90. Akademi Ödülleri, 4 Mart Pazar gecesi dağıtılacak. Peki sezonun gidişatına göre ödülle buluşacak isimler ve filmler hangileri? Bu yazıda, 24 kategorideki Oscar tahminlerimi bulacaksınız.

Sonbahar aylarında başlayan ödül sezonu heyecanı, bu Pazar gecesi 90. Akademi Ödülleri’nin sahiplerini bulmasıyla yerini kısa bir sakinliğe bırakacak. (Tahminen mayıs ayındaki Cannes Film Festivali’ne kadar 2018-2019 ödül sezonuyla ilgili pek bir şey bilmiyor olacağız.) Oscar törenine sayılı günler kaldı. Geçtiğimiz hafta hazırladığım 10 filmlik bu listede, törene yeterince hazır olmanız için izlemeniz gereken filmlerden bahsetmiştim. Yazının bu ikinci bölümünde de, hangi filmlerin ‘Oscar ödüllü’ olacağı bir pazartesi sabahına uyanacağımız konusunda yorumlarımı ve tahminlerimi paylaşmak istedim.

Ödül sezonu boyunca konuşulanlara göz ucuyla dahi bakmış olan herkesin tahmin edebileceği gibi, bu yıl En İyi Film yarışında en çok dört filmin adı geçti: 13 kategoriyle yılın en çok aday gösterilen filmi The Shape of Water, politik tartışmalarla izleyenleri ikiye bölen Three Billboards Outside Ebbing, Missouri, Greta Gerwig’in içten büyüme hikâyesi Lady Bird ve korku sinemasını farklı bir yere taşıyan Get Out. Eleştirmen birlikleri ve meslek birliklerinin ödüllerini dağıtmasıyla ilk ikisinin eli biraz daha güçlendi, diğer dallardaki muhtemel kazananların isimleri de belirginleşti. İşte sezonun göstergelerini de hesaba katarak, biraz da kişisel favorilerimden bahsederek 24 dalda Oscar tahminleri…

***

2018 Oscar Tahminleri

En İyi Kısa Film / En İyi Kısa Animasyon / En İyi Kısa Belgesel

Bu yıl ilk kez aday kısa filmlerin de tamamını izleme fırsatım olduğu için bu kategorilerde de dayanaklı tahminlerde bulanabilirim gibi hissediyorum. Kısa film adaylarının dördü farklı toplumsal meselelere dair kısa öyküler anlatıyorlar, toplumsal mesajlara sahipler, Avustralya’dan gelen beşincisi (The Eleven O’Clock) ise sağlam bir komedi. İçlerinde benim de favorim olan DeKalb Elementary bir adım öne çıkıyor, sebebiyse kısa bir süre önce Florida’da yaşananlar nedeniyle şu an bir hayli gündemde olan bir konuyu işliyor olması. Filmde Atlanta’daki bir okula düzenlenen silahlı saldırının, okul resepsiyonistinin soğuk kanlılığı ve arabuluculuğuyla nasıl en az zararla atlatıldığını izliyoruz. Kısa animasyonlarda karar çoktan verilmiş gibi; ABD’nin en popüler sporcularından Kobe Bryant’ın yanına Disney animatörlerinden Glen Keane ve besteci John Williams’ı alarak basketbola yazdığı güzellemenin animasyona dökülmüş hali Dear Basketballsporcuya bir Oscar ödülü kazandıracak gibi. Netflix’in ilk Oscar ödülü, geçtiğimiz yıl bir kısa belgeselle gelmişti, bu durumun bu yıl da tekrarlanması muhtemel. Netflix’te izleyebileceğiniz Heroin(e), ABD’nin aşırı doz başkenti olarak bilinen Huntington, West Virginia’daki uyuşturucu mücadelesini konu alıyor.

Tahminlerim: DeKalb Elementary / Dear Basketball / Heroin(e)
Alternatiflerim: The Silent Child / Garden Party / Edith + Edie
Favorilerim: DeKalb Elementary / Negative Space / Heaven Is a Traffic Jam on the 405

 

En İyi Belgesel Film

Sokak sanatçısı JR ve Belçikalı yönetmen Agnès Varda bir araya gelerek, bu yıl Cannes Film Festivali’ndeki gösteriminden beri çok konuşulan bir projeye imza attı. Ülkemizde de Filmekimi’nde gösterilen Visages Villages / Faces Places iki sanatçının bir araya gelerek Fransa’nın köylerini gezdiği, bu geziler sırasında halkla ve birbirleriyle kaynaştığı, bir yandan ilerideki projeleri için malzeme toplarken bir yandan da ziyaret ettikleri köylerde halkı sanatla buluşturan etkinlikler düzenledikleri sımsıcak bir işbirliği / gezi filmi. En büyük rakibi Jane‘in aday gösterilmemesiyle ve yönetmen Agnès Varda’nın bu yıl Akademi’nin Onur Ödülü sahipleri arasına girmesiyle filmin şansı bir hayli yükseldi, fakat Netflix yapımı belgsel, Rus sporcularının olimpiyatlardaki doping skandalına odaklanan Icarus‘un da şansı -tam da kış olimpiyatları sırasında yapılan bir oylamanın da etkisiyle- var.

Tahminim: Visages villages / Faces Places
Alternatifim: Icarus
Favorim: Icarus
Aday Olsun İsterdim: Jane

 

En İyi Animasyon

Parlak bir yıl geçirmeyen animasyon kategorisi üzerine fazla konuşmaya gerek yok. Pixar bu kategorideki dokuzuncu ödülüne Coco ile uzanacak.

Tahminim: Coco
Alternatifim: The Breadwinner
Favorim: Coco
Aday Olsun İsterdim: The Lego Batman Movie

 

En İyi Yabancı Dilde Film

Tahminlerimdeki en büyük riski burada alıyorum sanırım. Almanya (Aus dem nichts / In the Fade) ve İsrail (Foxtrot) başta olmak üzere güçlü rakiplerini geride bırakarak aday olmayı başaran bu Lübnan filmi, dünyanın diğer köşelerindeki izleyici için tam bir Orta Doğu 101 dersi. Müslüman bir Lübnanlı’nın Hristiyan bir Lübnanlı’ya ettiği hakaretin önce bir davaya sonra da ulusal bir meseleye dönüşmesini konu alan L’insulte / The Insult’ta her gün içinde yaşadığımız toplumsal gerginliğin ve bölgenin bir özeti geçiliyor. Film özellikle ikinci yarısında tam bir oryantalizm gösterisine dönüştüğü için başarısız ben bulsam da, bu kategoride gündemi ve politik mesajları bağrına basan Akademi’nin seçimi, – çağdaş sanat dünyasının ve insan doğasının ikiyüzlülüğünü anlatan The Square (İsveç) ve transeksüel karakterinin duygusal dramıyla Una mujer fantástica / A Fantastic Woman (Şili) yerine – bu yönde olabilir gibi geliyor.

Tahminim: L’insulte / The Insult (Lübnan)
Alternatifim: Una mujer fantástica / A Fantastic Woman (Şili)
Favorim: The Square (İsveç)
Aday Olsun İsterdim: Foxtrot (İsrail)

 

En İyi Ses Kurgusu / En İyi Ses Miksajı

Bu iki kategorinin farkını anlamak, en azından benim için öyleydi, bir hayli çaba gerektiriyor. 2006’da ses kurgusu aday sayısının da beşe yükselmesinden beri ilk kez tamamı aynı olan aday listeleri de durumu pek kolaylaştırmıyor. Ben bu yıl ses kategorilerinin her ikisinin de galibinin Dunkirk olacağını düşünüyorum. Daha ideal bir senaryoda şaşırtıcı bir şekilde 3 adaylık elde eden Baby Driver ses miksajı ödülünü hakkıyla alacaktır ama teknik anlamda Dunkirk kadar güçlü bir filmin (tıpkı bir diğer Nolan filmi Inception‘da olduğu gibi) zorlanacağını sanmıyorum.

Tahminlerim: Dunkirk / Dunkirk
Alternatiflerim: Blade Runner 2049 / Baby Driver
Favorilerim: Dunkirk / Baby Driver
Aday Olsunlar İsterdim: War for the Planet of the Apes / War for the Planet of the Apes

 

En İyi Görsel Efektler

İki En İyi Film adayının (Dunkirk ve The Shape of Water) kısa listeye kalmalarına rağmen aday listesinde yer almamaları bu kategorideki dengeleri kökten değiştirmese de ihtimalleri azalttı. Sadece yılın en iyi görsel efektlerine sahip olduğu için değil, üçlemenin ilk iki filmi de bu kategoride hak ettikleri ödüllere uzanamadığı için son ana kadar bu kategorideki tahminim War of the Planet of the Apes idi; bu filmi ödüllendirerek Akademi’nin üçlemeye olan borcunu ödeyeceğini düşünüyordum. Fakat sonra Blade Runner 2049‘ın tahminlerime göre yalnızca bir kategoride ödül kazanacağını ve bunu da kaptırma ihtimalinin olduğunu gördüm. Son yılların yükselen yönetmenlerinden Denis Villeneuve imzalı, Ryan Gosling’in oynadığı, her şeyden çok görselliğiyle öne çıkan bir filmin, öncülleri de hak ettiği ilgiyi görmemiş bir devam filminden çok daha fazla izlenecek olması alacağı oy sayısını arttıracaktır. Bu yüzden tahminim Blade Runner 2049.

Tahminim: Blade Runner 2049
Alternatifim: War for the Planet of the Apes
Favorim: War for the Planet of the Apes
Aday Olsun İsterdim: Dunkirk

 

En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı

Bu kategorideki favorilerden I, Tonya‘nın aday gösterilmemesi bir yana, sanatsal birkaç adaylıktan ibaret bir performans göstereceğini düşündüğümüz Darkest Hourın En İyi Film dalında aday gösterilecek kadar çok sevildiğini anlamamız bu kategorinin sonucunu da netleştirdi. Gary Oldman’ı Winston Churchill’e dönüştüren makyaj, ödülü zaten sonuna kadar hak ediyor.

Tahminim: Darkest Hour
Alternatifim: Wonder
Favorim: Darkest Hour
Aday Olsun İsterdim: Guardians of the Galaxy Vol.2

 

En İyi Kostüm Tasarımı

Phantom Thread En İyi Film ve En İyi Yönetmen gibi adaylıklar elde edecek kadar sevildiğini kanıtlamamış olsa, bu kategorideki tahminim ezbere basılacak oylardan dolayı The Shape of Water veya çok kötü bir filmin çok iyi kostümleri kontenjanından Beauty and the Beast olurdu. Bir moda tasarımcısının hem giydiği hem de giydirdiği kostümlerin en az o tasarımcı kadar başrolde olduğu bir film, bu kadar beğenilmişken üstelik, ödüle kolayca uzanmaması için bir sebep yok. (Aslında var; kostüm tasarımcıları birliğinin ödülünü The Shape of Water‘a kaptırması.)

Tahminim: Phantom Thread
Alternatifim: The Shape of Water
Favorim: Phantom Thread
Aday Olsun İsterdim: Murder on the Orient Express

 

En İyi Prodüksiyon Tasarımı

En kararsız kaldığım kategorilerden biri bu… Bir yanda yılın en ilgi gören filmlerinden The Shape of Water‘ın belki de ödüllendirilmeyi hak ettiği tek kategori bu, diğer yandan Blade Runner 2049‘ın çığır açan setlerinin filmin büyüleyici görselliğine katkısı çok fazla… En İyi Film ödülüne oynayan The Shape of Water‘ın kolayca alabileceği birkaç ödülden biri olması sebebiyle tahminimi ondan yana kullanıyorum, fakat yanılma olasılığımın çok yüksek olduğunu da kabul ediyorum.

Tahminim: The Shape of Water
Alternatifim: Blade Runner 2049
Favorim: Blade Runner 2049
Aday Olsun İsterdim: Star Wars: The Last Jedi

 

En İyi Orijinal Müzik / En İyi Orijinal Şarkı

Çağımızın en üretken film müziği bestecilerinden Alexandre Desplat, The Shape of Water için bestelediği masalsı müziklerle muhtemelen ikinci Oscar ödülüne kavuşacak. Jonny Greenwood‘un Phantom Thread‘de çıkardığı iş çok yüksek kalitede olmasına rağmen, aday olması bile sevindirici, zira genel olarak Akademi’nin kimliğini değil, değişmekte olan Akademi’nin kimliğini yansıtan bir besteci.. Ödülü hak eden bir başka isim Dunkirk‘te gerilimin hiç durmadan tırmanmasını basit bir müzikal hileyle sağlayan Hans Zimmer, ilk ve tek Oscar ödülünü 23 yıl önce kazanmış Zimmer’in 4 yıl önce ödüle uzanmış Desplat yerine kazanması da olasılıklar dahilinde.

Şarkılara gelince… Film izlenmese dahi her yerde duyulan, akıllarda kalan bir şarkıyla Oscar’a ulaşmak mümkün olduğu için, bu kategoride dengeler biraz daha farklı. Hayranı bol müzisyen Sufjan Stevens‘ın Call Me by Your Name için bestelediği iki şarkıdan Mystery of Loveadaylar arasında yer alsa da, ödüle uzanma ihtimali çok düşük. (Umarım yanılırım!) Akılda kalıcılık söz konusu olduğunda, ABD’de Superbowl reklam arasında bile sesini duyuran şarkı This Is Me (The Greatest Showman filminden) bir adım öne çıkıyor. İkinci ihtimalse Coco‘yu izleyen herkesin zihnine yerleşen melodisiyle Remember Me.

Tahminim: Alexandre Desplat (The Shape of Water) / “This Is Me” (The Greatest Showman)
Alternatifim: Hans Zimmer (Dunkirk) / “Remember Me” (Coco)
Favorim: Jonny Greenwood (Phantom Thread) / “Mystery of Love” (Call Me by Your Name)
Aday Olsun İsterdim: Dario Marianelli (Darkest Hour) / “Visions of Gideon” (Call Me by Your Name

Bu kategorinin ve adaylarının detaylı bir incelemesinin yanı sıra aday müzikleri dinlemek için Bülent Tunga Yılmaz’ın theMagger’daki 2018 Oscar Ödülleri: En İyi Film Müziği Adayları Üzerine Bir Değerlendirme yazısına göz atabilirsiniz.

 

En İyi Görüntü Yönetimi

1990’larda The Shawshank Redemption, Fargo, Kundun, 2000’lerde No Country for Old Men, Revolutionary Road, 2010’larda True Grit, Skyfall, Sicario gibi filmlerin görüntülerine imza atmış usta görüntü yönetmeni Roger Deakins bu yıl 14. kez Oscar’a aday gösteriliyor ve henüz tek bir kez kazanmışlığı yok! Tüm dünyadaki ödül sezonu takipçileri, artık bu durumun sona ereceği konusunda hemfikir. Blade Runner 2049daki her sahne muhteşem planları, filtreleri, renkleri ve kompozisyonlarıyla göz kamaştırıyor ve bunda yönetmenin ve prodüksiyon tasarımının olduğu kadar pek tabii ki görüntü yönetmeninin de emeği büyük. Yine de 13 dalda aday The Shape of Water‘ın hemen hemen her dalda olduğu gibi burada ezbere oy toplama ihtimalini görmezden gelmek zor. Dan Laustsen‘in yeşil tonlarındaki çalışması, Deakins’in yanına bile yaklaşamasa da…

Tahminim: Roger Deakins (Blade Runner 2049)
Alternatifim: Dan Laustsen (The Shape of Water)
Favorim: Hoyte van Hoytema (Dunkirk)
Aday Olsun İsterdim: Alexis Zabe (The Florida Project)

 

En İyi Kurgu

2007 ödüllerinde The Bourne Ultimatum, hiç parçası gibi durmadığı ödül sezonunda üç dalda adaylık elde ederek çıkagelmiş, yetmemiş üçünde de ödüle uzanan film olmuştu. Bunlar kurgu ve iki ses kategorisiydi. Gönlüm bu yıl benzer bir başarıyı Baby Driver‘ın yakalamasından yana. Çünkü nefes kesen kurgusu ve zeka küpü müzik kullanımıyla geçtiğimiz yıl en zevk aldığım filmlerden biri olmuştu. Yine de gerçekçi olmakta fayda var, tıpkı ses kategorisindeki tahminlerimde dediğim gibi, Dunkirk gibi teknik dallardaki başarısıyla öne çıkan bir filmin, üstelik bir Christopher Nolan filminin yanında pek de şansı yok Baby Driver‘ın. Üstelik Christopher Nolan sinemasının alametifarikalarından biri kurguları olmasına rağmen bugüne kadar bu kategoride ödülle buluşmuşlukları da henüz yokken.

Tahminim: Dunkirk
Alternatifim: Baby Driver
Favorim: Baby Driver
Aday Olsun İsterdim: Lady Bird

 

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Aldığım bir diğer risk bu kategoride olacak. Bu sezonun en ilginç yanlarından biri, Oscar öncesinde bize oyuncular cephesinde yol gösteren 4 büyük ödülün, Eleştirmenler Birliği, Oyuncular Birliği, Yabancı Gazeteciler Birliği (Altın Küre olarak bilinen ödül yani) ve İngiliz Film Akademisi (BAFTA) tarafından dağıtılan ödüllerin hepsinin aynı dört isme gitmesi oldu. Daha önce benzeri görülmemiş bir durum bu ve büyük bir çoğunluk, haklı olarak, Oscar’ın da aynı dört adrese gideceğini söylüyor. Bense bu kadar büyük boyutta bir fikir birliğine inanmıyorum. Yılın bağımsız favorilerinden Lady Bird‘ün zafere kolayca yaklaşabileceği tek kategori de burası bana kalırsa. Bu nedenle Lady Bird‘ün annesi Laurie Metcalf’ı, Tonya Harding’in annesi Allison Janney’e tercih ederek büyük oyunu bozuyorum. Fakat son yılların en tahmin edilmez sezonu olarak başlayıp, ezbere oylarla heyecanı kaçan bu sezonda Allison Janney’nin ödüle uzanması da zor değil. Kaldı ki televizyondan da çok sevdiğim bir aktris olan Janney’nin ödülü Metcalf kadar hak ettiği de bir gerçek.

Tahminim: Laurie Metcalf (Lady Bird)
Alternatifim: Allison Janney (I, Tonya)
Favorim: Laurie Metcalf (Lady Bird)
Aday Olsun İsterdim: Holly Hunter (The Big Sick)

 

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Bir önceki kategoride söylediğim gibi, diğer üç oyuncu kategorisinde sezon boyunca tüm ödülleri silip süpüren isimlerin Oscar’a da uzanması çok kolay olacak. Bu nedenle Three Billboards Outside Ebbing, Missouri‘nin kötü adamını canlandıran, filmin izleyicisini ikiye bölen unsurlarının çıkış noktasını üzerinde taşıyan ve ilk kez aday olan Sam Rockwell, kazanan isim olacak. Sam Rockwell, bugüne kadar küçük ölçekli filmlerde büyük ölçekli performanslarda izlediğimiz, hak ettiği ilgiyi çok geç gören bir aktör. Performansı da bana kalırsa yılın en iyilerinden. Diğer yandan mesele kariyeri kutlamak, geç kalmış bir ödülü takdim etmekse, Willem Dafoe‘nun ismini de yabana atmamak gerek.

Tahminim: Sam Rockwell (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
Alternatifim: Willem Dafoe (The Florida Project)
Favorim: Sam Rockwell (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
Aday Olsun İsterdim: Michael Stuhlbarg (Call Me by Your Name)

 

En İyi Kadın Oyuncu

Neredeyse kesinleşmiş bir diğer ödül, Frances McDormand’ın yaklaşık 20 yıl sonra gelecek ikinci Oscar ödülü… Dönüp baktığımızda 2017 sinemasının kadın karakterler açısından güçlü bir yıl olduğunu söylemek sevindirici. Bu kategoride aday gösterilen oyuncuların başrolde olduğu filmlerin dördü de En İyi Film dalında aday. Three Billboards Outside Ebbing, Missouri tüm oyuncularının performansıyla yükselen bir film olsa da, başroldeki McDormand’ın bu yükselişteki payı çok büyük. Fargo ile ilk Oscar’ını alan McDormand, o günden beri rol aldığı her filmde yaptığı gibi burada da etkiliyor izleyicisini. Kaybetmesinin tek nedeni bir The Shape of Water silip süpürmesi olabilir ve ödülü dilsiz bir kadını başarıyla canlandıran Sally Hawkins’e kaptırabilir.

Tahminim: Frances McDormand (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
Alternatifim: Sally Hawkins (The Shape of Water)
Favorim: Frances McDormand (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
Aday Olsun İsterdim: Vicky Krieps (Phantom Thread)

 

En İyi Erkek Oyuncu

2017 kuşkusuz Timothée Chalamet isminin ezberlendiği, 22 yaşındaki oyuncunun gözlerimizin önünde bir yıldıza dönüştüğü yıl oldu. Bence yılın en iyi performansı da Chalamet’nin Call Me by Your Namedeki Elio yorumuydu. Ve fakat Akademi’nin en iyiyi değil, sırası geleni ödüllendirdiği, yenilikçi performanslara ve genç yeteneklere değil, taklit performanslara ve duayenlere yöneldiği durumların sayısı geçmişte çok fazla. Bu yıl da ibre öyle bir durumu gösteriyor, Darkest Hour‘da tüm film ekibi, Winston Churchill’e dönüşen Gary Oldman‘ın ödüle boğulması için çalışıyor. Filmde Oldman’ı gölgede bırakmak bir yana, Oldman’ın yanına yaklaşabilecek bir performansa bile rastlamak mümkün değil, kadrajlar onunla dolu, senaryo onunla dolu… Bugüne kadar yalnızca bir kez aday gösterilmiş büyük oyuncu, Oscar’ına kavuşuyor. Üzülmeyelim, Timothée Chalamet’nin önünde upuzun yıllar, görkemli bir kariyer var.

Tahminim: Gary Oldman (Darkest Hour)
Alternatifim: Timothée Chalamet (Call Me by Your Name)
Favorim: Timothée Chalamet (Call Me by Your Name)
Aday Olsun İsterdim: Robert Pattinson (Good Time)

 

En İyi Uyarlama Senaryo

Sırası gelmek hali, En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde Call Me by Your Name‘in aleyhine işliyor olsa da, bir diğer kategoride işine yarıyor, o da burası. André Aciman’ın romanından filmi uyarlayan, yönetmen olarak tanıdığımız James Ivory. A Room with a View, Howards End ve The Remains of the Day filmleriyle aday gösterilmesine rağmen hiç ödülle buluşmayan yönetmen, bu yıl 89 yaşında senarist kimliğiyle Oscar’ına kavuşacak. Uyarlama senaryo kategorisinin bu yıl oldukça zayıf geçmesi, filmin en büyük rakiplerinden The Disaster Artist‘in başka hiçbir adaylık elde edememesi de Ivory’nin lehine işliyor. Yine de, senaryo dallarında aday gösterilen ilk siyahi kadın olan Dee Rees’in Mudbound ile ve daha çok politik bir kararla ödüle uzanması da olasılıklar arasında.

Tahminim: Call Me by Your Name
Alternatifim: Mudbound
Favorim: Call Me by Your Name
Aday Olsun İsterdim: Blade Runner 2049

 

En İyi Orijinal Senaryo

Yılın en çok konuşulan filmlerinden biri, siyahilere yönelik ırkçılığı bir gerilim unsuru olarak kullanarak türün sınırlarını genişleten Get Out oldu. Filmin ödüle uzanabileceği tek kategori burası, kaldı ki ABD’nin her bir eyaletinde ayrı bir tanesi bulunan eleştirmen birliklerinin yarısından fazlası En İyi Orijinal Senaryo kategorisinde Get Out‘u ödüllendirmişti. Özellikle Laurie Metcalf tahminim tutarsa, Lady Bird‘ün burada da kazanabileceğine inanıyorum ama tabii ki En İyi Film ödülünü alan filmin senaryo ödülü almaması nadir görülen bir durum olduğundan Three Billboards Outside Ebbing, Missouri ve hatta The Shape of Water‘ı bile yabana atmamak gerek.

Tahminim: Get Out
Alternatifim: Lady Bird
Favorim: Lady Bird
Aday Olsun İsterdim: Phantom Thread

 

En İyi Yönetmen

The Shape of Water bu kadar beğenilene, Guillermo del Toro sezonun tüm ödüllerini toplamaya başlayana kadar bu yılın Christopher Nolan’ın Oscar’a kavuşacağı yıl olduğunda hemfikirdik. Öyle olmadı, Nolan ilk adaylığını almakla yetindi. Kendine has görsel dünyası ve anlatım diliyle Hollywood’da da çok beğenilen Guillermo del Toro, bu yılın galibi olacak gibi gözüküyor. Eğer bu gerçekleşirse, son 5 yıldaki 4 En İyi Yönetmen Oscar’ının Meksikalı yönetmenlere gitmiş olacak olması da dikkate değer bir istatistik. (Diğerleri Alfonso Cuarón ve iki yıl üst üste Alejandro G. Iñárritu) Ve fakat Paul Thomas Anderson dışındaki tüm adaylar için de kazanmaları yönünde sağlam bir dayanak bulmak zor değil.

Tahminim: Guillermo del Toro (The Shape of Water)
Alternatifim: Christopher Nolan (Dunkirk)
Favorim: Christopher Nolan (Dunkirk)
Aday Olsun İsterdim: Luca Guadagnino (Call Me by Your Name)

 

En İyi Film

The Shape of Water 13 dalda adaylık elde etti, The Shape of Water bu yık çok sevildi, The Shape of Water ödülleri silip süpürebilir, Guillermo del Toro’nun Oscar’ı garanti gibi, deyip dursam da En İyi Film ödülünün The Shape of Water‘a gideceğini düşünmüyorum – ve belki de çok yanılıyorum. Fakat son 5 yılın yalnızca birinde En İyi Film  ve En İyi Yönetmen ödüllerinin aynı adrese gittiğini de unutmamak gerek. Keza Three Billboards Outside Ebbing, Missouri‘nin Akademi’nin en sözü geçen branşlarından oyuncularıyla öne çıkan (ve iki oyuncu ödülü alacak olan) bir film olduğunu, senaryosu rakibine göre çok daha güçlü bir film olduğunu ve izleyenlere kendini iyi hissettirmeyi değil politik bir tartışma içine girmeyi vadeden bir film olduğunu da… Bu yüzden tahminimi bu filmden yana kullanıyorum ve ekliyorum: Alternatif The Shape of Water‘ın kazanma ihtimali Get Out ya da Lady Bird‘ün kazanma ihtimalinden fazla değil.

Tahminim: Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
Alternatifim: The Shape of Water
Favorim: Call Me by Your Name
Aday Olsun İsterdim: Baby Driver

Emre Eminoğlu

theMagger Editörü, Kültür ve Sanat Yazarı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN