Cafe-Philo: Zihni Özgürleştiren Felsefe Cafesi

Bir cafe düşünün, sizi, kendi sorularınızı özgürce ve önyargısız paylaşmaya ve düşünmeye davet eden. İşte bu ütopya, 1992’de Marc Sautet tarafından Paris’te de la Bastille’deki “Cafe des Phares”de başlatılan ve dalga dalga önce Fransa’da, sonra tüm dünyada büyümeye devam eden Cafe-Philo.

Hani şu derinde yatan, anlamını bilen bilmeyen herkesin diline pelesenk olan, klişeleşmiş söz var ya: “Düşünüyorum öyleyse varım.” Günümüzde kullanımı asıl metafizik anlamından çok uzakta, evet ama 17.yy’da yaşamış olan René Descartes, ruhun üstünlüğünü kanıtlamaya çalışırken öyle bir söz söylemiş ki insan ister istemez ruhun varlığını da anlamlı kılanın “düşünme eylemi” olduğu sonucuna varıyor ve bunu ifade ederken bu nokta atışı niteliğindeki cümleyi kullanmaktan kendini alamıyor. Düşünceyi bir eylem olarak ele alırsak, düşünmek, var olmanın nedeni değil sonucudur. Düşündüğünüz için var olmazsınız, var oluşunuz doğal olarak düşünmenize yol açar. İnsan doğal olarak şey’lerin ve yaşamın anlamını sorgular. Ve Platon’un 2500 yıl önce dile getirdiği gibi “Kelimelerin bilgisi, şey’lerin bilgisine yol açar.”











