Tiyatro Pera, yeni sezonu yeni oyunuyla açanlardan. İlk olarak 20. İstanbul Tiyatro Festivalinde sahneye koydukları Vanya, Sonya, Maşa ve Spike, bir aile sıcaklığında ve muhteşem oyuncularla Çehov’un izleseydi en az bizler kadar seveceği bir oyun olmuş.

vsm1

Tiyatro Pera’nın bu sezon yeniler repertuarında Vanya, Sonya, Maşa ve Spike var. Amerikalı Yazar Christopher Durang’ın ödüllü bu eseri, Çehov’un oyunlarına göndermelerle örülü bir aile hikayesine dayanıyor. Pensilvanya’da göl kenarındaki bir evde tıpkı Çehov karakterlerinde olduğu gibi, yalnızlıktan ve kısır döngü hayatlarından sıkılmış Vanya ve üvey kardeşi Sonya var. Yaşamları, çok uzaklarda yaşayan film yıldızı kardeşleri Maşa’nın playboy sevgilisi Spike’la çıkagelmesiyle birden dalgalanıyor. Hesaplaşmalar, çatışmalar, iftiralar ve itiraflar, biraz dedikodu ve biraz da skandallarla oyun iki perde boyunca bizi alıp götürüyor.

İnsanın başına gelebilen en güzel şey bir aileye sahip olması, bir ailenin çocuklarına vereceği en özel hediye ise kardeşlerdir. Kan bağı değil gönül bağıdır kardeşliği belirleyen. Bir aile ayakta kalmak istiyorsa en çok değerlerine sahip çıkmalıdır. Hayat bizi farklı yerlere, kardeşleri de farklı tercihlere ve uzak diyarlara savurur ancak sağlam değerleri varsa gün gelir, dağılan her fert bir mıknatıs gibi birbirini çeker ve kenetler. İşte bu nedenlerle insan, oyun boyunca aile sıcaklığını içinde hissediyor ve çıkar çıkmaz önce kardeşlerine sarılası geliyor.

vsm4

Oyun, ailenin önemi dışında o kadar çok şey anlatıyor ki: her şeyi yaşamdan beklememek gerektiğini, bazı şeyleri değiştirmenin ve yön vermenin de sizin elinizde olduğunu, umudun hiç kaybedilmemesini, birden makus talihinizin dönebileceğini, her zaman her şeyin göründüğü kadar basit olmadığı, bilip bilmeden konuşmanın ve yargılamanın işe yaramadığını ve son olarak aşkın da her derdin devası olduğu (her zaman değil belki ama en azından burada aşkın gülümseten yüzünü görüyoruz)…

vsm2

Oyuncular isimlerini Çehov’un karakterleri Vanya, Sonya, Maşa ve hatta Kassandra’dan alıyor ancak yazar bunu kör gözüne parmağım gibi oyunlarını direkt kopyala-yapıştır gibi yapmamış. Çehov’un oyunlarını çağrıştıran olaylar ön planda ve oyunun yönetmeni Yücel Erten de o kadar güzel bir şekilde sahneye koymuş ki, Çehov izlese ayakta alkışlardı. Reji çok iyi, oyunun uzunluğuna rağmen sıkmadan bizi sürüklemesi çok iyi ve oyunun kendisi için ne kadar değerli olduğunu bize yansıtması çok çok iyi. Oyunun çevirisi Nesrin Kazankaya’ya ait ve bu konudaki hassasiyetimin burada sükut-u hayale uğramadığını gördüm. Kulaklarımı tırmalayan bazı yerler, bazı ifadeler olsa da genel olarak yapaylıktan uzak oluşunu düşününce bu olumsuzlukların sözü bile edilmiyor.

vsm7

Oyunu izlemek istememin en büyük nedeni usta oyuncu kadrosuydu ve alkışımın da en büyük nedeni yine bu harika kadro oldu. Sahnede zaten Şerif Erol, Tilbe Saran, Nesrin Kazankaya varsa ve bunlara Başak Meşe ve genç yeteneklerden Doğan Akdoğan ve Gamze İpek eşlik ediyorsa biz tiyatroseverlerin keyfi doruklardadır demektir. Tilbe Saran’ı yıllar sonra yine sahnede görüp özlemimi giderdim, Başak Meşe’nin enerjisine ve canlandırdığı karakterin deli-dolu hallerine güldüm ve en çok da Şerif Erol’u alkışladım. Nasıl, nasıl ve nasıl enfes bir oyunculuktur bu! Daha başka bir şey demiyor ve bu kadar güçlü kadrodan nasibinizi alın diye bitirmek istiyorum.

Oyunun sahne düzeni de en az konusu kadar dikkati çekiyor. Ailenin evi, her ayrıntısı düşünülerek sahneye yerleştirilmiş. Sonya gibi verandada oturup mavi balıkçıl kuşun gelmesini beklemek, Maşa gibi yukarıya çıkıp biraz dinlenmek, Spike gibi göle doğru yürüyüşe çıkmak isteyeceksiniz. Kassandra’yla mutfağa girmek ister misiniz onu bilemedim :) Sahne dekorunda Başak Özdoğan‘ın ve kostümde, özellikle de Sonya’nın mavi tuvaletinde Fatma Öztürk’ün emeğini, izlerken lütfen göz ardı etmeyin.

vsm3

Vanya, Sonya, Maşa ve Spike, sizi bir aile gibi saracak eğlenceli bir iki perde sunuyor. Oyunu izlemek için Çehov’u tanıyacaksınız, oyunlarını da gelmeden önce hatmedeceksiniz diye bir kural yok. Hatta bilmiyor olabilirsiniz, hiç sorun değil; izledikten sonra okumak isteyeceğiniz kesin (bakınız ben, Vişne Bahçesi’nin üstünden gittim). Uzun lafın kısası, değerli oyuncuları bir arada görmek, süresi gibi keyfini de uzun uzun yaşamak üzere Vanya, Sonya, Maşa ve Spike, verandalarında oturmuş sizi bekliyorlar. Ev sahiplerinin davetini geri çevirmeyin. İyi seyirler!

20161026_224840

Fotoğraflar: Tiyatro Pera

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN