Geçtiğimiz cuma akşamı, İstanbul’un en özgün İtalyan restoranlarından Filo D’Olio Vadistanbul’da gerçekleşen “That’s Amore” etkinliği, tam anlamıyla duyulara hitap eden, büyülü bir İtalyan akşamıydı. Şef Danilo Zanna ve Roma’nın efsanevi restoranı Alfredo alla Scrofa’nın sahibi, “mantecatore” (risotto ve makarna bitiriş ustası) olarak anılan Mario Mozzetti ile birlikte Roma mutfağının en rafine örnekleriyle adeta İtalya’ya ışınlandık. Her detay, tutkuyla hazırlanmış bir İtalya yolculuğu gibiydi.

tezza-7511
Danilo Zanna ve Mario Mozzetti ile | Fotoğraf: Damla Anol Erol

İtalya’nın Toskana bölgesinde Prato’da doğmuş olan Danilo Zanna, hem televizyon sunucusu hem de restoran işletmecisi olarak Türklerin sevgisini kazandı. Genç yaşta mutfak tutkusu ailesinde gelişen Zanna, gastronomi eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye yerleşti. Filo D’Olio adındaki restoran zincirini kurdu.

img_0747-3
Danilo Zanna-Mario Mozzetti | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Filo D’ Olio kelimesi çok özel bir anlama sahip. Olio yağ anlamına geliyor ve genellikle zeytinyağı için kullanılıyor(olio d’oliva) ancak Filo D’Olio ne şişedeki zeytinyağını ne de tabaktaki zeytinyağını ifade ediyor. Şişeden tabağa akarkenki ince zeytinyağı şeridini ifade eden bir kelime. Bu verdiği isimle Zanna, İtalyan mutfağında zeytinyağının önemini vurguluyor ve zeytinyağının tabağa varana kadarki keyifli yolculuğuna dikkat çekiyor.

img_0679-3
Giardiniera (hafif ekşi ve aromatik italyan turşusu) | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Restoranın İzmir, Bursa ve İstanbul’da 2 ayrı lokasyonda toplamda 4 şubesi bulunuyor. Her restoran farklı bir İtalyan şehrinden ilham alıyor. Vadistanbul şubesi Roma, Bağdat Caddesi şubesi Milano, Bursa şubesi Sicilya, İzmir ise Floransa’yı yansıtıyor. Her restoranın menüsü de ilham aldığı bölgenin ve şehrin mutfak geleneğini yansıtıyor. İzmir Filo D’Olio, İtalya’nın en prestijli gastronomi ödüllerinden biri olan Ospitalita Italiana ödülüne layık görülerek Türkiye’de bu ödülü kazanan ilk İtalyan restoranı olmuş. Aynı zaman da restoran zinciri Gault&Millau gurme rehberine de girmiş.

img_0705-2
Suppli al telefono (mozzarella dolgulu kızermış risotto topları)- Fiori di zucchina ripieni (burrata ile doldurulmuş çıtır taze kabak çiçeği)| Fotoğraf: Damla Anol Erol

Vadistanbul’da bulunan Filo D’Olio İtalya’nın en keyifli yemek yenilen mekânlarından ‘trattoria’ları anımsatıyor. ‘Trattoria’ kelimesi daha samimi, sıcak bir atmosferde geleneksel tatların sunulduğu yerleri ifade ediyor. Filo D’Olio da bu konsepte uykun kalınarak tasarlanmış. Ambiyans, leziz menü ile birleşerek sizi gerçek anlamda Roma’da hissettiriyor. Tutkuyla hazırlanmış her tabak sizi İtalyan mutfağına tekrar aşık ediyor. Danilo Zanna’nın güzel enerjisi de kesinlikle tabaklara yansıyor. “That’s Amore” etkinliğinde bu keyifli trattoria’da Roma’ya özgün tatları keşfetmenin yanı sıra Alfredo alla Scrofa restoranının sahibi, ustaların ustası Mario Mozzetti’yi de yakından tanıma fırsatı yakaladık. 

img_0774-4
Guancia di manzo (uzun süre pişirilmiş dana yanağı,demi-glace sos ve patates püresi eşliğinde) | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Mario Mozzetti, günümüz Roma’sının ünlü “Alfredo alla Scrofa” restoranının sahibi ve “mantecatore” (fettuccine Alfredo’nun kremasını tabakta iyice yediren şef) unvanlı yöneticisi. Aile 1943’te Alfredo di Lelio’dan devralmış ve Mario, yaklaşık 40 yıldır bu tarihi işletmeyi başarıyla temsil ediyor. Restoranın simgesi ise Fettuccine Alfredo, basit ama zarif bir yemek: Yalnızca taze yumurtalı fettuccine makarna, bol tereyağı ve rendelenmiş Parmigiano Reggiano (permesan peyniri) kullanılarak hazırlıyor. Asıl sırrı ise “mantecatura” adı verilen karıştırma tekniğinde. Mario Mozzetti gibi uzmanlar, bu işlemi masada canlı şekilde yaparak misafirlere bir şov sunuyor.

tezza-2325
Filo D’Olio | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Her Roma seyahatimde mutlaka önceden rezervasyon yapıyorum ve bu deneyimi yaşamadan dönmüyorum. Restoranın, şık ve klasik İtalyan dekorasyonu, duvarlarda Hollywood yıldızlarının fotoğraflarıyla süslenmiş nostaljik bir atmosferi var. Fettuccine Alfredo’yu servis eden uzmanlar adete makarna ile dans ediyor ve sonuç muhteşem. Bu yemeğin doğuşu ise aslında aşk için yapılan bir tabak makarna. 1908 yılında Roma’da, Alfredo di Lelio isimli bir şef, doğum yapan ve iştahını kaybeden eşi Ines’i yeniden besleyebilmek için basit ama doyurucu bir yemek hazırlar: Sadece tereyağı ve Parmigiano Reggiano ile tatlandırılmış taze fettuccine makarna.

tezza-9490-2
Fettuccine Alfredo | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Bu özel tarifi ilk olarak kendi restoranı “Alfredo alla Scrofa” da servis ediyor. Müşteriler yemeği çok beğeniyor ve kısa sürede menünün yıldızı hâline geliyor. Yemeğin popülerliği ise 1920’lerde Hollywood yıldızlarının ziyaretleriyle patlıyor. Restoranın müdavimleri arasında Audrey Hepburn, Sophia Loren, Gregory Peck ve Frank Sinatra gibi isimler de bulunmuş. Mario Mozzetti konuşmasında dünyada bu yemeğin kötü versiyonlarının da yayıldığını vurguluyor. Hatta gastronomi dünyası ile ilgilenenler için harika bir haber: Yemeğin tarihi değerini korumak için kendi bünyesinde “Alfredo Academy” adıyla bir eğitim ve tanıtım merkezi de oluşturmayı hedefliyor.

img_0706
Fettuccine | Fotoğraf: Damla Anol Erol

Etkinlikte ise Mario Mozzetti misafirlerin gözü önünde Fettuccine Alfredo’yu karıştırarak etkileyici bir şov yaptı. Ama gecenin en özel ve gurur verici tarafı ise Mario Mozzetti’nin Danilo Zanna’ya altın kaşık ve çatal takdim ederek Zanna’yı Fettuccine Alfredo’nun Türkiye temsilcisi olarak ilan etmesi oldu. Bu özel ana tanıklık etmek büyük mutluluktu benim için.

tezza-3361
Maritozzo | Fotoğraf: Damla Anol Erol

İtalyan müziği eşliğinde yediğimiz leziz tabakların yanı sıra o akşamla ilgili aklımdan hiç çıkmayacak detaylar da oldu. En başta Danilo Zanna’nın üstün ve pozitif enerjisi beni kendisine hayran bıraktı. Ekiple olan uyumu ve ekibin birbiriyle uyumu harikaydı. Bu sinerji her detaya yansıyor kesinlikle. Mario Mozzetti’nin zerafeti ve Fettuccine ile aşk kokan dansı beni büyüledi. Son olarak benim ‘gerçek aşk’ olarak adlandırdığım daha önceki yazılarımda hikâyesini de yazdığım ‘Maritozzo’ (pandispanya ekmeği içerisine krema konularak hazırlanan Roma’ya özgü bir tatlı) muhteşemdi. Damağımda kalan bu efsanevi tat ve unutulmaz anılarla oradan ayrıldım. Sizin de bu özel tatları deneyimleyebilmeniz ümidiyle…

Kapak Fotoğrafı: Damla Anol Erol

İlginizi çekebilir: Damla Anol Erol’dan Parma Sole