Hazır kıştan yaza yelken açmış ve içiniz kıpır kıpırlaşmaya başlamışken planınıza ekleyeceğiniz sevimli bir tatil önerisiyle karşınızdayım; Ayvalık / Cunda Adası!

Ayvalık’tan başlayalım… Sarımsaklı, Ayvalık’taki favori bölgeler arasındadır. Gider gitmez, ilk sabahtan, upuzun, geniş plajında yerinizi alıp yüzünüze vuran güneşle birlikte Ayvalık’a merhaba deyin! İçinize damlayan güneş, Ayvalık’ın sakin plajında ruhunuzu dinlendirecek. Öğle sıcağına doğru, pişmeden, kendinizi Ege’nin güzelim serin mavisine attığınız zaman da Ayvalık’ın tadını çıkarmaya başlamış olacaksınız. Serin suyunun temizliği ve berraklığı, sudan hiç çıkmama isteğine neden oluyor, dikkat! Plajın keyfini çıkarırken, kavun içi dondurmayı da deneyin derim. Aynı zamanda, sahil etrafında yemek yiyebileceğiniz, çok sayıda beach bar tarzı mekanlar mevcut. Ayvalık Tostu, buralarda denemeniz gerekenlerin en başında geliyor tabii ki. Neredeyse hepsinde, tadı oldukça güzel. Ayrıca 2017 itibariyle, bolca eğlendiren özel bir Beach Club da mevcut; biraz daha hareketli vakit geçirmek isteyenlere duyurulur. Her gün belli saatlerde hareket eden tekne turları da oldukça eğlenceli ve hareketli oluyor, güvenebilirsiniz.

Gün içerisinde, Ayvalık’ı gezerek keşfetmek isteyenler varsa, sahili fethettikten sonra merkeze doğru yol alabilir. İster arabanızla isterseniz de belirli noktalardan geçen dolmuşlarla merkeze rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Burada uğramanız gereken yer ise, Muhabbet Sokakları! Daha sokak girişini görür görmez ne kadar sevimli olduğunu anlayabiliyorsunuz. İçerilere girip, kendinizi azıcık kaybedin. Duvar yazıları, desenleri, köşe kenarlardaki kedicikleri, köpekçikleri, başınızı döndürecek kadar çok duvar detayları ve tabelaları… Bu tabelaların çoğu da sokak içlerinde yer alan aynı sevimlilikteki kafelere ait. Yorulduğunuzda birinin içine süzülüp yorgunluk kahvenizi hüpletmelisiniz… Kafedeki yerlisiyle sohbet etmeyi de unutmayınız; çok keyifli!

Şeytan Sofrası, Ayvalık’ın gözbebeklerinden… Bölgenin ismi, mitolojiden gelen bir hikayeyle açıklanmış; Zeus’un karısının üç ayaklı şeytanı kovmasıyla, Şeytan’ın ayakları Midilli’ye, İda’ya ve Şeytan Sofrasının bulunduğu bölgelere düşüyor. Burada da bir şeytan ayağı izi oluşuyor ve Şeytan Sofrası ismini alıyor. Hikayenin doğruluğundan şüpheliyim, zira birkaç versiyonu mevcut.

Buraya akşamüstü gitmeniz gerekiyor. Şeytan’ın ayak izini görüp oraya birkaç bozukluk atıyorsunuz. Dilek ipleri bağlayanlar da var ama ben bir manası var mı yok mu kestiremedim doğrusu. Akşamüstünde oldukça kalabalık bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Bu yüzden gideceklerin ellerini çabuk tutmalarında fayda var. Gittiğinize fazlasıyla değecek olan mekanların başını çekiyor. Sahip olduğu mükemmel manzarayla kendinizden geçebilirsiniz. Deniz, doğa, güneşin batışı ve yanınıza aldığınız mis çayınızla bu anı beklemeye koyulun. Beklerken, manzara sayesinde sıkılmanıza hiç vakit kalmıyor. Güneşin batışa başlamasıyla beraber herkesin ellerinde beliren telefonlar, bu mükemmel anı kayda alıyorlar. Gerçekten de kayda değer bir an. Yine de izleyip tadını doyasıya çıkarabilmek daha güzel bir seçenek olabilir. O batışla birlikte yüzlerce güzel dilek birleşiyor, herkes güzellikler diliyor ve gün en güzel şekilde son bulmuş oluyor. Aslında o anın büyüsü, anlatılmayıp, yaşanması gereken bir olay.

Gece vakitlerinde ise, Ayvalık bölgesinde gidebileceğiniz, herkese hitap edebilecek çeşitli mekanlar mevcut… Sakinlik isteyenler, sahil karşısındaki müzikli mekanlarda, içeceklerini yudumlayabilirler. Aileler, Sarımsaklı’nın merkezinde bulunan lunaparkta eğlenceli dakikalar geçirebilir ya da birer dondurmanın tadını çıkarabilirler (benim favorim Leda Dondurma); Çılgınca eğlenmek isteyenler ise, Gossip, Garden, Tropicana gibi çevredeki çok eğlenceli kulüplerde dağıtabilirler! Çılgınca eğlenmek demişken, Ayvalık yaz boyunca ünlü isimleri misafir ettiğinden bu deyim gayet yerinde oldu.

Cunda Adası’na gelelim… Buraya giden dolmuşlar da var ama yolunuz biraz meşakkatli oluyor. Arabanızla gitme şansınız varsa öyle yapın ama Cunda’nın hemen giriş kısmındaki otoparka park etmenizi öneririm. İçerideki daracık sokaklara arabanızla girmeniz imkansız.

Cunda, rengarenk ahengiyle, ruhunuzu da renkten renge sokarak sizi mutlu ötesi bir hale sokuyor. Burada olup da mutsuz olan bir insan görmedim. Cunda, her şeyin gözünüze tozpembe göründüğü bir atmosfere sahip. Etrafıma baktığımda renkli evleri, dondurmacıları, Türk ve Yunan restoranları, oraya buraya asılı süsleri, boyanmış duvarları görüyordum. Kalabalık cümbüş, hiç rahatsız etmiyor aksine içinize neşe dolduruyor.
Önce şöyle bir sahili turlayın derim. Bu arada da elinize Cunda dondurmacılarından en sevdiğiniz lezzetleri kapın. Ardından da daracık Arnavut kaldırımlarında yürümeye başlayın…

Rotalarınızdan biri kesinlikle Aşıklar Tepesi olsun. Burası, bölgede manzaranın tadını çıkarabileceğiniz en iyi yerlerdendir. Gecesi de gündüzü de ayrı güzel. Neden Aşıklar Tepesi dendiğini anlayabilirsiniz, çünkü oldukça romantik bir manzaraya sahip! Tepenin olduğu noktada, Sevim ve Necdet kitaplığı da bulunuyor. Bunların yakınında bir de Panaya Kilisesi var.

Aşıklar Tepesi’ne yakın olarak bir de Agios Yannis Kilisesi mevcut. Yanındaki, Cunda Adası sembolü olan değirmen ile de tanıyabilirsiniz burayı. Burası, Rahmi Koç Vakfı tarafından kitaplığa dönüştürülmüş.

Görebileceğiniz başka bir yer de, Despot Evi. Burası çok eski ve harap olmuş Rumlara ait bir yapı.

Cunda’ya geldiniz, gezdiniz… Sakın dinlenmeden gitmeyin (hatta şansınız varsa birkaç gün burada kalın!). Akşam vaktine denk geldiyseniz, pek eğlenceli Yunan gecelerine katılmaya çalışabilirsiniz. Soluklanıp, Cunda lezzetlerini tattıktan sonra da, envai çeşit arasından hediyeliklerinizi seçmelisiniz. Cunda Sahil Çarşısı’nda birbiri ardına sıralanmış bol çeşitli tezgahlar var; aradığınız her ne varsa burada bulabilirsiniz.

Ayvalık ve Cunda’yı tercih edeceklere şimdiden bol dinlenmeler ve eğlenceler diliyorum.

Okuduklarınızı, görmek istiyorsanız da size YouTube kanalımın linkini yazıyorum. 

Buradan Ayvalık’ı ve Cunda Adası’nı görüp dinleyebilirsiniz.

Keyifli günler dilerim!

theMagger’da Faysal’dan “Yaratıcı insanlar, Lezzet Dolu Mekanlar: Ayvalık ve Cunda Rehberi” yazısına da buradan ulaşabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?