Aile dizimini mutlaka duymuşsunuzdur. Bir seansına katılmış olabilirsiniz veya bir sohbette yalnızca adı geçmiş olabilir. Ben aile dizimi deneyimini bizzat yaşayanlardanım. Yaklaşık iki ay önce başladığım aile dizimini, 4-5 seans sonunda bir hayli verim aldığımı düşünerek, tatmin olmuş bir şekilde tamamladım. Aile dizimini hiç duymamış olanlar, başlamayı düşünenler veya yalnızca ne olduğunu bilmek isteyenler için deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Aile Dizimi

Aile Dizimi Nedir?

Öncelikle şunu söylemeliyim, her konuda olduğu gibi, aile diziminin ne kadar etkili olduğu ile ilgili farklı görüşler var. Hiç inanmayanlar da var, inananlar da. İsterseniz önce, aile dizimi terapisinin ne olduğuyla başlayalım. “Hellinger Terapisi” olarak da bilinen aile dizimi, ‘sistem dizimi’ olarak tanımlanan yaklaşımın aile sistemi için uygulaması aslında. Alman psikoterapist Bert Hellinger tarafından yaratılmış olan bu yöntem; bir ailenin üyelerinin nesiller boyu birbirlerine çok derin bir bağ ile bağlı olduğun fikri üzerine kurulu. Dolayısıyla bu terapi yönteminde, kişi ailesinden bağımsız bir birey olarak değil, ailesindeki tüm üyelerin de içinde bulunduğu büyük bir bütünün veya sistemin parçası olarak ele alınıyor ve aile geçmişindeki kürtaj, erken ölüm, suç, intihar gibi etkisi büyük olaylar önem taşıyor.

Aile Dizimi Tarihi

Aile diziminin tarihi, şamanizme inanan Zulu adlı bir Afrika topluluğuna dayanıyor. Zulu’lar sorunlarını çözmek için, ateş başında toplanıyor ve atalarının ruhlarını çağırıyorlar. Bu şekilde de onlardan yardım aldıklarına inanıyorlar. Aile diziminin yaratıcısı olarak bilinen Bert Hellinger da, işte tam da Afrika’ya katolik misyoneri olarak gittiği dönemde Zulu’lardan öğreniyor bu yöntemi ve geliştiriyor. Hellinger’ın çalışmalarıyla sistematik bir hale gelen terapi yöntemi, günümüzde bir hayli yaygın.

Aile Dizimi Terapisinde Ne Yaşanıyor?

Aile dizimine başladığınızda bir karar vermeniz gerekiyor: bireysel terapi mi, grup terapisi mi? Bireysel terapide, yalnızca terapist ve siz oluyorsunuz -benim deneyimlediğim buydu. Grup terapisinde ise seans hiç tanımadığınız insanlarla birlikte geçiyor ve aile üyelerinizi o insanlar temsil ediyor. Aslında bireysel ile grup arasındaki tek fark bu; bireysel seansta aile üyelerinizi sembolize etmesi için çeşitli şekillerde kesilmiş kartonlar kullanıyorsunuz, grup seansında ise temsilciler seansa katılan diğer insanlar oluyor ve her katılımcının ailesi sırayla temsil ediyor. Dolayısıyla grup seansları daha uzun sürüyor ve seans içerisinde siz de birçok kişinin aile üyelerinden birini temsil ediyorsunuz.

Böyle anlatınca biraz karışık geliyor biliyorum, tanımadığım insanların aile üyelerini nasıl temsil edebilirim ki diye düşünebilirsiniz. Ama bu anlattığım süreçten bağımsız olarak geçmişte bir aile dizimi grup seansına katıldığımdan rahatlıkla söyleyebiliyorum, o an, orada, sizden hangi role bürünmeniz isteniyorsa, kısa bir süre konsantre olduğunuzda o kişi gibi hissedebiliyorsunuz. Zaten sizden beklenen herhangi bir şey yok, biraz konsantrasyon ve nasıl hissettiğinizi dile getirmeniz. Hepsi bu.

Tüm süreci çeşitli soru ve cevaplarla terapist yönettiğinden, oldukça sistematik bir şekilde ilerliyor diyebilirim. Bu arada, ailenizdeki tüm üyeler temsil edilmiyor tabii ki. Siz hayatınızda çözüme kavuşturmak istediğiniz durumu açıkladıktan ve bu durumu etkileyen önemli kişilerin ailenizden kimler olabileceği ile ilgili bilgi verdikten sonra, yalnızca bu temel kişiler için temsilci seçiyorsunuz. Baya, “siz annemi canlandırın, siz babamı vs.” diyebiliyorsunuz. Sonra oturup izliyorsunuz, onlar sizin yerinize ailenizde olan biteni, daha doğrusu olmuş ve bitmiş her şeyi size gösteriyor.

Süreçten de anlayabileceğiniz üzere, aile dizimi terapisi diyor ki: “atalarımızdan başlayarak aile geçmişimize dahil olan herkesin bizim şu anki hayatımız üzerinde çeşitli etkileri var ve bu etkileri ancak onları gün ışığına çıkararak etkisiz hale getirebiliriz. Çünkü fark ettiğimiz an, onların yok olduğu andır.”

Bir örnek vermek istiyorum. Diyelim anneniz ile çok mesafeli bir ilişkiniz var. Birbirinize sevginizi dile getirmekten çekiniyor, hiç sohbet etmiyor, paylaşımda bulunmuyor, sarılmıyorsunuz. Sanki bir duvar var aranızda. İşte aile dizimi terapisinde yer aldığınızda, annenizi temsil etmesi için seçtiğiniz kişi, böyle davranmasının altında yatan sebepleri size anlatıyor. Nasıl bilebilir ki derseniz, bunun bir açıklaması yok, o an öyle bir enerji yayılıyor ki odaya, hissediyor. Ben de başkalarının aile üyelerini temsil ettim, gerçekten deneyimlemiş olmasam bu kadar rahat konuşmazdım. :) Örneğin, o temsil sürecinde öğreniyorsunuz ki, aslında anneniz çok sevgisiz bir çocukluk geçirmiş. Karşınızdaki o hiç tanımadığınız, annenizi simgeleyen insan size bir anda şöyle diyebiliyor: “Annem ve babamı düşündüğümde içim sıkışıyor, çok yalnız ve savunmasız hissediyorum.” Şimdi söyleyin bana, anneniz hiç öğrenmediği bir duyguyu size nasıl rahatça verebilir? Çocukluğunda ebeveynlerinden hiç o hissi almamış, o duyguyu tatmamış ki!

İşte bu an, şifalanmaya başladığınız an. Çünkü annenizi anlamaya başladığınız an. Daha önce ‘Neden bana yakın olmuyor, neden beni sevdiğini söylemiyor’ gibi pek çok soruyla baş etmeye çalışan ve zaman zaman annenizi suçlayan, yargılayan siz, bu noktadan sonra onun neden istediğiniz şekilde davranmadığını anlıyorsunuz. Ona hak vermeye başlıyorsunuz. ‘Belki de elinden gelenin en iyisi bu.’ diyorsunuz.

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Nihal|23|Bana Kalan Kelimeler (@banakalankelimeler) on

Yani aslında aile dizimi, öyle mucizevi ve sihirli bir yöntem değil. Etrafınızdakiler değişmiyor, siz değişiyorsunuz, algınız değişiyor. Daha önce sorun olarak algıladığınız durumların altında yatan nedenleri artık bildiğiniz için, çok farklı bakmaya başlıyorsunuz yaşadıklarınıza. Aile dizimi terapisi bence birkaç seanslığına herkesin yer alması gereken bir uygulama. Katılmanız için çok büyük bir ailevi probleminizin olmasına gerek, şahsen benim de seanslara başlarken amacım aile sorunlarımı çözmek değildi. Hem psikoloji mezunu biri olarak merakım çoktu, hem de son zamanlarda herkesten duyduğum “Seninle Başlamadı” adlı kitaba başlayınca, aile dizimini deneyimlemek istedim.

Bu arada hazır bahsetmişken, aile dizimi ile ilgiliyseniz, Mark Wolynn’in “Seninle Başlamadı” adlı kitabını tavsiye ediyorum. Wolynn’in kendi deneyimlerine ek olarak eğitim ve klinik uygulamalarından yola çıkarak yazdığı kitap, kalıtsal aile travmalarımızın şu anda kim olduğumuza etkilerini ve sorunların üstesinden gelmenin yollarını konu alıyor.

İrem Bali’den İçindeki Çocuk Bir Yuva Bulmalı

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN