Bisikletiyle yollarda özgürlüğün tadına varan, günbatımında pedalına daha yavaş basıp doyumsuz manzaraları fotoğraflayan ve şimdilerde kısa öykülerinden oluşan kitabını yayınlamak için heyecan içinde olan bisikletli adam: Gökhan Kutluer.

2

Öncelikle biraz kendinden bahseder misin, neler yapıyorsun şu sıralar?

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Birkaç kurumsal firmada çalıştıktan sonra aradığımın böyle bir hayat olmadığına karar verdim ve kendimi bisiklet sektörünün içinde buldum. Yaklaşık dört yıldır bisiklet kültürünün yaygınlaşması adına hem bilgilendirici hem de özendirici çalışmalar yapıyorum. Yazılı ve görsel basında çeşitli çalışmalarla yer almanın yanı sıra bisikletin sosyal medyanın etkin kullanımıyla daha da yaygınlaştırılması ve kişilerin önüne daha çok sunulmasına kafa yoruyorum diyebilirim. Bunun haricinde dijital pazarlama danışmanlığı yapıyorum. Şu sıralar Bergamo’da yaşıyorum. Yaklaşık üç yıldır üzerinde çalıştığım bir öykü kitabım var ve onu bitirmeye gayret ediyorum.

5

Belki daha önce çok sorulmuştur ama ben de klasik bir soru ile başlayacağım: Bisiklet ile tanışma hikayen neydi? İlk aldığın veya çocukken sana ilk alınan bisiklet hala duruyor mu?

Ellerini bırakıp virajları dönmeye çalışan mahalledeki o yaramaz çocuk bendim. Bisiklet tutkum hemen herkes gibi çocukluk dönemimde başladı. Bisikletin üzerinden inmeyen ve en büyük keyfi bisikletle kaybolmak olan çocuklardandım. Fakat okul hayatı nedeniyle ayrı kaldığım bisikletle yeniden buluşmam 2012 yılında oldu ve o günden beri ayrılmıyoruz. İlk bisikletim nerede bilmiyorum. Markası Dino’ydu.

4

Blogundan bahseder misin? Takipçilerinle neler paylaşıyorsun?

Denge Tekerinde bisiklete dair en çok merak edilen soruların cevaplarını paylaşıyorum. Bazı çok temel sorulara mümkün olduğunca basit bir dille yanıt veriyorum. Ayrıca kullandığım ürünlerin fiyat ve performans bilgilerini de sunuyorum. Instagram ve Facebook takipçilerimle ise hayatımı olduğu gibi paylaşıyorum. Hayatı bisiklet üzerinde keşfetmeyi sevdiğim için bisikleti hayatın içinde göstererek insanlara ilham vermeye çalışıyorum.

6

Yaptığın yolculuklarda başına gelen ilginç veya unutamadığın bir anın oldu mu?

2000 rakımdaki Passo San Marco’dan geçerken dağın karlı zirvesini ilk gördüğümde müthiş bir heyecan duydum. Zirveye yaklaştıkça yol kenarlarında artan karlar, 1500 rakımdan sonra her yeri kapladı. Rota planımı zirveye ulaştıktan sonra dağın öbür yakasındaki kasabaya inip, trenle eve dönmek üzere kurgulamıştım ve böylece 90 kilometrede rotam bitecekti. Fakat zirveye ulaştığımda Mayıs ayının ortasında kardan yolların kapanacağını düşünmediğim için büyük bir sürprizle karşılaştım. Kar tüm yolları kapatmıştı ve dağın diğer yanındaki kasabaya inmem imkansızdı! Bu şartlarda geldiğim yolu geri dönmek zorunda kaldım. Kısacası zirveye tırmanışımın ardındaki yorgunlukla, 160 km yolu geri dönmek zorunda kalmak beni oldukça panikletmişti.

8

Bisiklet sürmekten en çok keyif aldığın ülke hangisiydi?

İtalya… Doğası ve günün her saati görebileceğiniz her yaştan bisiklet insanlarıyla adeta bir bisiklet cenneti…

Bazen kendi kendimize deriz ya, her şeyi bırakıp dünya turuna çıkacağım. Kimisi için cesaret engeline takılır bu haya  ,kimisi içinse kariyer yapmak hayattaki en büyük amacıdır. Sen bisikletinle dünya turuna çıkmayı hiç düşündün mü? Bir sonraki sabah gün batımını izleyeceğin tepeyi bilmeden yoldasın… Ve yolun bana kalırsa o müthiş özgürlüğünün tadına varmak en güzel his değil mi?

Uçlarda yaşamayı sevmiyorum. Duygularımı yoğun yaşamayı severim ama istediğim zaman istediğim yerde olabilecek özgürlüğe sahip olmam gerekiyor. Bisikletle dünya turu fikri güzel ancak sanırım tren, uçak vb. ulaşım araçlarını kullanarak daha az zahmetli bir süreç yaşamak isterim. Kendimi yıpratmayı sevdiğim söylenemez. Benimkisi daha çok bisikletimi de yanıma alıp dünyayı gezmek olur ki bu yazı bir anlamda böyle geçirdim. Dediğine katılıyorum ve ben de yolun kendisini sevenlerdenim. Ulaşacak bir yerim olmasını ya da o yerin günler öncesinden belli olmasını sevmiyorum. Bisikletle veya değil; seyahat ederken her zaman esnek ve geniş planlamalar yaparım. Trendeyken ineceğim durağı kaçırmaktan endişe etmem çünkü o indiğiniz durak da size bambaşka maceralar getirebilir.

3

Eminim senin gibi bisikletini alıp yollara çıkmak isteyen pek çok insan vardır. Nereden başlamalı, bu konuda önerilerin neler?

Şehir bisikleti en mantıklısı. 1500 – 2000 lira aralığında, yıllarca kullanılabilecek ve ağır olmayan şehir bisikletleri var. Bunlarla bisikletle yeniden barışılabilir. Şehirde sürüş alıştırmaları yapmak gerek, zira arabalar yanınızdan geçerken ya da siz onların yanından geçerken ne yapacağınızı biliyor olmalısınız.

Çok uzun turlar düşünmüyorsanız, bu bisikletlere de bagaj taktırıp gerekli çantaları edindikten sonra tura çıkabilirsiniz. Ancak gerçekten bir turcu olunacaksa, sadece tur için üretilmiş tur bisikletlerini almakta fayda var.

Bisikletle tur yapmak itinalı bir hazırlık istiyor. Öncelikle yola çıkmadan önce bisikletin tüm fren bakımı ve lastik hava kontrolleri yapılmalı. Yedek lastik, pompa, levye gibi ihtiyaç duyulabilecek şeyler bulundurulmalı. Işık kontrolleri yapılmalı ve bisiklet kilidi mutlaka alınmalı. Kask keza, aynı şekilde olmalı. Tur çantası, yeterli miktarda sıvı ve besin takviyesi de oldukça önemli.

7

Aklında şu an için herhangi bir plan var mı?

Bisikletten kopmak istemiyor ve kendimi bu alanda sürekli geliştirmek istiyorum. Bunun için en iyi merkezlerden biri İtalya’nın kuzeyi ve ben de hayatımı burada devam ettiriyorum. Temasta olduğum birkaç bisiklet firması var. Onlardan biriyle kariyer anlamında yola çıkma aşamasındayım.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR