Kendi kendine geçirdiğin zamanı  filmlerle, müzikle, kitaplarla, sanatla, yeni yerler keşfederek ve yeni şeyler öğrenerek doldur. Kaliteli zamanlar, güzel anılar biriktir. Bunları yaparken yalnız olmak istemiyorsan sevdiklerini ve HP Spectre x360’ını da bu kaliteli zamanlara dahil et. Geçirdiğin her dakikanın çok değerli olduğunu ve tek bir hayatın olduğunu unutma! 

Hayatı hikayelerle yaşa…

İyi filmler izle. İyi dizilere kendini kaptır. 

İyi bir hikâye seni daima peşinden sürükleyecektir. İyi bir hikaye, ister elinde tuttuğun bir kitapta, ister karşısına geçtiğin bir filmde, ister sezon sezon izlenen bir dizide olsun, bir yandan ardından olacakları merak ettiğin, bir yandan da sonu keşke gelmese diye daha fazla okumaya ya da izlemeye kıyamadığın bir ikileme yol açacak olandır. Kendini onun yerine koyduğun kahramanlar, kapıları ardına kadar açılan yeni dünyalar, bazen gözyaşı bazen kahkahayı beraberinde getiren olaylar… Bugün hikaye anlatanlar, yaratıcı dünyalarını bizimle paylaşanlar o kadar muhteşem şeyler üretiyor ki, seçenekler belki de hiç olmadığı kadar fazla. Ama bir yandan da onları en kolay ve en rahat şekilde tüketebilmen için seçenekler artmış durumda. Netflix ve benzeri birçok yabancı ya da yerli platform sayesinde, herkesin konuştuğu o bağımlılık yaratan diziyi anında izle – üstelik bir sonraki bölümün gelmesi için haftalarca beklemek zorunda kalmadan. Çok merak ettiğin bir filmi yine dijital platformlarda bul ya da DVD’sini alır almaz HP Spectre x360‘ına tak ve başlat.

Dizi ve filmlere gelince… Netflix’te bir oturuşta bitirmek isteyeceğin en yeni dizilerden biri, Emma Stone ve Jonah Hill’i buluşturan, görselliğiyle büyüleyen, bilimkurgu, karakomediyi harmanlayan Maniac. Geçmişte mi gelecekte mi geçtiğini uzun uzun düşüneceğin, insan psikolojisinin sınırlarını keşfedeceğin tuhaf bir minidizi bu. Hikayelerini en yaratıcı ve en renkli şekilde anlatmaya bayılan Wes Anderson’ın stop-motion animasyon formatında çektiği son filmi Isle of Dogs iseDVD’sine ulaşabileceğin en yeni filmlerden biri. Japonya’da karantina altına alınan bir ada dolusu köpeğin yanına kaçarak çok sevdiği köpeğini arayan bir çocuğun macerasını anlatan film, bu yılın en eğlenceli animasyonlarındandı. Sinema salonunda film izlemeyi sevenlerdensen, Filmekimi’nin yaklaştığını da unutma! Şu sıralar theMagger dahil birçok websitesi, platform ve blogda farklı önerilere rastlayabileceksin. HP Spectre x360‘ın başında geçireceği bir saat ve okuyacağın birkaç yazı, 50’ye yakın filmin bulunduğu Filmekimi’nde en doğru seçimleri yapmanı kolaylaştıracak. Örneğin çok sevdiğimiz yazarlardan Haruki Murakami’nin bir öyküsünden uyarlanan Güney Kore filmi Beoning / Burning ya da tuhaf uzaylıların bir Fransız kasabasını istila ettiği durum komedisi, dört bölümlük minidizi formatında çekilen Coincoin et les z’inhumains / Coincoin and the Extra Humans‘a ne dersin?

 

Hayatı müzikle yaşa…

Doya doya müzik dinle. Kendine iyi gelen listeler yap. Konserden konsere koş.

Müziksiz bir hayat düşünemiyorsun, değil mi? Evde ya da sokakta, kütüphanede ya da sporda, yolda ya da yatakta; kulaklığın daima kulağında, değil mi? Peki kulaklığında çalan nedir? Her gün yeni listeler yapmak, yeni müzikler keşfetmek ve ardından kendi müzik zevkini sevdiklerinle paylaşmanın en iyi yolu çalma listeleri arasında gezinmek ve kendi çalma listelerini oluşturmak. HP Spectre x360′ını nereye taşırsan, tüm listelerin ve tüm müzik kütüphanen de seninle gelecek, sevdiğin müzikleri sevdiklerine dinleterek hoşça vakit geçirebileceksin.

Tabii müzik dinlemenin katbekat güzelleştiği anlar ve ortamlar festival ve konserler… Sevdiğin sanatçı ve grupların senin şehrinde konser verecek olduğunu görmenin mutluluğu başka. Ama kim demiş konser takviminde adını ilk kez duyduğun bir sanatçı ya da grubun kısa sürede tüm albümlerini dinleyip hayranı olamazsın diye! Şimdi hemen gir Spotify ya da Youtube’a, yaklaşan İstanbul konserleri bulunan şu iki isme bir göz at: Surf rock’ın gitarları, garage rock’ın lo-fi klavyeleri ve 60’lar estetiğini birleştiren Seattlelı sur-rock grubu La Luz, 10 Ekim’de Salon’da olacak. “Youtube çağının Warhol’u” diye anılan, elektropop müziğin en genç temsilcilerinden Poppy ise 3 Ekim’de Babylon’da…  Tabii onları çoktan tanıyorsan ve dinliyorsan da canlı dinlemek için sabırsızlanmaya başla.

 

Hayatı sanatla yaşa…

Sanata vakit ayır. Daha çok araştır, daha çok bilgi sahibi ol, yorumlarını paylaş.

Farklı sanatçılarla tanışmak, sanatın farklı alanlarında en yeni üretimlere tanık olmak için belki de dünya üzerindeki en zengin şehirlerden birinde yaşıyoruz. Özellikle yeni kültür ve sanat sezonunun açıldığı sonbahar aylarında, dört bir yandaki müze, galeri ve sanat alanlarında yepyeni sergiler seni bekliyor. Bugünlerde Beyoğlu ve çevresindeki 6 mekanda bulunan ve 4 Kasım’a kadar sürecek 4. İstanbul Tasarım Bienali‘ni gezmen muhtemelen günlerini alacak, o yüzden hiçbir detayı kaçırmadan, tadını çıkararak gezmek için elini çabuk tut. İlgini çekebileceğini düşündüğümüz bir diğer sergi ise 3 boyutlu görüntüleme çalışmaları, sanal yerleştirmeler, video ve sanal gerçeklik kullanan işlerden oluşan Envanter başlıklı sergi. Art On İstanbul’da 20 Ekim’e kadar ziyaret edebileceğin bu sergideki işler, Erdal İnci, Çağrı Taşkın ve Serkan Kaptan‘dan oluşan sanatçı kolektifi Odviz‘e ait.

Sanatın gücünü keşfetmeni sağlayacak tek yol sergi sergi gezmek değil. Araştırmak, okumak, farklı sanatçıların eserlerini karşılaştırmak da sanatın etkileyiciliğinin farkına varman için önemli bir yol. İnternette sanata dair ulaşabileceklerinin, eserlerin önünde çekilmiş Instagram fotoğraflarından ibaret olduğunu asla düşünme. Seninle aynı sergileri ziyaret etmiş, seninle aynı sanatçılarla ilgilenen kişilerin yorum, inceleme ve eleştirileri sana ilham verecek, seni yeni ilgi alanlarıyla tanıştıracak ve gördüklerini daha iyi yorumlamanı sağlayacak birçok bilgiyle dolu.

 

Hayatı seyahat ederek yaşa…

Hayalindeki gezileri, seyahatleri planla. Keşfet, seyahat et, kendi gözlerinle gör.

Alıştığın tempodan, rutinden ve ne yazık ki şehir hayatının bir parçasına dönüşmüş stresten uzaklaşmak, herkes gibi sana da iyi gelecek. Bunun için dünyanın uzak bir ucuna doğru seyahate çıkman da şart değil, şehrin birkaç saat uzağındaki bir göl kenarı, huzur veren bir otel ya da kendini doğaya veya macera sporlarına bırakabileceğin bir yer, ufak bir kaçamakla nefes almanı sağlayacak. Ya da zamanın ve bütçen varsa ve o görmeyi çok istediğin şehre sonunda gitme fırsatı buluyorsan, yeni bir kültürle tanışmak, daha önce hiç tatmadığın, görmediğin, bilmediğin şeylerle mutlu olmak mümkün. İşte şehir yaşamına verdiğin bu molayı en verimli şekilde kullanmak için gitmeden önce detaylı bir planlama ve araştırma yapmayı unutma. Önce blog blog, site site gez ki, sonra sokak sokak gezerken neyi aradığını, neyi kaçırmaman gerektiğini bilesin.

Sonunda o gün geldiğinde ve yola çıktığında yanına HP Spectre x360′ını ve tabii kameranı almayı ihmal etme. Senin de başkalarına yol gösterebilmen, tavsiyelerde bulunabilmen için kendi gezi notlarını eksiksiz tutman, seni mutlu eden her detayı hiç unutmamak için ölümsüzleştirmen gerekiyor çünkü. Çektiğin fotoğraflara yalnızca HP Spectre x360′ni ya da telefonunun ekranından bakma, daha da somutlaştır; hemen çıktısını al ve odanın duvarlarını Türkiye’nin ya da dünyanın farklı köşelerinde sevdiklerinle çekilmiş, kocaman gülümsediğin o fotoğraflarla doldur.

Kendine zaman ayır. Sevdiklerine zaman ayır. HP Spectre x360 hep yanında olsun. 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN