İtalya’nın turistik açıdan az tanınmış ve gezginler açısından pek tercih edilmemiş şehri Bologna, geçtiğimiz ay yapmış olduğum Kuzey İtalya turunun favori şehirlerinden biriydi. Daha gitmeden, internetten araştırma yaparken bile ilgimi çeken bu şehri büyük bir zevkle gezdim. Her köşesini, her meydanını ayrı bir sevdim. İtalya’nın turistik açıdan popüler olmuş destinasyonlarından ziyade Bologna’da misafirperverliği ve sıcakkanlılığı gördüm. Birbirinden farklı unvanlara sahip bu şehrin EN’lerini de anlatmadan olmazdı…

IMG_20161102_085138-min-750x429

En Güzel Manzara: Asinelli Kuleleri

towers-768x515

Avrupa’nın “kızıl şehir” ünvanına sahip tek şehri olan, İtalya’nın kuzeyindeki Bologna, kiremit çatılı tuğla binaları ve sol görüşü nedeniyle bu unvanla anılır olmuş. Öyle ki; şehirde görüntüyü bozan tek bir bina bile bulunmuyor. Her taraf kızıla boyanmış ve uyum içinde. Bu uyumu en güzel izleyebileceğiniz yer ise Asinelli Kuleleri. Kuleler, 12. yüzyılda zengin aileler tarafından inşa ettirilmiş. O dönem şehirde 180’den fazla kule olduğu tahmin ediliyor ve hangi amaçla yapıldığı hala bilinemiyor. Günümüzde ise bu kulelerin sadece 20 tanesi görülebiliyor. Asinelli Kuleleri’nin bir diğer özelliği ise ikisinin de yamuk olması. Kısa ve eğik kulenin adı “Garisenda” (3.5 metre yatık), uzun olan kulenin adı ise “Asinelli” (1.5 metre yatık). Asinelli’ye çıkmak için dar ve dönemeçli bir yoldan 500 basamak çıkmanız gerekiyor. Ancak sakın vazgeçmeyin; en güzel manzara tepede sizleri bekliyor!

 

En Yerel Makarna: Pasta Fresca Naldi

IMG_20161123_201149-min-768x851

Bologna’nın merkezinden batıya yaklaşık 15 dakika (1 km) yürüdüğünüzde etrafınızdaki mekanların ve bu mekanlarda oturan insanların tamamen yerel halktan oluştuğunu fark edeceksiniz. Sonra Via del Pratello üzerinde bulunan küçük ve yerel bir makarnacı olan Pasta Fresca Naldi karşınıza çıkacak. Kapıdan içeri girer girmez taptaze makarna kokusu burnunuza çalınacak. Dükkan sahibi Valeria’nın güleryüzlü karşılaması da eklenince sıra sipariş vermeye gelecek. Spaghetti, tortellini, lazanya arasında gidip gelirken sonunda bir karar vereceksiniz. Makarnanız gözlerinizin önünde hazırlanıp size sunulacak. İster bu küçücük dükkanın bir köşesinde yiyin, isterseniz başka bir mekana gidip makarnanızla aşk yaşayın; her iki durumda da tadına ve lezzetine bayılacaksınız! Unutmadan hatırlatayım; Bolonez sosun ana vatanı ve isim babası; Bologna!

 

En Hareketli Meydan: Giuseppe Verdi Meydanı

meydan

Her ne kadar şehrin merkezinde bulunan Maggiore Meydanı etrafındaki tarihi yapıları ve Neptün Çeşmesi ile hareketli meydanların başında gelse de, benim açımdan bu durumu değerlendirmek biraz daha farklı gelişti. Şehrin dört bir yanında bulunan bu meydanların benim açımdan en hareketlisi: Giuseppe Verdi Meydanı oldu. Etrafındaki 1877 yılından kalma binaları ve Belediye Tiyatrosu meydana mükemmel bir bütünlük katmış durumda. Ancak hepsinden önemlisi bu meydanı hareketli kılan şey; üniversiteye yakınlığı nedeniyle gençlerin sıkça tercih ettiği meydanlardan biri olması. Meydanın her bir köşesinde toplanmış olan gençler farklı müzik enstrümanlarıyla burayı bir açık hava konser alanına çevirmişler. Burası yazın yerde uzananlar, yemek yiyip içkilerini yudumlayan gençlerle hiçbir zaman boş kalmayan ve yaşayan bir meydan olmuş.

 

En Lezzetli Dondurma: Gelateria Gianni

20161104_210319-01-min-768x576

İtalya denince akla ilk gelen şeylerden biri hiç şüphesiz dondurma! Ülkenin her tarafında bulunan dondurma dükkanlarından envai çeşit ve lezzette dondurma bulmanız mümkün. Ancak söz konusu yer Bologna olunca, özellikle bu dondurmacıdan söz etmeden olmaz. Asinelli Kuleleri’nin hemen yanında, Verdi Meydanı’na giden yolun köşesinde bulunan Gelateria Gianni, size damağınızı şenlendirecek bir lezzet sunuyor. İçeri girdiğinizde gördüğünüz tüm çeşitlerin tadına bakmak isteyeceksiniz. Bologna Ride, Stracciatella, Inferno bu çeşitlerden sadece bazıları. Benim size tavsiyem; ricotta peynirli “Ricotta Stregata” isimli dondurmayı kesinlikle denemeniz, pişman olmayacaksınız!

 

En Eski Üniversite: Bologna Üniversitesi

Bolonya-Unv-768x510

Dünyanın en eski üniversitesi olan Bologna Üniversitesi, 1088 yılından beri merkezi Bologna olmak üzere dört farklı şehirdeki kampüsleri ve 80.000’den fazla öğrencisi ile Bologna’ya “bilgili” unvanını kazandırmıştır. Geçmişte Dante, Erasmus ve Kopernik gibi ünlü bilim adamlarına öğrenim veren üniversite, günümüzde de gençler arasında tercih edilen üniversitelerin başında geliyor. Şubat 2016’da kaybettiğimiz Umberto Eco da, 1971’den beri Bologna Üniversitesi’nde profesör olarak görev almaktaydı.

 

Cesaret Yoldaşınız, Dünya Rotanız Olsun!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR