıştır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?