İstanbul’un son dönemde değişen ve bambaşka bir havaya bürünen semtlerine bir yenisi daha eklendi: Yeldeğirmeni! Kadıköy’ün son gözdesi Yeldeğirmeni, her gün açılan yeni mekanları, tablo gibi duvarları, sanat merkezleriyle bu değişimin daha da devam edeceğini müjdeliyor. Hal böyle olunca, yeni keşiflere yelken açıyorum. İlk durağım ise ufacık tefecik, içi dolu lezzetçik bir mekan diye tanımlayacağım Yeldeğirmeni Sandviççisi.

yel1

Karaköy için söylediğimiz söz, Yeldeğirmeni için de geçerli oldu: “Gün geçmiyor ki, yeni bir mekan açılsın, yeni lezzetler ve kahveler tanıştırılsın.” Bu semtteki değişim de baş döndürücü. Nasiplenmek lazım diyerek mekanları keşfe çıkıyorum ve açılışı da Yeldeğirmeni Sandviççisi ile yapıyorum. Günün hangi saati olursa olsun açlığımızın baş kurtarıcısı sandviçlere burada bambaşka bir yorum ve harika bir tat gelmiş. Bunu da test edip onayladım ve hemen yıldızlı pekiyi verdim.

yel5

Nasıl mı diye sorarsanız, önce Altıyol Caddesi’nden minibüslerin de döndüğü Çeşme istikametine doğru yürüdüm ve zaten burası beni Karakolhane Caddesi’nin başına getirdi. Biraz daha ilerleyip yeni açılan cafe ve kahvecilere merakla bakarak sol tarafta, sarı tentesiyle dikkat çeken Yeldeğirmeni Sandviççisi’ne geldim. İçerisi oldukça küçük. Zaten konsept, bir sandviç yaptırıp gitmeye odaklanmış. Sol taraftaki menüde sandviç çeşitlerini incelerken Tolga Bey beni selamladı ve sandviç hazırlama ritüelim de başlamış oldu.

yel4

Önce ekmeğinizi seçiyorsunuz: kepekli veya beyaz. Sonra 6 tane sostan ikisini. Tercihimi, közlenmiş patlıcan ve kuru domatesten yana yapıyorum. Bunun dışında acı biberli, hardal-mayonezli, bezelyeli sosları da sürdürmek mümkün. Sıra iç malzemesine geliyor. Beyaz peynir konusunda fazla seçici olduğumdan kaşar peynirini istiyorum. Mısırlı zeytin salatası, birkaç domates ve salatalık koyduruyorum. Dana, hindi jambon ve tavuk seçeneği de var ama benim kendileriyle aram çok iyi olmadığı için es geçiyorum. Sonra da en güzel malzemeden söylüyorum: sebze sote! Patlıcan, kabak gibi sebzeleri küp küp doğrayıp sotelemişler ve sandviçe inanılmaz yakışmış. Çekilmiş tuz ve karabiber de serpiştirilince sandviçim artık hazır dedim ve o an yanıldığımı anladım. Buradaki sandviç, pesto sos olmadan tamamlanmazmış. En son olarak da tost makinasında biraz ısıtıldı ve sandviçim artık hazır! Yanında da kendi yaptıkları ayranlarından ikram ettiler. İsterseniz çay veya kahve de söyleyebilirsiniz.

yel9

Ben bir yandan bu lezzetle kendimden geçerken Tolga Bey de sandviççinin hikayesini anlatıyor. Fikir, tasarım ve uygulama kız arkadaşı Ayşegül Kıratlı‘ya ait. Yaklaşık 6 ay önce burayı açıyor. Kendisinin de ayrıca iki sokak ileride ahşap atölyesi var. Her ayrıntıyla tek tek ilgilenmiş. Şimdilik oturmak için birkaç tabure var ama yakında sol duvardaki bar tezgahını tabureleriyle tamamlayacaklarmış. Tolga Kınayman ise profesyonel şef. Daha önce iki otelde çalışmış ama yollarını ayırmış. Her işte bir hayır vardır misali tam bu sırada sandviççi fikri hayata geçmiş. Böylece sandviçler de Tolga Bey’e emanet edilmiş. Bundan sonrası için öyle çok büyük hedefleri, genişleme ya da yeni şubeler açma gibi planları yok. İstedikleri, kendi halinde, ekonomik ve müşterilerini doyuran bir mekan olarak sandviçler yapmaya devam etmek.

yel7

Bu kısa bilgilendirici sohbetimize başka müşteriler de şahit oldular. Öğrenciler, bu civarda çalışanlar ve hatta İstanbul’da yaşayan İngiliz bir anne de farklı malzemelerle sandviçlerini yaptırdı. Onları izlerken Yeldeğirmeni’ndeki insan profilini de görmüş oldum. Sandviçimin lezzeti damağımda kalsın istedim yoksa tatlıya geçecektim. Roket isimli bu tatlı sandviçi yapmak için önce ekmeği iyice kızartıyorlar, sonra isteğe göre kakao krema-muz veya kaymak-bal koyup hemen hazırlıyorlar. İçeriye yayılan kızarmış ekmek ve çikolata kokusunun beni nasıl bitirdiğini siz düşünün. En son olarak hesabı ödeyip Tolga Bey’e teşekkür ederek ayrılıyorum. Burada her şey ekonomik, mesela sandviçe 7,5 TL ödedim. Ayran 2 TL. Roket denemek isterseniz de 3,5 TL ödüyorsunuz.  İsterseniz sosisli veya goralı da yiyebilirsiniz.

yel3

Yeldeğirmeni Sandviççisi, fiyat açısından cimri, malzeme ve lezzet açısından cömert bir mekan. Sadece Pazartesi günleri kapalı olan bu sandviç cenneti eminim müdavimlerini çoktan yaratmıştır ve devamı da gelecektir. (Bunlardan biri ben oldum bile!) Şimdi de sizi ‘sandviç fan’ı yapmaya davet ediyor. Afiyet olsun!

Yeldeğirmeni Sandviççisi Adres: Karakolhane Cad. No: 45/A Kadıköy / İstanbul

Fotoğraflar: Eda Geven, Yeldeğirmeni Sandviççisi, Emre Efendi

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR