Ürettikleri Indie Instrumental müzik ile dinleyiciyi bireysel bir ses yolculuğuna çıkarıp, o ses yolculuğunda kişinin kendi anlamını yaratmasına ve duygusunu keşfetmesine alan tanıyan, bazen geçmişten bir an’a bazen de gelecekten bir olasılığa götüren The Flabbies müzik grubunun üyeleri Oğuz Kont, Sarp Dağlar Şahin ve Can Sürmen ile gerçekleştirdiğimiz sohbete gelin yakından bakalım!

The The Flabbies olarak 2015 senesinden beri üretim yaptığınızı ve Can Sürmen’in katılması ile de üç kişilik grup formunu aldığınızı biliyorum. Nasıl oldu da yollarınız kesişti ve The Flabbies adı altında toplanıp, müzik üretmeye karar verdiniz? Ayrıca The Flabbies başlarda iki kişilik bir grup iken Can Sürmen’in katılması ile 3 kişilik bir gruba dönüştü. Bu dönüşüm müziğinize/üretim sürecinize nasıl yansıdı?

Oğuz Kont: Biz teşekkür ederiz :). 2015’ten bu yana The Flabbies ile ilgili birçok düşüncemiz oldu aslında. Bunlardan bazılarını hayata geçirdik, bazıları kenarda fikir olarak kaldı. Benim Can’la arkadaşlığım yine 2015 yılına dayanıyor. Yıllar içerisinde The Flabbies’e uygun bir davulcu bulma ihtiyacımız giderek arttı ve benim aklımda da Can her zaman vardı. Birkaç sohbetin ardından hemen çalışmaya başladık. Üretim açısından bende oldukça pozitif etki yarattı. Özellikle canlı performanslarda davulcu olması enerjiyi başka bir noktaya taşıyor. 2022 yılına kadar canlı performans tarafını göz ardı ederek şarkı yapıyordum fakat Can gibi efektif bir davulcu grubunuzda olunca üretim süreci de olumlu yönde etkileniyor.

Sarp Dağlar Şahin: Üretim sürecimiz yavaş yavaş dönüşüyor. Daha önce iki gitar karşılıklı oturup bir şeyler ortaya çıkarırken, şimdi daha kapsamlı bir şekilde stüdyoda ekip olarak üretim yapabiliyoruz. Bu da doğal olarak vizyonumuzu genişletiyor 

Can Sürmen: Oğuz ile ben eskiden tanışıyorduk ve ben grubu uzun süredir severek dinliyordum. Oğuz ile birkaç buluşmamız sonrası bana grupta yer almak isteyip istemediğimi sordu, ben de seve seve kabul ettim.

Peki sizce kolektif bir şekilde müzik üretmenin avantajları ve zorlayıcı yönleri neler?

Oğuz Kont: Kolektif olarak şarkı üretmenin püf noktası; bolca dinlemek. Herkes ortak noktada buluşup birbirini dinlediği zaman ortaya çıkan şarkı çok daha iyi oluyor.

Sarp Dağlar Şahin: Müziğin doğası paylaşım. Paylaşım arttıkça daha güzel işler ortaya çıkabiliyor.

Can Sürmen: Her kafadan bir ses çıkan bir durum ne kadar zor görünse de, birbirini dinleyen ve saygı duyan bir ekipte her türlü kolektiflik avantaj diyebilirim.

Kaynaklarda müziğinizi tanımlamak için çoğunlukla post-rock ve shoegaze terimleri kullanıyor. Peki siz müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz? 2015 yılında çıkardığınız 3’lü EP (Gentrification, Rooftop Planet, Feels Like Home)’den bu yana müziğinizde bir dönüşümden/değişimden bahsedebilir miyiz?

Oğuz Kont: 2015 yılından beri müziğimiz birçok farklı genreda tanımlandı. Biz mümkün olduğunca bu konu hakkında yönlendirme yapmak istemedik ve her seferinde içimizden geldiği gibi müzik yapıyoruz dedik. Fakat artık bu bakış açımız değişti. Indie Instrumental müzik yapıyoruz.

Sarp Dağlar Şahin: Müziğimiz hiçbir zaman tekdüze olmadı. İçimizden geldiği gibi sürekli geliştirmeye çalıştık. Bu gelişimin hiçbir zaman duracağını sanmıyorum. İçten bir şekilde müziğimiz şu tarzın içerisinde yer alıyor diyemiyorum ama bir genre söylemem gerekirse ben de Indie Instrumental derim.

Enstrümantal müzik popular kültürümüzde o kadar da aşina olduğumuz bir tür değil. Müziğinizin anlaşılması konusunda tedirginlik yaşadınız mı ya da zaman zaman yaşıyor musunuz?

Oğuz Kont: Anlaşılmasıyla ilgili bir tedirginlik yaşadık diyemem aslında. Enstrümantal müzik yapmanın birçok dezavantajı var ama birçok avantajı da var. İnsanlara enstrümantal müziği sevdirdiğimiz için mutluyum.

Can Sürmen: Gerçekten emek verilmiş, tutarlı ve devamlı üretimin bir yere gelmeme ihtimalini görmüyorum.

Müziğinizin lirik içermeyen dokusu, şarkının dinleyicide yaratacağı duygusal,bilişsel deneyimleri daha kişisel bir hale getiriyor diye düşünüyorum. Böylece çalınan parça bir kişi için daha hüzünlü duyguları ve anıları aktive ederken, bir başkası için çok daha olumlu hissettiren duygularla/an’larla ilişkilendirilebiliyor. Dinleyici için şarkının bileşenleri bu kadar değişken iken siz yaratım sürecinizde ortak bir duyguya da hikaye odaklanıp, belli bir alt metne yoğunlaşıyor musunuz?

Oğuz Kont: Üretim sürecinde çok ilginç şeyler olabiliyor. Genel olarak bizim şarkılarımızın final halini alması uzun sürmüyor ve çıkış noktamızdan sapmıyoruz. Fakat bazı şarkıların üretim süreci uzuyor ve farklı hissiyatlar devreye giriyor. Şarkıların ilk kayıtlarını yedekliyoruz ve bütün geçtiği aşamaları dinliyoruz. %99 ilk kayıtlar yayınlanıyor.

Sarp Dağlar Şahin: Kendi adıma üretim sürecinde net bir alt metne yoğunlaşmıyorum. Ancak o dönem günlük hayatımda yaşadığım tüm duygular çaldığım melodilere yansıyor.

Can Sürmen: Bir şeye odaklanmaktansa, hepimizin hissettiklerinin karışımını sunuyoruz diyebilirim. Ondan sonrası dinleyiciye kalmış.

Enstrümantal odaklı müziğe yönelik ilgiyi nasıl buluyorsunuz? Dinleyicilerden gelen geri bildirim nasıl?

Oğuz Kont: Yıllar içerisinde enstrümantal müziğe olan ilgi arttı. Daha da artacak diye düşünüyorum. Popüler kültürde sunulan şeyler birbirinin kopyası. Dolayısıyla orijinal olana talep artıyor. Dinleyicilerden gelen tepkiler de bu yönde.

Sarp Dağlar Şahin: Konserler insanların bakış açısını bir hayli değiştiriyor. Aslında Spotify üzerinden dinlenen versiyonlar ile bizim canlı performansımız arasında da ister istemez bir enerji farkı ortaya çıkıyor. O yüzden herkesi konserlere bekliyoruz. 🙂

Can Sürmen: Ben bu tarza aşina ve seven bir kitlenin olduğunu görüyorum. Hatta bu kitle tahmin edilenden daha fazla bence. Biz ve bizim gibi grupların artmasıyla kesinlikle dinleyici sayısı daha da artacaktır.

Sizce mekanlar/festivaller, Indie Instrumental müzik türüne alan açıp, müziğinizi tanıtmanız ve ulaştırmanız için destekleyici tavır sergiliyor mu? Bu alanda zorluk/lar yaşadınız mı?

Sarp Dağlar Şahin: Maalesef bir önyargı olabiliyor. Ancak destekleyen mekanlar ve festivallere haksızlık edemem. Bizi dinleyip, izledikçe bu önyargının kırıldığını canlı olarak görüyoruz.

Can Sürmen: Türkiye’de alışık olunmayan bir şeyi insanlara dinletmek kolay değil tabii ki ama sağ olsun bize destek veren insanlar var ve zaman içinde bizi tanıdıkça daha da artacağına eminim. 

Konser dinamiklerinizden bahsedelim isterim. Konserde, müzik için görsel dünya yaratmaya nasıl bakıyorsunuz? Sizin için ideal konser dinamikleri nelerdir?

Oğuz Kont: İdeal konser dinamiği, etkili performans bence. Enstrümantal müziği canlı bir şekilde icra ederken bütün hissiyatı karşı tarafa aktarmanız gerekiyor. Daha önce bunun negatif etkilerini yaşadık ve ders çıkardık. Artık canlı performanslarımız ayrıca birer şova dönüştü. Her konser birbirinden farklı bir deneyim barındırıyor ve bir konserde yaşanan deneyim bir sonrakinde farklılaşıyor. Dolayısıyla kaçırmamakta fayda var.

Sarp Dağlar Şahin: Biz konserlerimizi bir deneyim olarak tanımlıyoruz. Demin de söylediğim gibi Spotify’daki The Flabbies ile konserdeki bambaşka. Canlı çalarken farklı bir enerji ortaya çıkıyor. Ve bunu ışık ve görsellerle birleştirmeyi seviyoruz. Bu konuda farklı planlarımız var. Gerçekleştirdikçe bundan daha çok söz edileceğini göreceğiz.

Can Sürmen: Her konserimiz için farklı detaylar yaratmaya çalışıyoruz çünkü bir konsere sadece bir dinleti gibi değil baştan sona bir tecrübe olarak bakıyoruz. Bu noktada görsel taraf bu tecrübenin en önemli unsurlarından.

Konser anıları çok keyifli an’lara ev sahipliği yapabiliyor. Peki sizin unutamadığınız bir konser anınız var mı?

Can Sürmen: Eski dönemlerde, çaldığımız bir mekandaki ekipman eksikliği yüzünden çocuk davulu ile çalmak zorunda kalmıştım. Hala arada hatırlar güleriz.

Konser demişken, gelecek konser planlarınızı sorsam… Sizi ne zaman ve nerede canlı olarak dinleyebiliriz? Paylaşabileceğiniz yakın/uzak gelecek planlarınız var mı?

Oğuz Kont: Yukarıda da bahsettiğim gibi, her konser dinleyici için apayrı bir deneyim barındırıyor. Konserleri planlarken çok fazla detay çalışıyoruz ve kalabalık bir ekiple birlikte hareket ediyoruz. Sadece çıkıp çalıp geçmek istemiyoruz. 2023 yılı için şu an yoğun bir takvim üzerinde çalışıyoruz.

Kapak Fotoğrafı: The Flabbies

İlginizi çekebilir: Ezgi Cenk’ten Mellow Mood İle: Reggae Müziği Üzerine