Tasty Cinema: Gastronomi ve Sinemanın Buluştuğu Yer
Yıllardan 2014. İlk Tasty Cinema etkinliklerinden birine davetliyim. Perdede en sevdiğim filmlerden In Bruges var; önümde ise içi numaralandırılmış küçük kutularla dolu büyük bir kutu… Film sırasında perdede numaralar göründüğünde, ilgili kutuyu açıp içindekini ağzımıza atmamız gerektiği söyleniyor. Hangi sahnelerde neler tattığımızı, yanında ne içtiğimizi 12 yıl sonra bugün tabii ki hatırlamıyorum — biri hariç: Filmin en hareketli sahnelerinden silahlı çatışma sahnesi sırasında paketteki şekerlemeleri ağzımıza götürüyoruz. Patlayan şekerler! Sinema deneyimini gerçekten de beş duyuya hitap eden bir hale getirmek bu olsa gerek diye düşünüyorum.
Yıllar sonra, birkaç ay içinde iki kez daha, önce Urla Gastronomi Film Festivali kapsamında, sonra da Zorlu PSM Touche’daki özel bir etkinlikte yolum tekrar kesişiyor Tasty Cinema ile… Bu kez tüm bir filmin tamamı değil, farklı filmlerden farklı sahnelerden oluşan kolajlar çıkıyor karşımıza. Bir yandan ilgili sahneleri izlerken, bir yandan Urla bağlarından üç farklı şarap ya da sponsor markanın biraları eşliğinde özel tarifleri tatmak tam da “sinema ile yemeği aynı tabakta buluşturan” bir deneyim oluyor. Artık ufak kutuların içinde, önceden hazırlanmış yiyeceklerin yerini özel tariflerle o güne özel hazırlanan çok daha katmanlı yiyecekler var. Tasty Cinema için yemek, artık bir filmi izlerken o sahnedeki hissi destekleyen bir araç olmanın ötesinde, başlı başına hikayeler anlatan, filme yeni bir boyut katan bir öğe…
Kurucuları Serdar Paktin ve Hakan Patır ile Tasty Cinema projesini ve sinema ile gastronomiyi nasıl buluşturduklarını, buluşturmaya devam edeceklerini konuştuk.

Temaset Deneyim Stüdyosu’nun ve Tasty Cinema’nın kökleri 2014’e dayanıyor. Nasıl bir araya geldiniz? Gastronomi ve sinema ile kişisel bağlarınız nedir?
Tasty Cinema, gastronomi ile anlatı kurma biçimlerinin kesiştiği bir ihtiyaçtan doğdu. Hakan Patır, yemeği yalnızca lezzet değil, bir ifade ve deneyim aracı olarak ele alan bir üretim pratiğinden geliyor. Serdar Paktin ise markaların ve anlatıların nasıl kurulduğu üzerine, özellikle semiyotik ve kültürel analizler üzerinden çalışıyordu.
Bu iki yaklaşımın kesişiminde, yemeğin de bir anlatı kurabileceği fikri netleşti. Tasty Cinema, bu ortak arayışın bir sonucu olarak ortaya çıktı ve zamanla çoklu duyusal deneyim tasarımı, yaratıcı kurgu, sahneleme ve servis tasarımı gibi katmanların eklenmesiyle bugünkü disiplinlerarası formuna ulaştı.

Tasty Cinema etkinliklerini planlarken aranızda nasıl bir iş bölümü oluyor?
Klasik anlamda ayrışmış bir iş bölümümüz yok; süreçler paralel ve birlikte ilerliyor. Film seçimiyle başlayan süreçte önce anlatının ne söylediğine ve hangi duyguyu taşıdığına bakıyoruz. Ardından projeye dahil olacak şef ve diğer yaratıcı ekip belirleniyor ve deneyimin çerçevesini tanımlayan bir brief oluşturuluyor.
Herkes filmi kendi perspektifinden analiz ettikten sonra ortak bir masa etrafında buluşuyoruz. Burada sahneler, kırılma anları ve duygusal akış birlikte çözülüyor. Nihai deneyim kurgusu da bu kolektif okumanın sonucunda ortaya çıkıyor.
Filmlerdeki yemekleri birebir yeniden üretmek yerine yorumlamayı tercih ediyorsunuz. Bu yaklaşımın nedeni nedir?
Bir sahnedeki yemeği birebir yeniden üretmek, kısa bir tanıma anı yaratır ama deneyimi derinleştirmez. Bizim odağımız nesnenin kendisi değil, onun temsil ettiği duygu ve anlam.
Dolayısıyla bir tabak tasarlarken “ne yeniyor?” sorusundan çok “orada ne hissediliyor?” sorusuyla ilerliyoruz. Amaç reprodüksiyon değil, yeniden yorumlama; yani izleyiciye yeni bir deneyim alanı açmak.

Tasty Cinema’nın arkasındaki ekip yapısı nasıl?
Projenin ölçeğine bağlı olarak genellikle 8–15 kişilik bir ekipten söz edebiliriz. Sabit bir şef ya da mutfak ekibiyle çalışmıyoruz. Her deneyim kendi ihtiyaçlarını belirlediği için o projeye en uygun şefler ve ekiplerle işbirliği yapıyoruz. Bu esnek yapı, her etkinliğin kendi karakterini oluşturmasını sağlıyor.
Markalarla çalıştığınızda onları deneyimin parçası haline nasıl getiriyorsunuz?
Markayı görünür kılmak için değil, anlamlı kılmak için çalışıyoruz. Eğer bir marka yalnızca görünürlük istiyorsa, bu format onlar için çok uygun değil. Ama bir marka kendi hikâyesini deneyimin içine yerleştirmek istiyor, onu insanların görmesini değil, yaşamasını istiyorsa, o zaman güçlü bir birliktelik oluşuyor. Bu noktada, bizim için marka işbirliği dışarıdan eklenen bir unsur değil; deneyimin içinden konuşan bir katman haline geliyor.

Katılımcılar sizin öngördüğünüzün ötesinde bağlantılar kuruyor mu?
Evet, oldukça sık. Aslında bu durum Tasty Cinema’nın temel hedeflerinden biriyle doğrudan ilişkili: Biz deneyimleri tasarlarken duygular ve hisler arasında bir ayrım yapıyoruz. Duygular daha anlık ve biyolojik; hisler ise bu deneyimin zihinsel olarak işlenmiş hâli.
Kurduğumuz yapı, bu geçişi mümkün kılacak bir alan açıyor. Katılımcıların farklı bağlantılar kurması da buradan geliyor; çünkü herkes kendi geçmişi ve algısıyla deneyimin içine giriyor. Ve sonuç olarak yaşadıkları duyguları iyi tanımlanmış hislere dönüştürüyorlar.
Farklı konseptlerde çalışmak yaklaşımınızı değiştiriyor mu?
Tasty Cinema sabit bir format değil, bir yaklaşım. Bazen tek bir film üzerinden ilerliyoruz, bazen tematik kurgular kuruyoruz, bazen de tek bir ürün üzerinden bir anlatı geliştiriyoruz. Değişen şey kullandığımız araçlar; değişmeyen şey ise sahip olduğumuz düşünme biçimi. Önce amaç tanımlanıyor, sonra yapı kuruluyor.

Güncel sinemadan sevdiğiniz bir örnek ve ona karşılık gelen bir tat yorumu desem?
Son dönemde öne çıkan filmlerden biri Conclave (2024). Bu filmden yola çıkarak bir tabak tasarlasaydık, ana fikri “kontrollü gerilim” olurdu. Dışarıdan sade görünen ama içinde katman katman açılan, giderek yoğunlaşan ve finalde uzun bir iz bırakan bir tat yapısı. Görsel olarak sakin ama içsel olarak sürekli hareket halinde bir yapı.
2026 için neler planlıyorsunuz? Okuyucular sizi nasıl takip edebilir?
2026’da deneysel ve katılımcının daha aktif olduğu formatlar öne çıkacak. Daha teatral yapılar, masa etrafında gelişen anlatılar ve bazı uluslararası projeler üzerinde çalışıyoruz.
Bizi Instagram üzerinden @tastycinema, @te.mas.et ve @soundblended hesaplarından takip edebilirler. Ayrıca e-bülten ve WhatsApp kanallarımız üzerinden özel ve gizli duyurular yapıyoruz. Etkinlikler sınırlı kontenjanla gerçekleştiği için bu kanalları yakından takip etmek önemli.


Emre Eminoğlu







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!