Arter’in açılış sergilerinden biri olan Kelimeler Pek Gereksiz, müzenin koleksiyonunda yer alan, Türkiye ve çeşitli ülkelerden sanatçılara ait 52 eseri bir araya getiren bir grup sergisi. Sanatsal ve yaşamsal süreçler arasında köprü kurarak jest, kalıntı ve iz temaları etrafında kurgulanan sergi, 8 Mart 2020’ye kadar Arter‘in giriş katında sizi bekliyor. 

Words are very unnecessary / They can only do harm...

90’lı yılların hit parçalarından biri olan Enjoy the Silence‘ta Depeche Mode‘un bu sözlerini hatırlarsınız. Eylül ayında Dolapdere’deki yeni mekânında kapılarını açan Arter’i ziyaret ettiğinizde, binaya girer girmez bu sözlerle karşılaşacaksınız: Kelimeler Pek Gereksiz. Neden derseniz, Arter’in açılış sergileri arasındaki koleksiyon sergilerinden biri, bu başlığı taşıyor. Serginin ve serginin başlığının çıkış noktasında Robert Smithson ve sergide de bir işini göreceğini Allan Kaprow arasında geçen bir konuşma var. İki sanatçı arasında 1967’da geçen bu konuşmanın teması, müzenin ne olduğu. Müzedeki eserlerin ziyaretçiler üzerinde birer jest, birer kalıntı, birer iz olarak kalması fikrinden yola çıkan sergi, daha çok yaşamın sıradan ve gündelik yönlerine eğilen eserlerden oluşuyor. Sergide Türkiye’den ve dünyadan, geçmişten ve çağdaşlarımızdan 42 sanatçının 52 eseri yer alıyor.

Göz ardı edilen şeylere ve tanıdık durumlara yeni bir gözle bakarak, onların yaratıcı potansiyellerini açığa çıkarmayı öneren sergi, bir anlamda biz ziyaretçilerin de potansiyelini açığa çıkarmaya çalışıyor. Kelimelerin pek gereksiz olduğunu söylemişti ya başlığımız, sergide de alıştığımızın aksine duvarlarda sanatçıların, eserlerin isimleri yazmıyor. Eserleri anlatan kısa açıklamalar, uzun metinler yok. Eserlerin ve kendi potansiyelini sınamaya niyetli değilseniz, pek tabii ki serginin bir harita işlevi gören broşüründen faydalanabiliyorsunuz.

Müzenin Grimshaw Architects imzalı göz alıcı binasına dışarıdan yaklaşırken de sağ tarafta gördüğünüz o canlı sarı renkler, bu sergiye ait. Galeriye girer girmez, George Brecht‘in Sandalye Olayları karşılıyor bizi. Sanatçının bu serisinden dört sandalyeyi görüyoruz ama bu sandalyeler, sıradan sandalyeler değil; birer yaşanmışlıkları var. Sandalyelerin üstündeki, altındaki, etrafındaki objeler bize birer hikâye anlatıyor. Sarı ve beyazın uyumuyla gözümüze hitap eden bir dizi eser, aynı zamanda bize ayrı ayrı hikâyeler anlatmaya ve bir bütün oluşturup bunu serginin teması ve başlığı çerçevesinde sorgulatmaya devam ediyor. Örneğin Daniel Knorr‘dan Miras, Bağış, Devir (Venüs’ün Kolları) adlı iş, mermerden bir Venüs kolunu tasvir ediyor. Mermerden bir kolun jestleri olabileceği, size bağlı olduğu eksik vücudun ne yaptığını, neler hissettiğini anlatabileceği aklınıza gelir miydi?

Francis Alÿs‘in video çalışması Gece Nöbeti, bir gece Londra’daki bir müzeye salınmış bir tilkiyi güvenlik kameralarından takip ediyor, Didem Erk‘in Siyah İplik serisinden (yoksa kitaplığından mı demeliyim) Suç ve Ceza‘sı, zamanında yasaklanmış bir kitabın sözcüklerini ve sayfalarını siyah ipliklerle birbirine dikiyor, Ceal Floyer‘in megafonları birbirine olabildiğine yaklaşıp işlevini yitiriyor, Allan Kaprow‘un Yard performanslarının çok ufak ama anlamlı bir parçası olduğunu söyleyebileceğimiz, lastiklerinden biri karşımızda duruyor. Joseph Beuys‘dan Sophie Calle‘e, Ali Kazma‘dan Sarkis‘e, Nevin Aladağ‘dan Anne Wenzel’e; daha kimler yok ki sergide… Kelimeler Pek Gereksiz sergisinin bir başarısı da bu; sanatçıların isimlerinin büyüklüğüyle sizi etkilemeden, sizi eserlerle ve anlattıklarıyla baş başa bırakması.

Beni en çok etkileyen iş ise Mehtap Baydu‘nun Koza performansı… Sanatçının performansının öncesi, kendisi ve sonrasının sergilendiği alana baktığınızda bu performansın ne ile ilgili olduğunu bilmeseniz de hikayesini ve kronolojisini anlayabiliyorsunuz – çünkü kelimeler pek gereksiz. Etrafındaki erkeklerin gömleklerini şeritler halinde kesen ve kendine bu şeritlerden bir koza diken sanatçının performansını videodan izleyebiliyor, ardından o kozayı ve parçalarını sergide görebiliyorsunuz.

Etkileyici sergi Kelimeler Pek Gereksiz, 8 Mart 2020‘ye kadar Arter‘de kelimeler olmadan anlatmaya devam edecek. Bence kaçırmayın!

İlginizi çekebilir: Artsy Magger’dan İstanbul Sergi Takvimi

https://www.arter.org.tr/ 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN