“Burada ıslak havlular var, beş dakika içinde kuruyan saçlar, şarja takılıp unutulan telefonlar, kumlu ayaklar, parmak arası terlikle yürünmemesi gereken yollar var. Her zaman soğuk biralar, kamplarda dinleyebileceğimiz alternatif müzikler var. Saat yok, bugün ayın kaçı diye bazen sorduk birbirimize telefonumuzun yanımızda olmadığı bile oldu. Ayın kaçından çok rengine baktık. Ayın doğuşunu, güneşin batışından çok sevdik. Güneş battığında yıldızları kayar mı diye bekledik, amacımıza ulaştığımız oldu. Muhakkak biri kayacaktı çünkü bin yıldızlı bir oteldeyiz; Kabak Koyu’nda…” – Gizem Yeşilalan
Daha fazlası…
4. Karadeniz havasını Amasra’da alın, kültürel mirasla Safranbolu’da karşılaşın!