18. İstanbul Bienali Rotası: Sanat Dolu Karaköy-İstiklal Hattı
Christine Tohmé küratörlüğünde “Üç Ayaklı Kedi” başlığıyla gerçekleşen 18. İstanbul Bienali, bu yıl alışılmış bienal formatlarının dışına çıkarak üç yıla yayılan özgün yapısıyla sanatseverlerle buluşuyor.
Bienalin ilk ayağı, 20 Eylül – 23 Kasım 2025 tarihleri arasında ücretsiz olarak gezilebiliyor. “Kendini koruma” ve “gelecek olasılıkları” temaları etrafında şekillenen bu ilk bölümde 30’dan fazla ülkeden 47 sanatçının üretimleri, Beyoğlu–Karaköy hattında konumlanan 8 farklı mekânda sergileniyor.

Tarihi hanlardan okullara, sahil hattından Galata sokaklarına uzanan bu güzergâh, bienali şehirle iç içe deneyimlemenin en keyifli yollarından biri. Hazırladığımız rota rehberiyle, bienalin sekiz durağını yürüyerek keşfe çıkabilirsiniz.
1. Eski Fransız Yetimhanesi Bahçesi — Tophane
Rota Tophane’de, zamanın izlerini taşıyan dingin bir bahçede başlıyor. 1869’da Sultan Abdülaziz tarafından Aziz Vincent de Paul’ün Yardımsever Kızları Cemiyeti’ne yetimhane olarak tahsis edilen bu yapı, 1937’ye kadar hem yetimhane hem de ilkokul olarak kullanılmış. Günümüzde “Tophane Mekân” adıyla kamuya açık bir sosyal alan olarak işlev gören bahçe, 18. İstanbul Bienali kapsamında sanatla yeniden hayat buluyor. Tarihi dokusu, sessiz atmosferi ve Galata’ya doğru uzanan taş merdivenleriyle bu durak, bienale şiirsel bir açılış yapıyor.
Eserlerini görebileceğiniz sanatçılar: Khalil Rabah

2. Galata Rum Okulu — Galata
Tophane’den birkaç dakikalık yürüyüşle ulaşabileceğiniz Galata Rum Okulu, bienalin en etkileyici mekânlarından biri. 1885’te inşa edilen ve 1910–1988 yılları arasında Galata’daki Rum cemaatine eğitim kurumu olarak hizmet veren yapı, 2012’den bu yana çeşitli sergilere, bienal ve tasarım bienali edisyonlarına ev sahipliği yapıyor. 2019–2023 arasında kapsamlı bir restorasyon süreci geçiren bina, bu yıl yenilenmiş yüzüyle tekrar bienal haritasına dahil oluyor. Yüksek tavanları, ahşap merdivenleri ve pencerelerinden süzülen gün ışığıyla, sanat eserleriyle birlikte büyüleyici bir atmosfer yaratıyor.
Eserlerini görebileceğiniz sanatçılar: Nolan Oswald Dennis, İpek Duben, Ali Eyal, Simone Fattal, Lou Fauroux, Lungiswa Gqunta, Kongkee, Seta Manoukian, Merve Mepa, Naomi Rincón-Gallardo, Ana Vaz, Akram Zaatari, Ayman Zedani

3. Meclis-i Mebusan 35 — Fındıklı
Galata’dan biraz yürüyüp Fındıklı’ya ulaştığınızda, bienalin bir diğer sürpriziyle karşılaşıyorsunuz. 1983’te inşa edilen ve 2013–2019 yılları arasında Studio-X Istanbul olarak kullanılan bu zemin kat mekân, 2016 ve 2018’deki İstanbul Tasarım Bienali edisyonlarının da duraklarından biriydi. Şimdi ise çağdaş sanatla yeniden hayat buluyor. Şehir dokusunun içine yerleşmiş bu durak, mimarisiyle olduğu kadar kentle kurduğu bağla da dikkat çekiyor.
Eserlerini görebileceğiniz sanatçılar: Eva Fàbregas, Pilar Quinteros, Vassilis Noulas & Kostas Tzimoulis (VASKOS)

4. Külah Fabrikası — Karaköy
Fındıklı’dan Karaköy’e doğru yöneldiğinizde, geçmişte dondurma külahı üretimi yapılan iki katlı bu yapı karşınıza çıkıyor. Yüksek tavanlı ve endüstriyel karakterli Külah Fabrikası, bugün çeşitli kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan bir sanat ve etkileşim alanı olarak bienal haritasına dahil ediliyor. Sanat üretimlerinin mekânla kurduğu ilişki, burayı bienalin en enerjik duraklarından biri hâline getiriyor.
Eserlerini görebileceğiniz sanatçılar: Doruntina Kastrati, Claudia Pagès Rabal

5. Zihni Han — Karaköy
Karaköy sokaklarının kalbinde yer alan Zihni Han, bu yıl ilk kez sergi mekânı olarak kullanılıyor. Tarihi boyunca İstanbul’u Doğu Akdeniz’e bağlayan liman bölgesinin ticaret hayatında önemli bir rol oynamış olan bu beş katlı han, bienal kapsamında yenilenerek sanatla buluşuyor. Kat kat dolaşabileceğiniz bu yapı, eser çeşitliliğiyle de rotanın en zengin duraklarından biri.
Eserlerini görebileceğiniz sanatçılar: Abdullah Al Saadi, Willy Aractingi, Karimah Ashadu, Chen Ching-Yuan, Ian Davis, Celina Eceiza, Pélagie Gbaguidi, Rafik Greiss, Jasleen Kaur, Valentin Noujaïm, Marwan Rechmaoui, Stéphanie Saadé, Sara Sadik, Sohail Salem, Elif Saydam, Selma Selman

6. Galeri 77 — Karaköy
Zihni Han’a çok yakın konumlanan Galeri 77, Karaköy’ün eski depo binalarından biri. Dört katlı bu yapı, bienal için tamamen sergi mekânına dönüştürülüyor. Endüstriyel kimliğiyle çağdaş üretimleri buluşturan Galeri 77, Karaköy’ün dönüşen dokusuyla uyum içinde bienalin en çağdaş yüzlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Eserlerini görebileceğiniz sanatçılar: Haig Aivazian, Ola Hassanain, Mona Marzouk, Dilek Winchester

7. Muradiye Han — Karaköy
1914’te tamamlanan Muradiye Han, İstanbul’un işgali sırasında bir dönem Fransız askeri güçleri tarafından karakol olarak kullanılmış ve bu nedenle “Muradiye Karakolu” olarak anılmış. 2021’de kapsamlı bir restorasyon geçiren yapı, bugün bienal kapsamında zemin katında yer alan bir yerleştirmeyle sanatseverlerle buluşuyor. Tarihiyle olduğu kadar zarif mimarisiyle de dikkat çeken han, Karaköy’deki rotaya sakin bir kapanış noktası ekliyor.
Eserlerini görebileceğiniz sanatçılar: Ana Alenso

8. Elhamra Han — İstiklal Caddesi
Rotanın son durağı ise sizi İstiklal Caddesi’ne çıkarıyor. 1827’de şehrin ilk tiyatro salonlarından biri olarak inşa edilen Elhamra Han’ın ikinci katındaki iki daire, 18. İstanbul Bienali kapsamında ilk kez sergi mekânı olarak kullanılıyor. İstiklal’in kalabalığında saklı bu sessiz durak, bienal yolculuğuna dingin bir kapanış yapıyor.
Eserlerini görebileceğiniz sanatçılar: Mona Benyamin, Şafak Şule Kemancı, Jagdeep Raina, Riar Rizaldi, Lara Saab, Natasha Tontey, Sevil Tunaboylu
Kapak Fotoğrafı: galatarumokulu.org
İlginizi çekebilir: Artsy Magger’dan İstanbul Sergi Takvimi: Yeni Sezon Sergileri

Istanbul Flaneur







Aile Tadında
İlk yorumu siz yazın!