Barselona’nın bilindik müzelerini gezip bitirdiniz mi? O zaman bizi kentin Roma şehir surlarından Sefarad elyazmalarına götüren bir yolculuğa çıkaran Barselona Kent Müzesi’ni beraber gezebiliriz.

Foto1

Bir şehri ilk kez gezdiğinizde uğrayacağınız müze ve kültürel keşif durakları genellikle şehre ün veren turistik yerlerdir. Barselona gibi müthiş bir şehre gideceğiniz zaman yakınlarınız muhtemelen “La Sagrada Familia ve Park Güell’i görmeden geri dönme!” diyecek, çağdaş sanat seviyorsanız da MACBA ve Palau de Virreina gibi mekanlara yönlendirileceksinizdir. Fakat bu yazıda size tanıtmak istediğim müze hem Barselona sakinlerinin hem de turistlerin benimsediği, kentli bilincinin arttırılması ve kenti tüm tarihi katmanlarıyla her kesimden ziyaretçiye tanıtmayı amaçlayan Museu d’Història de Barcelona (MUHBA) yani Barselona Tarihi Müzesi.

Foto2

Şehrin Gotik binalarıyla ünlü Plaça del Rei meydanında konumlanmış olan MUHBA’nın tarihçesi ilginç bir arkeolojik keşfe dayanıyor. 19. yüzyılın sonlarından itibaren Barselona’da çıkan arkeolojik malzemeyi sergilemeye yönelik çalışmalara başlayan kent konseyi, Casa Padellas adındaki Gotik tarzda sarayı müze olarak kullanıma uygun görmüş ve binayı şu anki müzenin bulunduğu sokaktan üç sokak ötedeki yerinden taşımaya karar vermiş. Gelin görün ki binanın temelleri atılırken toprağın altından Barselona’nın Roma döneminden Ortaçağ dönemine uzanan kalıntıları ortaya çıkmış. Kazıyı on yıldan fazla süre boyunca üstlenen MUHBA, kalıntıların bulunduğu yerleri sergi salonu olarak kurgulayıp 1943 yılında kapılarını ziyaretçilere açmış.

Foto3

Kent müzesi olarak Barselona’nın 15 ayrı yerinde işlev gören MUHBA’nın ana binasının yer aldığı Plaça del Rei’deki kalıcı sergiyi bugün ziyaret etmek istediğiniz vakit, müzenin alt katlarında Roma dönemindeki adıyla Barcino kentinin sokaklarını adım adım gezebilirsiniz. Sergide Roma şehir surlarını, milattan önce 1. yüzyıldan kalma çamaşırhaneleri, elbise boyama atölyelerini ve şarap mahzenlerini görebildiğiniz gibi aynı zamanda milattan sonra 4. yüzyıldan kalma erken Hıristiyanlık dönemi binaları, kilise temelleri ve piskoposluk sarayının kalıntıları hakkında geniş bilgi edinebilirsiniz.

Foto4

MUHBA’nın alt katlarında gezerken beni en çok heyecanlandıran ayrıntılardan biri müzenin arkeolojik veri toplamaya ve yeni buluntuları ziyaretçilere sunmaya devam ettiğini öğrenmek oldu. Yıllardır arkeolojik kazıların devam etmesinden ötürü müze binasının kapalı duran bir bölümü bu senenin Mart ayında kentin erken Hıristiyanlık dönemine ışık tutan bir sergiyle açılmış ve 4. yüzyıldan kalma bir vaftizhaneyi kentin kültürel mirasına önemli bir buluntu olarak eklemiş. Kentin ilk Hıristiyanları’nın vaftiz edildiği havuzu görmek Türkiye’den gelen bir ziyaretçi olarak beni hem mutlu etti hem de birbirine yakın tarihlerde Hıristiyanlığı kabul etmiş Barselona ve İstanbul gibi iki kentin arasında kültürel bir bağ kurmamı sağladı. İçimden sordum: Acaba buna çok benzer bir vaftizhane İstanbul’da hangi binanın altında gün ışığına çıkmayı bekliyordur?

Foto5

Kalıcı sergiyi gezdikten sonra eğer vaktiniz varsa mutlaka 5 Temmuz’a kadar açık kalacak olan “Barcelona Haggadot: The Jewish Splendour of Catalan Gothic” sergisini gezmenizi tavsiye ederim. Sergide Barselona’da yaşamış olan Sefarad Yahudileri’nin 14. yüzyılın başında bastıkları Haggada (Ladino dilinde karşılığı Agada) isimli ve Pessah bayramının yemek ritüelini anlatan elyazması kitaplar sergilenmekte. Sergiyi gezerken 1300lerin başındaki Barselona’nın birçok Sefarad şair, din adamı ve filozofun bir arada zengin bir kültürel hayatı kutladıklarını ve Hıristiyanlarla ortak olarak birçok elyazması atölyelerinin bulunduğunu öğreniyorsunuz. Elyazması kitapların üretim süreci ve sanatsal niteliği hakkında bilgi edinirken aynı zamanda 1391 yılında Barselona’daki Sefarad mahallesine yapılan saldırı sonucu kent nüfusunun nasıl değiştiği hakkında bilgi ediniyorsunuz. 1492’deki İspanya genelinde gerçekleşen sürgünden 100 yıl önce Barselona’daki Sefarad Yahudisi nüfusunda radikal bir düşüş yaşanmış ve dünyanın dört bir tarafına göç eden aileler Agada kitaplarını yanlarında götürmüşler.

Foto6

Sergideki elyazması kitap koleksiyonu böylelikle Saraybosna’dan New York’a uzanan çeşitli kütüphane ve müzeler tarafından ödünç alınarak oluşturulmuş ve birçok elyazması kitabın 600 yıldan fazla zaman sonra ilk defa basıldıkları şehir olan Barselona’ya geri gelişinin heyecanı ziyaretçilerle paylaşılmış.

Barselona’dan dünyaya yayılmış Sefarad edebi mirasını İspanya’ya geri getiren MUHBA, bu vesileyle hem kentin çok kültürlü tarihine sahip çıkmış, hem de İspanya’nın 1492 yılında sürgün ettiği Sefarad Yahudileri’ne yönelik geçen sene ilan ettiği vatandaşlık vaadi sırasında altını çizdiği çoğulcu ve hoşgörülü bir toplum olma umudunu bence kültürel düzlemde yansıtmış.
İçeriği zengin sergilerine ek olarak çeşitli atölyeler, konferanslar ve eğitim programları düzenleyen MUHBA hem kentli hem de kent tarihine meraklı turist için Barselona’nın görülmeye değer bir müzesi.

Fotoğraflar: Berat Chavez, museuhistoria.bcn.cat, thebarselona.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN