Kültür ve sanat dünyasında eylül ve ekim ayları daima hareketli, canlı ve heyecan verici olmuştur İstanbul’da… Bu sonbaharda da yepyeni sergiler, konserler, müzik ve film festivalleri, tiyatro oyunları, film gösterimleri ve tabii İstanbul Bienali yeterince yoğun bir takvim ortaya koymuşken, heyecanımız İstanbul’da sanatın birçok alanına yer açacak yepyeni bir sanat alanı sayesinde zirveye çıktı: Eylül ayının ilk günlerinde kapılarını açan, Dolapdere’deki Arter… 2019’un sonuna kadar ücretsiz olarak ziyaret edebileceğiniz Arter, sadece görsel sanatlar alanında değil, yıl boyu dolup taşacak etkinlik programı aracılığıyla performans sanatları, müzik, sinema gibi sanatın birçok farklı dalına da yer veriyor.

Fotoğraf: Cemal Emden

Yıllardır İstiklal Caddesi’nin sanat vitrini olmuş, Türkiye’den ve dünyadan önemli sanatçıların sergilerine yer vermiş olan sanat alanı Arter, Dolapdere’deki binasına taşındı ve kapılarını yeni sezonla birlikte açtı. Arter önceki mekanındaki son zamanlarında da sergilerin paralelinde film gösterimleri, performans ve etkinliklere yer vermeye başlamıştı. Bu da, sanat için daha çok alana sahip olacağı yakın gelecekte çok daha geniş çaplı ve kapsamlı bir etkinlik programının habercisiydi bizim için. Öyle de oldu…

Arter’in İngiliz mimarlık ofisi Grimshaw Architects imzasını taşıyan yeni binası henüz projenin ilk aşamalarından beri, mimariye de sanat kadar ilgi duyan bizlerin dikkatini çekmişti. Artık kuşkusuz İstanbul’un en önemli kültür yapıları arasında sayılmaya başlayacak Arter binasının en önemli kısımlarından biri de bu göz kamaştırıcı mimari tasarımın yukarıda sözünü ettiğimiz, sanatın farklı dallarını kucaklayan etkinlik programıyla kesiştiği yer: Karbon. En üst düzey teknik olanaklarla donatılmış, tamamen esnek ve tam anlamıyla tam teşekküllü bir “Black Box” olan Karbon özellikle performans sanatı, sahne sanatları ve dijital sanatlar alanındaki proje ve etkinlikler için ideal bir alan yaratıyor. Bugünlerde Karbon’da izlenebilen Céleste Boursier imzalı yerleştirme offroad, v.2‘u gördüğünüzde, bu simsiyah ve geniş mekanın esere nasıl etki ettiğini anlayacaksınız.

Arter’in performans salonlarından diğeri ise Sevgi Gönül Oditoryumu. Film programları, konuşma ve söyleşilerin yanı sıra performans sanatından örneklere, esnek zeminli yapısı ve aynaya dönüşen duvar panelleriyle dans ve devinim çalışmalarına ve küçük akustik dinletilere de ev sahipliği yapacağı duyurulan bu salon da Arter’in gelecekteki etkinlik olasılıkları hakkında heyecan verici ipuçları sağlıyor. Maximilian Cem Haberstock & Naz İrem Türkmen (17 Ekim), Elif Çağlar Quartet (18 Ekim), Tolgahan Çoğulu & Sinan Ayyıldız Duo (19 Ekim), In Hoodies (16 Kasım), Emin Fındıkoğlu Beşlisi (6 Aralık), Can Çakmur (21 Aralık) gibi müzisyenler Arter’in bu yılki konser konukları arasında. Sergilerin kavramsal çerçevelerini oluşturan temalar etrafında tasarlanan Film Programı ise 29 Ekim‘den itibaren her hafta salı günleri yine Sevgi Gönül Oditoryumu‘nda gerçekleşecek. Öncesinde ise özel bir program bizleri bekliyor; 22-27 Ekim tarihleri arasındaki Jonas Mekas Retrospektifi.

Sanatın tüm dallarını aynı çatı altında toplayan Arter’in eğitim programları da  oldukça kapsamlı. Yetişkin ve çocuklara yönelik atölye çalışmaları, rehberli turlar ve sesli rehberlerin yanı sıra sergiler ve eserlerin yorumlanması sürecine ziyaretçilerin katılımını davet eden Yorumlama Etkinlikleri serisi, Duyu Turları, Hareket Atölyeleri de eğitim programlarının bir parçası ve Türkiye’de çok sık karşılaşmadığımız bir yaklaşımla hazırlanmış. Ayrıca katılımcı bir platform sunan Gençlik Konseyi ve Öğle Arası gibi projeler de dikkat çekici; Arter’in ziyaretçilerinin ve gençlerin fikirlerine açık yapısını ortaya koyuyor.

Tabii sergilerden bahsetmemek de olmaz. Arter, kapılarını hem kalıcı koleksiyonundan seçkilere yer veren uzun vadeli, hem de farklı sanatçıları konuk eden süreli 7 sergiyle açtı: Koleksiyon sergilerinden  Saat Kaç? koleksiyondaki zaman, mekan ve bellek kavramlarıyla ilişkili eserleri bir araya getiriyor, Kelimeler Pek Gereksiz ise jest, kalıntı ve iz temaları çevresinde şekilleniyor ve yaşattığı sergi deneyimiyle “müzenin ne olduğunu” sorguluyor – gezerken anlayacaksınız. İnci Furni‘nin mekansal düzenlemesi Bir An İçin Durdu, Ayşe Erkmen‘in 1970’lerden bu yana ürettiği işlerin yer aldığı Beyazımtırak, Rosa Barba‘nın müze depolarında çektiği filmlerden oluşan video yerleştirme Gizli Konferans, 1976’da erken yaşta kaybettiğimiz sanatçı Altan Gürman‘ın Arter koleksiyonunda yer alan eserleri ve arşivi ve KARBON’daki etkileyici, Céleste Boursier imzalı yerleştirme offroad, v.2 Arter’in açılış programındaki sergiler…

Arter’in Dolapdere’deki yeni lokasyonu birçoğumuzu ulaşım konusunda bilinmezliğe itmiş ve ziyaret öncesinde birçok soru işaretine neden olmuş olabilir ama bu konuda da endişeniz olmasın: Binanın özel bir otoparkı bulunmasa ve toplu taşıma seçenekleri kısıtlı olsa da, Arter iki ayrı noktadan kalkan ücretsiz servis uygulamasıyla büyük bir kolaylık sağlıyor. Ücretsiz servislerden ilki saat 10.30’dan itibaren Taksim metro istasyonu Gezi çıkışı ile Arter arasında ring sefer yaparken, ikincisi ise Tepebaşı’ndaki Pera Müzesi önünden buçuklu saatlerde, Arter önünden ise her saat başında kalkıyor. Arter pazartesi hariç her gün 19.00, perşembe günleri 20.00‘ye kadar açık; her ayın ilk cumartesi günü ise “Uzun Cumartesi” kapsamında gece yarısına kadar ziyaret edilebiliyor.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN