Alternatif Filmekimi 2025 Filmleri: Hit Filmlere Alternatif 5 Öneri
İstanbul’da 3-12 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek Filmekimi 2025 programında, ilk bakışta sizin de ilginizi muhtemelen aynı filmler çekti. Biletlerinin hemen tükenecek olması neredeyse kaçınılmaz olan bu hit filmler bir yana, programda keşif niteliğinde, alternatif filmler de mevcut…
Festival programları açıklandıktan sonra, hemen hemen baktığımız her yerde benzer öneriler görüyoruz. Hatta theMagger’da hazırladığımız Filmekimi Önerileri: Filmekimi 2025’ten Hit Filmler yazımızda adını ve her filmini ezbere bildiğimiz o yönetmenlerin merakla beklenen filmlerine, Cannes’da ve Venedik’te büyük ödüllere uzanmış filmlere yer verdik. Bu yazı ise farklı: İşte, ilk bakışta dikkat çeken o filmlerin yanında gözünüzden kaçmaması gereken, farklı özellikleriyle sizi cezbedebilecek 5 alternatif öneri…
Alternatif Filmekimi 2025 Filmleri
Enzo | Robin Campillo (Laurent Cantet)
Altın Palmiye ödüllü Entre les murs / The Class‘ın yönetmeni, aynı zamanda L’atelier / The Workshop ve Vers le sud / Heading South filmlerini pek sevdiğim Laurent Cantet, geçen yıl hayatını kaybetti. Cantet, son projesi olan Enzo’yu hayata geçirememişti. Yönetmenliği, birçok filminde birlikte çalıştığı, 120 BPM‘den tanıyabileceğiniz Robin Campillo devraldı. Film, ayrıcalıklı hayatına karşı koyarak ailesinin beklentilerini ve kendine çizilen prestijli geleceği bir kenara itip duvarcı çıraklığına başlayan ve şantiyede Ukraynalı bir inşaat işçisi ile yakınlaşan Enzo‘nun hikayesini anlatıyor. Filmekimi tanıtım metnindeki “bazı yönleriyle Call Me by Your Name‘i çağrıştıran” ifadesinin beklentimi ve merak katsayımı yükselttiğini söylemeliyim.
Enzo’yu 4 Ekim Cumartesi 16.00’da Kadıköy Sineması’nda, 9 Ekim Perşembe 13.00’te Paribu Art’ta ve 11 Ekim Cumartesi 19.00’da Cinewam City’s Nişantaşı’nda izleyebilirsiniz.
Kiss of the Spider Woman | Bill Condon
Filmekimi seçkisinde kolay kolay müzikale denk gelemezsiniz… Manuel Puig‘in ünlü romanını temel alarak sahnelenen hit Broadway müzikalinin sinema uyarlamasında başrolleri Jennifer Lopez, Diego Luna ve Tonatiuh paylaşıyor. Siyasi ve ahlaki iki mahkumun karanlık hücrelerinde hayalini kurarak canlandırdıkları bir Hollywood müzikalinin hikayesi, technicolor renk tonları ve muhteşem danslarla buluşuyor. Yönetmen koltuğunda ise Chicago, Into the Woods ve The Greatest Showman müzikallerini başarıyla beyazperdeye taşıyan Bill Condon var.
Kiss of the Spider Woman’ı (Örümcek Kadının Öpücüğü) 4 Ekim Cumartesi 21.30’da Atlas 1948’de ve 11 Ekim Cumartesi 16.00’da Paribu Art’ta izleyebilirsiniz.
A Private Life | Rebecca Zlotowski
Grand Central ve Other People’s Children ile adını duyuran Rebecca Zlotowski, yeni filminin başrolünü, üstelik tamamı Fransızca bir performansla ünlü oyuncu Jodie Foster‘a emanet ediyor. Filmde ünlü bir psikiyatrist, hastalarından birinin öldüğünü öğrendiğinde sarsılıyor ve bunun bir cinayet olduğunu düşünerek olayı kendince araştırmaya karar veriyor. Film, polisiye ve karakter dramı klişelerini romantik komedi öğeleriyle harmanlıyor.
A Private Life’ı (Özel Hayat) 7 Ekim Salı 13.00’te Kadıköy Sineması’nda, 8 Ekim Çarşamba 19.00’da Cinewam City’s Nişantaşı’nda, 10 Ekim Cuma 16.00’da Atlas 1948’de ve 12 Ekim Pazar 19.00’da Paribu Art’ta izleyebilirsiniz.
The Party’s Over | Antony Cordier
Yaklaşık 20 yıl önce ilk filmi Douches froides / Cold Showers ile gönlümü fethetmiş Fransız yönetmen Antony Cordier çok uzun zamandır ortalarda yoktu – en azından Türkiye’de, festivallerde ya da dijital platformlarda hiçbir işine denk gelmemiştim. Yönetmenin Parasite ve Swimming Pool‘u andıran bir sosyal sınıf taşlaması olduğu söylenen bu yeni filmi, kız arkadaşının ailesinin Güney Fransa’daki havuzlu villasında sakin bir yaz tatili geçirmeyi planlayan bir adamı merkezine alıyor. Ev sahibi aile ile kahyalık yapan ailenin birbirine girmesiyle, zavallı adam kendini adeta bir savaşın ortasında buluyor.
The Party’s Over’ı (Orta Sınıf) 3 Ekim Cuma 19.00’da Cinewam City’s Nişantaşı’nda, 5 Ekim Pazar 13.00’te Kadıköy Sineması’nda ve 6 Ekim Pazartesi 13.00’te Atlas 1948’de izleyebilirsiniz.
Better Go Mad in the Wild | Miro Remo
Ve bir belgesel… Avrupa’nın önemli festivallerinden Çekya’daki Karlovy Vary’de büyük ödülün sahibi olan film, doğanın derinliklerinde, medeniyetten uzak, sanki paralel bir dünyada yaşayan, ayrılmaz ikiz kardeşler Franta ile Ondra’ya odaklanıyor. Görselliği ve çizgidışı belgesel tekniğiyle konuşulan, “gübre kokulu bir Grey Gardens” yakıştırmaları yapılan şiirsel film, “doğada delirmek daha iyi” diyor.
Better Go Mad in the Wild’ı (Doğada Delirmek Daha İyi) 4 Ekim Cumartesi 16.00’da Paribu Art’ta, 5 Ekim Pazar 13.00’te Atlas 1948’de, 6 Ekim Pazartesi 19.00’da Kadıköy Sineması’nda ve 7 Ekim Salı 21.30’da Cinewam City’s Nişantaşı’nda izleyebilirsiniz.
Filmekimi, İstanbul’un ardından Ankara (9-12 Ekim), Eskişehir (16-19 Ekim) ve İzmir‘e (23-26 Ekim) de uğrayacak.
Şimdiden iyi seyirler!

Emre Eminoğlu







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!