Türkiye’nin her yanı, aklınıza en son gelecek köşeleri bile belki, bu toprakların kültürel, tarihi ve arkeolojik zenginliklerini yansıtan, kendileri de tarihi ve mimari eser niteliğindeki büyük ve ilgi çekici müzelerle dolu. İşte bu yaz Türkiye’nin farklı köşelerini keşfetmek isteyenler için, 6 etkileyici müze önerisi…

Baksı Müzesi | Bayburt

Fotoğraf: kuzeykasabasi.wordpress.com

Türkiye’nin en iyi müzelerinden birinin Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu arasındaki Bayburt’ta bulunduğunu biliyor muydunuz? Eski adı Baksı olan Bayraktar köyünde yer alan bu müze, çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarını aynı çatı altında topluyor ve Türkiye’den birçok sanatçının işlerini bir araya getiriyor. Bir zamanlar böyle bir müzeyi kurmak, Bayburt doğumlu sanatçı Hüsamettin Koçan’ın hayaliymiş. Sanat birikimini doğduğu topraklara taşımak isteyen sanatçının bu hayali 2005 yılında kurduğu Baksı Kültür Sanat Vakfı’nın yıllar süren çalışmalarıyla, devletten hiçbir yardım almadan 2010 yılında gerçekleşmiş. Mimarı Sinan Genim’in etkileyici ve bozkırla uyumlu projesi sayesinde dış görünümü de oldukça etkileyici olan müze, bugün bir çağdaş sanat ve geleneksel sanatlar müzesi olmanın yanında, halk sanatları araştırma ve uygulama merkezi olarak da işlev görüyor. Baksı Müzesi’nde eserlerini bulabileceğiniz sanatçılar arasında Gülsün Karamustafa’dan Koray Ariş’e, Füsun Onur’dan Hale Tenger’e, Seçkin Pirim’den Murat Morova’ya birçok önemli sanatçı yer alıyor.  Bu arada merak edenler için, “Baksı”, Kırgız Türkçesinde “şaman” anlamına geliyor.

 

Bursa Kent Müzesi | Bursa

Fotoğraf: dergibursa.com.tr

Bursa’nın Osmangazi mahallesinde 1926 yılında inşa edilen ve 75 yıl boyunca Bursa Adliyesi olarak kullanılan bina, bugün Bursa Kent Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Bursa ile ilgili ne varsa, bu müzede bulabileceğinizi söylesek yanlış olmaz. Kent ve kent tarihiyle ilgili belge, eşya, kitap, görsel malzeme, ses ve görüntü kayıtlarını koleksiyonuna ekleyen ve bunları sürekli ve süreli sergilerle halka açan müzenin üç katı üç farklı konseptle ziyaretçilerini bekliyor. Zemin katta “Uygarlıklar Kenti Bursa” sergisi yer alıyor; bu sergide kentteki ilk uygarlık izlerinden Osmanlı dönemi ve Kurtuluş Savaşı’nda kentte yaşananlara kadar birçok detayla buluşabiliyorsunuz. “Çağdaş Bursa” bölümü ise bugünkü Bursa’nın nasıl kurulduğunu ve geliştiğini gözler önüne seriyor. Müzenin bodrum katı “El Sanatları Çarşısı” adını taşıyor ve bu isim boşa verilmemiş: 18. yüzyılda Avrupalı seyyahların çektiği fotoğraflar kaynak alınarak düzenlenen bu kat, çeşitli canlandırmalar ve yerleştirmelere hem kendinizi yemenici, bıçakçı, şekerci, marangoz, semerci, bakırcı ve çinici tezgahları arasında gezindiğiniz bir çarşıda hissetmenizi sağlıyor hem de günümüz Bursa’sı ve çevresinde yok olmaya yüz tutmuş el sanatlarıyla ilgili bilgilendiriyor. Müzenin üst katında ise yaşayan Bursa ya da başka bir deyişle Bursa’da yaşam anlatılıyor. Hacivat ve Karagöz’ün öyküsü Bursaspor’un öyküsüyle, yıllar boyunca Bursa’da giyimin detayları gelenek ve görenekler hakkında bilgilerle aynı çatı altında buluşuyor.

 

CerModern | Ankara

Fotoğraf: bluesyemre.com

Cer Modern’den bahsetmeden önce, isminden bahsedelim; evet, yazıldığı gibi, ‘c’ ile okuyabilirsiniz. Müzenin adı, lokomotiflerin nihai güç aktarımı olan cerden geliyor. Çünkü bugün Ankara Garı’nın yanıbaşında yer alan Cer Modern’in bulunduğu binalar, restorasyon öncesinde cer atölyeleri olarak kullanılmaktaymış. Bir koleksiyonu bulunmayan ve sergi alanlarında düzenli olarak çağdaş sanat ve fotoğraf sergilerine yer veren Cer Modern, Ankara’daki en güzel ve en etkileyici müzelerden biri. 2010 yılında açılan müze, bugüne kadar Nuri Bilge Ceylan’dan Grayson Perry’e, Steve McCurry’den Robert Montgomery’e Türkiye ve dünyadan birçok önemli sanatçının sergilerine ev sahipliği yaptı, aynı zamanda çeşitli etkinlik, atölye, söyleşi ve film gösterimleriyle Ankaralıları kültür ve sanatın farklı dallarıyla buluşturdu. Cer Modern’i ne zaman ziyaret ederseniz edin, müzenin önünde yer alan eski tren vagonları kadar dikkatinizi çekecek bir de eser göreceksiniz: Su Perileri. Bu bronz heykel 1924 yılında Şehremini Asaf Bey tarafından İtalya’dan getirilmiş ve Hacettepe Parkı’na yerleştirilmiş, yıllar içinde Kızılay Meydanı, Gençlik Parkı ve Tandoğan Meydanı gibi birçok farklı noktada kentlilerle buluşmuş. 1992 yılında geçici olarak depoya kaldırılan ve 18 yıl burada unutulan heykelin bugün Cer Modern’in avlusunda yer alması sevindirici. Riyaset-i Cumhur Senfoni Orkestrası’nın ilk konserlerini bu heykelin çevresinde verdiği ve Atatürk’ün bu anıtın çevresinde konser dinlediği de heykelle ilgili bilinenler arasında…

 

Çorum Arkeoloji ve Etnografya Müzesi | Çorum

Fotoğraf: murselcavus.com

Çorum, Orta Anadolu’nun birçok kenti gibi, başta Hitit uygarlığı olmak üzere birçok uygarlığın izlerini taşıyan höyüklerle ve arkeolojik, tarihi zenginliklerle dolu. Geçmişi ta 1968 yılına dayanan Çorum Müzesi’nin çekirdeğini de Alacahöyük, Boğazköy, Ortaköy, Eskiyapar, Pazarlı, Kuşsaray ve Alişarhöyük’ten çıkan buluntular oluşturuyor. Koleksiyonda Hellenistik, Roma, Bizans, Hitit, Frig, Kalkolitik ve Eski Tunç dönemlerden de eserler yer alıyor. Etnografik ve arkeolojik eserlerin bir arada bulunduğu bu müzede bahçedeki Hitit dönemine ait boğa tasvirli çeşmeyle karşılanacak, Hitit arabası simülasyonuyla bir Hitit kentinde gezecek, Selçuklu ve Osmanlı ahşap ve maden eserlerini, silahlarını, el yazmalarını inceleyecek, Roma ve Bizans heykellerine, mezar stelleri ve mil taşlarına göz atacak ve Çorum yöresinin halı ve kilimleri, takıları ve süs eşyalarıyla geleneksel sanatların usta işi örnekleriyle karşılaşacaksınız.

 

Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesi | Şanlıurfa

Fotoğraf: ilkha.com

1969 yılında ilk kez ziyaret açılan, geniş alanı ve mimarisiyle dikkat çeken yeni binası ise 2015 yılında açılan Şanlıurfa Müzesi iki önemli bölümden oluşuyor: Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Şanlıurfa Mozaik Müzesi. Göbeklitepe’yi duymuşsunuzdur, dünyanın en eski tapınağının gün yüzüne çıkarıldığı bu önemli kazı alanından bulunanlar ve orayla ilgili canlandırmalar, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nin belki de en önemli parçalarını oluşturuyor. Neolitik döneme tarihlenen, insan boyutlarında yapılmış dünyanın en eski heykellerinden “Balıklıgöl Adamı” da bu müzede bulunuyor. Bir başka ilk de Şanlıurfa Mozaik Müzesi’nde: Savaşçı Amazon kadınlarını dünyada ilk olarak mozaiğe resmedilmiş hallerini burada görebiliyorsunuz. Müzenin bu bölümünde yer alan mozaiklerin birçoğu, Balıklıgöl’ün kuzeyindeki Haleplibahçe’de tesadüfen bulunmuş ve burada yapılan kazıların ardından bir saray, bir hamam ve bir geometrik villa meydana çıkarılmış. Güneydoğu Anadolu’nun sadece lezzetleri ve kültürüyle değil, en az Batı ve Orta Anadolu kadar arkeolojik zenginlikleriyle de keşfedilmesi gerektiğini unutmamak şart!

 

Zeugma Mozaik Müzesi | Gaziantep

Fotoğraf: geziyorumgoruyorum.wordpress.com

Alfabetik olarak son sırada yer alıyor olabilir ama, Zeugma Mozaik Müzesi yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada görmeniz gereken en önemli arkeoloji müzelerinden biri. Çağımızın en önemli arkeolojik keşiflerinden olan Zeugma Antik Kenti’nden çıkartılan, toplam olarak 2500 m²’lik alan kaplayan ve bu dönemde sanatın ulaştığı zirve noktasını gösteren mozaikler müzede sergileniyor, en önemlisi ve en tanınanı ise kuşkusuz MS 2. yüzyıla tarihlenen Maenad Mozaiği ya da bilinen adıyla “Çingene Kızı Mozaiği”. Diğer yandan, “Zeugma’nın Mona Lisa’sı” da denen bu mozaik, müzedeki diğer mozaik panellerin yanında oldukça küçük bile kalıyor diyebiliriz. Zeugma Antik Kenti‘ndeki Poseidon ve Euphrates villalarının tüm duvarları ve hatta tabanlarının bazıların 500.000 parçadan oluşan mozaik ve fresklerle süslenmiş olması kentin zenginliğinin kanıtları ve müzede görebilecekleriniz arasında. MÖ 300’de Büyük İskender tarafından kurulmuş Zeugma, geçmişin zenginliğini ve ihtişamını özünden neredeyse hiçbir şey kaybetmeden günümüze taşımayı başarıyor.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?