Clint Eastwood’un bir kez daha bir Amerikan kahramanına odaklandığı Sully vizyonda, ünlü yönetmenin 2000’lerde imza attığı 10 film #themaggerda!

sly_rl04_v04.14_grdfinal_rec709legal.00365132.tiff

15 Ocak 2009’da kaptan pilot Chesley Sullenberger, 155 kişinin içinde bulunduğu ve düşmek üzere olan arızalı uçağı Hudson Nehri’ne indirmeyi başararak tüm yolcu ve mürettebatın hayatını kurtarmış fakat yine de soruşturmaların ve karalamaların odağı olmaktan kurtulamamıştı. Amerikan milliyetçiliği söz konusu olduğunda akla gelen ilk yönetmenlerden Clint Eastwood’un bu kahramanlık hikayesini ve ardından yaşananları anlattığı Sully, haftanın vizyon filmleri arasında. Tom Hanks, Aaron Eckhart ve Anna Gunn’ı izleyeceğimiz film, adını kaptan pilotun takma adından alıyor.

sully 1

Yılın iddialı hikayelerinden Sully‘nin vizyona konuk oluşunu fırsat bilerek, Clint Eastwood’un son yıllarda yönetmenlik koltuğunda oturduğu 10 filmi bir araya getirdik:

***

En İyi Clint Eastwood Filmleri (Yönetmen)

Space Cowboys | 2000

Clint Eastwood’un 2000’li yılları karşıladığı film, aksiyon ve komediyi harmanladığı ve uzun yıllar süren bir dostluğa odaklandığı Space Cowboys olmuştu. Yörüngede arızalanan bir uyduyu tamir edebilecek tek kişi olduğu için emekli olmasına rağmen NASA tarafından göreve çağrılan bir mühendisin, görevi yalnızca eski takım arkadaşlarının ona eşlik etmesi şartıyla kabul edeceğini söylemesiyle ekip kuruluyordu: Bu emekli astronotlar ekibinde Clint Eastwood’un kendisinin yanı sıra Tommy Lee Jones, Donald Sutherland ve James Garland yer alıyordu.

Mystic River | 2003

Clint Eastwood’un en beğenilen filmlerinden Mystic River, Boston’ın bir mahallesinde birlikte büyümüş üç arkadaşın yaşamına odaklanıyordu. 1975 yılında Dave, Jimmy ve Sean’ın başına gelen ve ömürleri boyunca bir sır olarak kalan olayların günümüzde Jimmy’nin kızının öldürülmesinin ardından yeninden hatırlanması ile gelişen hikaye; hem kusursuz bir polisiye izlememizi hem de arkadaşlık ve insan ilişkilerinin derinlemesine analiz edilmesini sağlıyordu. Film, Sean Penn’e iki Oscar ödülünden ilkini kazandırmıştı.

Million Dollar Baby | 2004

Güçlü rakiplerini geride bırakarak 2004’ün En İyi Film Oscar’ının sahibi olan Million Dollar Baby, kadın boksör Maggie Fitzgerald’ın deneyimli bir antrenör ile çalışarak hem spora hem de hayata dair dersler almasını ve ikisi arasında, bir baba-kız ilişkisinden farksız hale gelen ilişkiyi konu alıyordu. Hem heyecan verici boks sahneleriyle hem de dramatik anlamda güçlü hikayesiyle dikkat çeken filmin başrollerinde Hilary Swank, Clint Eastwood’un kendisi ve Morgan Freeman yer alıyordu.

Flags of Our Fathers | 2006
Letters from Iwo Jima | 2006

Clint Eastwood, görkemli ve şaşırtıcı bir projeye imza atarak, II. Dünya Savaşı’nın önemli cephelerinden olan Iwo Jima’daki Iwo Jima Savaşı’nı iki ayrı filmle, iki ayrı bakış açısından anlatmıştı. Aynı yıl çekilen bu iki ayrı filmden Flags of Our Fathers Amerikan ordusunun askerlerine odaklanırken, Japon oyuncularla Japonca olarak çekilen Letters from Iwo Jima Japon ordusunu ele alıyordu. Flags of Our Fathers’da Ryan Phillippe, Letters from Iwo Jima’da ise Ken Watanabe performanslarıyla dikkat çeken isimlerdi.

Changeling | 2008

1920’lerin Los Angeles’ında geçen film, bir annenin dramına odaklanıyordu. Kaçırılan oğlunu arayan ve dünyayı Los Angeles Polisi’nin beş ay sonra ona teslim ettiği çocuğun gerçek oğlu olmadığına inandırmaya çalışan Christine Collins’in hikayesinde trajedi ve gerilim birbirine karışıyor, film sanatsal ve teknik dallardaki başarısıyla dikkat çekiyordu. Başarılı bir performansla hayat bulan Christine Collins karakterini Angelina Jolie canlandırmıştı.

Gran Torino | 2008

Adını 1972 model, Ford marka Gran Torino’dan alan film, yaşlı, huysuz ve aksi bir Kore Savaşı gazisinin, otomobilini çalmaya çalışan genç komşusu ile karşı karşıya gelmesiyle başlıyordu. Kendini bu genci yola sokmaya adayan Walt Kowalski, istemeyerek de olsa kendini Uzakdoğu göçmeni bu ailenin içinde buluyor ve kendisi de bir değişime uğruyordu.

Invictus | 2009

Büyük lider Nelson Mandela’nın hayatındaki kısa bir döneme odaklanan “Invictus”, 1995 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde düzenlenen Rugby Dünya Kupası’na götürmüştü bizleri. Halkını kenetlemek için sporu kullanan, başkan koltuğundaki Mandela’nın vizyonuna ve sporun birleştirici gücüne tanık olduğumuz filmde ünlü lideri Morgan Freeman canlandırmıştı. Filmde aynı zamanda Güney Afrika rugby milli takımının kaptanı Francois Pienaar rolünde Matt Damon’ı izlemiştik.

Hereafter | 2010

Bambaşka hikayelere sahip üç kişinin kesişen hikayesini anlatan Hereafter’ın merkezinde Amerikalı bir işçi, Fransız bir gazeteci ve İngiliz bir çocuk yer alıyordu. Ölümle farklı yollarla tanışmış bu üç kişinin metafizik ve psişik olayları anlamaya çalışmaları üzerine kesişen yolları sürükleyici bir şekilde, ünlü senarist Peter Morgan tarafından anlatılmıştı. Kısa felaket sahnelerindeki görsel efektlerle şaşırtan filmin başrollerinde Matt Damon, Cécile De France ve Frankie/George McLaren yer alıyordu.

J.Edgar | 2011

Bir diğer Clint Eastwood imzalı biyografik yapım, 50 yılı aşkın bir süre FBI’ın başında yer almış J. Edgar Hoover’ın yaşam öyküsünü konu alan J. Edgar olmuştu. Hoover’ın hem kişisel hem de çalışma yaşamına odaklanan filmde eşiyle tanışmasını ve annesiyle ilişkisini izlerken bir yandan da çalışma arkadaşı Clyde Tolson ile olan gizli ilişkisinin sinyallerini almıştık. Filmde Hoover’a Leonardo DiCaprio hayat verirken, ona Naomi Watts, Armie Hammer ve Judi Dench gibi isimler eşlik etmişti.

American Sniper | 2014

Clint Eastwood’un politik görüşlerini belki de en çok yansıtan, savaş yanlılığını en çok açığa vuran filmi American Sniper, donanma subayı, efsaneleşmiş keskin nişancı Chris Kyle’ın savaş günlerini konu alıyordu. Bradley Cooper’ın başrolde en iyi performanslarından birini verdiği film, sürpriz bir şekilde Akademi tarafından da birçok dalda destek görmüştü.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN