22 Şubat’ta Oscar’ı kucaklaması beklenen Julianne Moore’un 90’lardan günümüze uzanan ve harika performanslarla dolu kariyerini, vizyona giren Still Alice vesilesiyle mercek altına aldık!

 

la_ca_1202_still_alice

1960, North Carolina doğumlu Julianne Moore’un 90’lı yıllardan günümüze uzanan sinema kariyeri, ustalıkla canlandırdığı güçlü kadın karakterlerle dolu. Paul Thomas Anderson’dan Coen Kardeşler’e birçok ünlü yönetmenle çalışma fırsatı yakalamış ve dört kez Oscar ödülüne aday gösterilmiş olan Julianne Moore, bu yıl beşinci adaylığını altına çevirecek gibi… Ünlü aktrisin genç yaşta Alzheimer hastalığına yakalanan bir dil bilimciyi canlandırdığı ve bu durumun üstesinden -belki de ilk kez hastanın kendi gözünden- ailesiyle birlikte nasıl gelmeye çalıştığını anlatan Still Alice bugün vizyonda.

julianne moore - still alice

Still Alice dışında bu yıl David Cronenberg’in Maps to the Stars filmi ile de çok konuşulan oyuncu, belki de kariyerindeki en önemli yıllardan birini yaşıyor. (Bir diğerinin hem The Hours hem de Far from Heaven ile harikalar yarattığı 2002 olduğunu söylemek gerek.) Stratejik bir şekilde Oscar töreninin bir hafta öncesinde vizyona giren Still Alice‘i fırsat bilerek oyuncunun en iyi performanslarını bir araya getirdik.

Bu hafta Still Alice dışında Paris ve New York’un ardından aynı formülü Rio’ya uygulayan Rio, Eu Te Amo (Rio I Love You | Seni Seviyorum Rio), dünyayı sarsan romandan uyarlanan Fifty Shades of Grey (Grinin Elli Tonu), korku filmi The Tragedy (Katran) ve yerli filmler Kod Adı: K.O.Z., Yav He He, Netekim Karakolu ve İçimdeki Balık da vizyona giriyor.

***

En İyi Julianne Moore Filmleri

Short Cuts | Robert Altman, 1993

Julianne Moore’un 1990’larda başlayan sinema kariyerindeki canlandırdığı ilk karakterlerden biri Short Cuts’taki Marian Wyman’di. Kalabalık oyuncu kadrolu ve bol karakterli yapımlardan hoşlanıyorsanız, Robert Altman’ın bu filmini de izlemiş olmalısınız. Los Angeles’lı birçok kadın ve erkeğin işlerine, özel yaşamlarına, kötü alışkanlıklarına ve yalanlarına odaklanan filmin oyuncu kadrosunda Jack Lemmon’dan Frances McDormand’a, Tim Robbins’ten Lili Taylor’a, Tom Waits’ten Robert Downey Jr.’a birçok ünlü isim yer alıyordu.

Boogie Nights | Paul Thomas Anderson, 1996

1970’li ve 1980’li yılların California’sında porno endüstrisinin kalbinde yaşananları konu alan, uçuk kaçık karakterleri ve usta işi senaryosuyla dikkat çeken “Boogie Nights”, Paul Thomas Anderson’ın ilk ve en iyi filmlerinden biri… Filmde Mark Wahlberg’den Philip Seymour Hoffman’a, Burt Reynolds’dan Don Cheadle’a, Heather Graham’dan William H. Macy’e bir ünlüler geçidine tanık olmak mümkün. Julianne Moore da bu ünlülerden biri…

The Big Lebowski | Joel & Ethan Coen, 1998

Seyirci tarafından en çok beğenilen, kült mertebesine ulaşmış bir film… Jeffrey Lebowski (ya da “Dude”) bambaşka bir Lebowski ile karıştırıldığı için başına gelenler halısının rezil olmasına neden olur. Zararı karşılamak için kendisi kadar garip olan arkadaşları ile bir maceraya atılan bowling delisi Lebowski’nin absürd hikayesini izlemediyseniz bir an önce listenize eklemelisiniz çünkü Julianne Moore’un Big Lebowski’deki kısa fakat baştan çıkarıcı ve ilginç rolü onu Coen Kardeşler filmografisinin unutulmazları arasına eklemişti.

Magnolia | Paul Thomas Anderson, 1999

Paul Thomas Anderson’ın başyapıtı “Magnolia”, onlarca karakteri ve hikayelerini bir mozaik gibi bir araya getiren ve sürprizli sonu ile büyüleyen bir film. 3 saati aşan süresi boyunca Aimee Mann’ın müziklerine ve Tom Cruise’dan Philip Seymour Hoffman’a birçok yetenekli oyuncunun performansına doyamayacağınız bu film, basitçe San Fernando Vadisi’nde aşkı ve hayatın anlamını arayan insanlara odaklanıyor. Filmde Linda Partridge rolünde izlediğimiz Julianne Moore ise özellikle eczane sahnesindeki monologu ile adeta oyunculuk dersi veriyor.

The End of the Affair | Neil Jordan, 1999

Julianne Moore ve dönem filmleri… 2000’lerde çok daha fazla görmeye alışacağımız bu ikilinin vazgeçilmez örneklerinden biri de Julianne Moore’a ikinci Oscar adaylığını getiren The End of the Affair idi. Ralph Fiennes ile başrolünü paylaştığı filmde Moore, 40’lı yılların Londrası’nda yeniden alevlenen bir yasak aşkın hikayesindeki taraflardan birini canlandırıyordu.

The Hours | Stephen Daldry, 2002

Virginia Woolf imzalı “Mrs. Dalloway” romanı sayesinde hayatları kesişen, üç farklı dönemde yaşamış üç kadını canlandıran tüm oyuncuların performanslarıyla büyüleyen bir filmdi The Hours. Virginia Woolf rolündeki Nicole Kidman’a, romanın hayranı 1950′lerin umutsuz ev kadını Laura rolünde Julianne Moore ve AIDS ile mücadele eden yazar arkadaşına destek olmaya çalışan modern bir kadın Clarissa Vaughan rolünde Meryl Streep eşlik ediyordu. Bu üç kadının hikayesi, Michael Cunningham’ın romanından David Hare tarafından sinemaya uyarlanmıştı.

Far from Heaven | Todd Haynes, 2002

Julianne Moore’un belki de kariyerindeki en iyi performans, 2002’de rol aldığı Far from Heaven filmindeydi. 1950’lerin Connecticut’ında bir ev kadınını, Cathy Whitaker’ı canlandıran oyuncu, başrolleri Dennis Quaid ile paylaşıyordu. ABD’nin en ırkçı dönemlerinden birindeki çalkantılı sosyal fonda bir evlilik krizi ile boğuşan bu kadının hikayesi önyargılar üzerine başarıyla kurgulanmış hikayesiyle dikkat çekiyordu.

A Single Man | Tom Ford, 2009

Moda dünyasının devlerinden Tom Ford’un yönettiği ilk sinema filmi olma özelliği taşıyan A Single Man, Christopher Isherwood’un etkileyici kısa romanından uyarlanmıştı 2009’da. Colin Firth’ün canlandırdığı George, 1960’ların California’sında hayatın zorluklarıyla başa çıkmaya çalışan İngiliz kökenli bir İngilizce profesörüydü. Onu intihara meyilli bir hale getiren, yaşadığı en büyük zorluk ise kısa süre önce sevdiği adamı kaybetmiş ve onunla paylaştığı evde onun anılarıyla yaşıyor olmaktı. George’un bu zor döneminde onun yanında olmaya çalışan dostu Charley rolünde izlediğimiz Julianne Moore, bir kez daha bu çağa ait olmayan, geçmişten gelen bir güzelliğe sahip olduğunu kanıtlıyordu.

The Kids Are All Right | Lisa Cholodenko, 2010

2010’un en iyi bağımsız yapımlarından olan “The Kids Are All Right” 21. yüzyılın değişen aile kavramına çok iyi gözlemlerle odaklanan bir film: Julianne Moore ve Annette Bening’in canlandırdığı Jules ve Nic, iki çocuk sahibi lezbiyen bir çift. Biri Jules, diğeri Nic’in yumurtasını döllemiş olan spermlerin sahibi aynı baba. İki çocukları da ergenlik çağında olan iki anne, bu zorlu dönemde ailelerinin kapısını biyolojik baba Paul’e (Mark Ruffalo) açmaya karar veriyorlar. Eşcinsel sinemasında pek sık rastlayamadığımız sıcak aile filmlerinden olan The Kids Are All Right, mizahıyla olduğu kadar duygusal yoğunluğu ile de dikkat çekiyor.

What Maisie Knew | Scott McGehee & David Siegel, 2012

Julianne Moore 2010’larla birlikte artık dünyanın en iyi kadın oyuncuları arasında yer alsa da “What Maisie Knew”deki yıldız bambaşka bir isim aslında: Onata Aprile (Maisie). Küçük oyuncu, boşanmış olan annesi ve babası arasında hem fiziksel hem de duygusal anlamda gidip gelen; onlardan çok, ikisiyle geçirmesi gereken vakitte birlikte olduğu iki bakıcısı ile anlaşabilen bir çocuk rolünde. Steve Coogan ve Alexander Skarsgard’ın da rol aldığı filmde Maisie’nin rock yıldızı annesini oynayan Julianne Moore’un performansı da tabii ki dillere destan.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN