Klasik müzik ve sinemanın iç içe geçtiği, İsviçre yapımı bir ‘crowd-pleaser’ olan Vitus, dahi bir çocuğun başından geçenleri anlatmakla kalmıyor, bizi gerçek bir genç yetenek olan Teo Gheorghiu ile de tanıştırıyor.

vitus 5

Öncelikle filmden alakasız, genel bir bilgi vermek istiyorum: Evet, İsviçre’nin bir sineması var. Resmi olarak hem Fransızca, hem Almanca, hem de İtalyanca konuşulan ve Avrupa’nın ortasında yer alan bu ülkede yalnızca komşu ülkelerin filmleri izlenmiyor, yılda bir-iki tane de olsa İsviçre yapımı film de üretiliyor. İsviçre sinemasının son yıllardaki bilindik örnekleri arasında belgesel More Than Honey ve ülke adına Oscar yabancı film kısalistesine kalan L’enfant d’en haut (Sister) gösterilebilir. 2000’li yılların en önemli İsviçre yapımı ise kuşkusuz Vitus.

vitus 1

Vitus, adını ana karakteri olan dahi çocuktan alıyor. Önce 6, daha sonra da 12 yaşındaki halini izlediğimiz Vitus, ölçülemeyecek kadar yüksek IQ’ya sahip, okulda kendinden 5-6 yaş büyüklerle aynı sınıfı paylaşan, öğretmenlerinin kendilerini karşısında ezik hissettiği, matematikten müziğe, satrançtan bilime birçok alana ilgisi olan küçük bir dahi. Başta annesi olmak üzere etrafındaki herkesin dikkatini çeken özelliği ise, müzikteki ve piyanodaki olağanüstü yeteneğinin henüz 6 yaşındayken anlaşılır olması, tıpkı klasik müzik tarihinin en büyük bestecileri gibi… Film, tek isteği “normal olmak” olsa da sürekli “özel çocuk” muamelesi görmekten bıkmış bir çocuğun, maruz kaldığı baskıdan bıkıp göze aldıklarını anlatıyor. Özellikle annesinin Vitus’u eğitimli ve kusursuz bir piyanist olmaya zorlayan hırsı, ilk dakikalardan itibaren onu filmin en itici karakteri yapıyor.

Filmin ve Vitus’un hayatının en önemli karakterlerinden biri ise en yakın arkadaşı, en güvenilir dostu olan dedesi. Vitus’un uçmaya, uçaklara (ve hatta yarasalara) olan hevesi marangozluk yapan dedesinin ürettiği planörlerden kaynaklanıyor. Aralarındaki yaş ve IQ farkında rağmen her daim anlaşabilen, birbirleriyle en büyük sırlarını bile paylaşabilen bu ikilinin ilişkisi sonsuz bir güven ekseninde yürüyor.

vitus 4

Schumann’ın Klavierkonzert / Concerto pour piano eseri ile başlayan filmin ilk sahnesinde 12 yaşında bir çocuğun havaalanına gizlice girerek bir uçağın pilot koltuğuna oturmasına ve uçağı çalıştırmasına tanık oluyoruz. Müziğin uçmayı anlattığı o denli belli ki, bunun bir rüya olmadığını anlıyoruz. Henüz tanıştığımız Vitus’un sıradan bir çocuk olmadığının ilk sinyallerini Schumann eşliğinde öğreniyoruz. Vitus’un yaşamının ve filmin olay örgüsünün en önemli iki dönüm noktasının uçmak ve uçma hevesi ile bağlantılı oluşu, göklerde süzülme hissi yaratan bu Schumann ezgisinin film boyunca aklımızdan çıkmamasını kolaylaştırıyor.

Klasik müziğin önemli bir rol oynadığı filmde Schumann’ın açılış ve kapanış sahnelerinde karşımıza çıkan bu eseri dışında bir diğer eseri olan Der wilde Reiter‘in de yeri ayrı. Vitus’un yeteneklerinin ilk kez ailesi dışında birileri tarafından fark edilmesini sağlayan eserin çalındığı anın, her şeyin başlamasına neden olan o an olduğunu söylemek mümkün. Son olarak Bach’ın Goldberg Varyasyonları da filmin belki de en şaşırtıcı noktasında çalınan klasik müzik eseri. Tüm bunlar ve çoğu etüdler olmak üzere daha birçok eseri 12 yaşındaki Teo Gheorghiu’nun bizzat kendisi çalıyor. 5 yaşında piyano çalmaya başlayan ve 10 yaşından itibaren katıldığı birçok piyano yarışmasında kendi yaş kategorisinde birincilikler elde eden genç piyanistin kariyerindeki ilk orkestra eşlikli konser de Vitus‘ta kullanılan konser sahnelerinin çekildiği, kendisine şef Howard Griffiths yönetimindeki Zürih Oda Orkestrası’nın eşlik ettiği konser…

Dreharbeiten zu VITUS von Fredi M. Murer

Benim gibi hem sinema hem de klasik müziğe ilgi duyanlardansanız kaçırmamanız gereken filmlerden Vitus. Dahi bir çocuğun, hırslı ailesinin baskısından ve gördüğü sirk hayvanı muamelesinden uzaklaşmak için yine dehasını kullanmasını anlatan bu film hem şaşırtıcı manevralarla dolu, hem müzikal anlamda tatmin edici, hem de eğlenceli.

vitus 2

Vitus (2006), İsviçre
Yönetmen: Fredi M. Murer
Senaristler: Peter Luisi, Fredi M. Murer, Lukas B. Suter
Oyuncular: Teo Gheorghiu, Bruno Ganz, Julika Jenkins, Urs Jucker

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?