Her Pazartesi yaşadığım Pazartesi sendromunu görmezden gelmem mümkün değil, e bari onunla yaşamayı öğreneyim! Bundan sonra Pazartesi akşamları iş çıkışında bir yerlerde alacağım soluğu ve sizlerle paylaşacağım deneyimlerimi.

Zencefil Cafe

Mekan: Zencefil Cafe, Beyoğlu
Zaman: Bir pazartesi  akşamı, iş çıkışı

Çalışmak yaşam savaşımızın bir parçası olsa da bazen tembellik ve yaramazlık çalışma isteğini karamsarlıkla tersine çeviriyor. Öyle ki, pazartesi günleri bizim için çamurlu bir yolda koşmanın verdiği tiksindirici rahatsızlığı ifade ediyor. Yoğunluğun ruhumuzu ve beynimizi bir kafese hapsettiği şu kış günlerinde, biraz özgürlüğe doğru yol almak, biraz da sessizleşen kelimelerimizi arkadaşlarımızla paylaşmak için yeni adresler keşfetmeye ne dersiniz? Artık pazartesi korktuğumuz değil sabırsızlıkla beklediğimiz bir gün olacak!

Zencefil Café Beyoğlu

Bu pazartesi için mekânımız Zencefil Café. İstiklal’in kendine has sesi, kokusu ve özgürlüğünü içimize çekip kestane kokusuyla dans ettikten sonra Akbank Sanat’ın yan sokağından içeri giriyoruz. Zencefil hemen solda kollarını açmış bizi bekliyor. İçeri girdiğimizde ilk göze çarpan, taş duvarlar. Bu duvarlar bizi bir handa ya da eski bir köy kahvesinde hissettiriyor. Zencefil’in masaları, sandalyeleri ahşaptan. Bar ise kitaplığı andıran görüntüsüyle samimi bir hava yansıtıyor.

Zencefil cafe2

Etrafı şöyle bir inceledikten sonra nihayet bir şeyler yemeye karar veriyoruz. Mekânda bulunan bir birinden güzel, yemyeşil çiçeklere bakıp mönüyü incelemeye başlıyoruz. Burası aslen bir vejetaryen restoranı olsa da diyet yapanlar için de ideal. Bu durum keyfimize keyif katıyor tabii. Zengin mönüsü bizi kararsızlığa sürüklese de sonunda erişteli mercimek çorba, kiş, zencefilli bulgur ve Diren Karmen kırmızı söylüyoruz. Yoğun bir iş gününün ardından rahatlamak için kırmızı şaraplarımızı yudumlarken erişteli mercimek çorba, kiş ve bulgur da geliyor. Pırasalı kişi yerken yüzümdeki aydınlığı fark etmeyen kalmamıştır herhalde. Çok beğendim. Midem biraz daha büyük olsaydı bir tane daha yerdim doğrusu. Zencefilli bulgur da lezzetliydi fakat ben pırasa delisi olduğum için en çok kişi sevdim desem yalan olmaz.

Zencefil’de çalan müziklere de değinmeden geçemeyeceğim. Müzik konusunda da bizi mest eden bu cafeyi en yakın zamanda tekrar gelmek hedefiyle aklımızın bir köşesine yazıyoruz.

Menü

Erişteli mercimek çorba

Pırasalı kiş

Zencefilli Bulgur

Diren Karmen kırmızı şarap

Yoksa siz Pazartesi işten sonra tıpış tıpış eve gidenlerden misiniz?

Zencefil Cafe Adres: Şehit Muhtar Mah. Kurabiye Sok. No:8, Beyoğlu / İstanbul

Fotoğraf: fesmekan.mynet.net
Kapak fotoğrafı: geniszamanlar.net

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Eline sağlık, çok sevdim yazını! Farklı bir anlatımın var, yeni yazını merakla bekliyorum.

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?