Danimarkalı yıldız oyuncu Mads Mikkelsen’in başrolde olduğu The Salvation bu hafta vizyona giren filmler arasnda… Bunu fırsat bilerek, Mikkelsen’in filmografisini mercek altına aldık.

maxresdefault-1

1965, Østerbro, Danimarka doğumlu Mads Mikkelsen, sevilen dizisi Hannibal ile gündemde olmaya devam ederken, bu hafta The Salvation (İntikam) filmiyle de vizyona konuk oluyor. Yıldızı Danimarkalı yönetmen Nicolas Winding Refn’in Pusher serisi ile parlayan, Susanne Bier ve Lone Scherfig gibi yönetmenlerin dramalarında rol aldıktan sonra 2004 yapımı King Arthur ile Hollywood’da da gözükmeye başlayan Mikkelsen, bugün uluslararası başarıya sahip bir oyuncu.

009

Eva Green ve Eric Cantona ile rol aldığı, 1870’lerin Amerikası’nda intikam peşindeki bir adamı merkezine alan western The Salvation‘ı fırsat bilerek, oyuncunun kariyerinde öne çıkan performansları bir araya getirdik:

Bu hafta The Salvation (İntikam) dışında vizyonda izleyebileceğiniz filmler şunlar: Sevilen dizinin beyazperdeye transferi Entourage, Samuel L. Jackson’ın başrolde olduğu aksiyon Big Game (Büyük Oyun), Fransız aksiyon filmi Colt 45 (Büyük Tuzak), iki prenses ve aşık oldukları adamları merkezine alan A Royal Night Out (Kaçak Prenses) ve suç filmi Kill Me Three Times (Öldürmenin 3 Yolu).

***

En İyi Mads Mikkelsen Filmleri

Pusher | 1996, Nicolas Winding Refn
Pusher II | 2004, Nicolas Winding Refn

Nicolas Winding Refn’in 1996’da çektiği ve Avrupa yapımı aksiyon filmleri arasında üst sıralarda yer alan Pusher, Kopenhag’ın çeteler ve uyuşturucu ile dolu yeraltı dünyasını gözler önüne seriyordu. İlk filmin merkezindeki Frank’in (Kim Bodnia) yerini ikinci filmde (ilk filmde tanıştığımız) Tonny (Mads Mikkelsen) alıyordu.

Elsker dig for evigt / Open Hearts | 2002, Susanne Bier

Melodramlarıyla ünlü Danimarkalı yönetmen Susanne Bier’in Dogme kurallarına uyarak çektiği Elsker dig for evigt’in başrolünde Mads Mikkelsen yer alıyor, ona Danimarka’nın ünlü oyuncuları Sonja Richter, Nikolaj Lee Kaas ve Paprika Steen eşlik ediyordu. Film, bir motosiklet kazası sonucu felç olan bir adam ve kazaya sebep olan kadının kocasına aşık olan nişanlısının altüst olan ilişkisine odaklanıyordu.

Efter brylluppet/  After the Wedding | 2006, Susanne Bier

Mads Mikkelsen’in başrolde olduğu bir diğer Susanne Bier filmi, yönetmenin en iyilerinden Efter brylluppet idi. Filmde Hindistan’da bir yetimhaneyi idare eden Danimarkalı bir adamın, bir finansörle görüşmek için Kopenhag’a dönmesi ve burada katıldığı bir düğün sonucu hayatını değiştirecek ailevi sırlarla karşı karşıya kalması konu alınıyordu.

Casino Royale | 2006, Martin Campbell

Daniel Craig’in James Bond rolünde ilk kez karşımıza çıktığı 007 filmi olan Casino Royale, ünlü ajanın Le Chiffre adında, teröre destek sağlayan zengin bir adamın peşine düştüğü macerasıydı. Adını Sırbistan’daki bir kumarhane olan Casino Royale’den alan filmin kötü adamı Le Chiffre rolünde Mads Mikkelsen’i izlemiştik.

Prag | 2007, Ole Christian Madsen

Başarılı dramlara imza atan bir diğer Danimarkalı yönetmen olan Ole Christian Madsen’in ölüm, aile ve yas konusunu işleyen filmi Prag’da Mads Mikkelsen ve Stine Stengade başrolleri paylaşıyordu. Babasının naaşını almak üzere ailesiyle Prag’a uçan Danimarkalı bir adamın bu yolculuğu kendi evliliğini tehdit eden bir kişisel yüzleşmeye dönüşüyordu.

Flammen & Citronen / Flame & Citron | 2008, Ole Christian Madsen

Ole Christian Madsen’in II. Dünya Savaşı draması Flammen & Citronen, savaş sırasında Nazilere karşı savaşan iki Danimarkalı direnişçinin hikayesini anlatıyordu. Film, adını kızıl saçları nedeniyle Flammen takma adına sahip Bent Faruschou-Hviid ve Citronnen takma adlı Jørgen Haagen Schmith’ten alıyordu.

Coco Chanel & Igor Stravinsky | 2009, Jan Kounen

2009’da Coco Chanel’in yaşamına odaklanan iki biyografik filmden biri olan bu film, yalnızca ünlü modacıyı değil, bir dönem gizli bir aşk yaşadığı besteci Igor Stravinsky’i de beyazperdeye taşıyordu. Biri moda dünyasını diğeri müzik dünyasını yenilikçi düşünceleri ve yaratıcılıklarıyla değiştiren bu iki ismin fırtınalara neden olan özel yaşamlarını anlatan filmde ikiliyi Anna Mouglalis ve Mads Mikkelsen canlandırmıştı.

Jagten / The Hunt | 2012, Thomas Vinterberg

Mads Mikkelsen’in olağanüstü bir performansla öne çıktığı bu drama, bir iftiranın yol açtığı şüphe ile gelen toplumsal baskının doğurduğu şiddetli sonuçlara odaklanıyordu. Masum bir yalanın ne boyutlarda bir yıkıma ulaşabileceğini etkileyici bir senaryo ve performanslarla ortaya koyan film ile Mikkelsen Cannes Film Festivali’nin En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanmıştı.

En kongelig affære / A Royal Affair | 2012, Nikolaj Arcel

Son yılların başarılı genç yıldızlarından Alicia Vikander ile tanıştığımız ve ona Mads Mikkelsen ile Mikkel Boe Følsgaard’ın eşlik ettiği bu dönem filmi, 18. yüzyılın Danimarkası’na ve sarayın içine doğru bir yolculuğa çıkarmıştı bizi. Genç bir kraliçenin akli dengesi yerinde olmayan kralla olan mutsuz evliliği, saray doktoruyla yasak bir aşk yaşamasına neden oluyor, bu aşk ülkenin kaderini değiştiren bir devrimi beraberinde getiriyordu.

Michael Kohlhaas | 2013, Arnaud des Pallières

16. yüzyılda, Güney Fransa’daki Cévennes bölgesinde geçen bu ortaçağ hikayesi, bir at çiftliği sahibinin haksızlığa karşı mücadelesini konu alıyordu. Mads Mikkelsen’in canlandırdığı Michael Kohlhaas, bir lordun haksızlıklarına karşı kendi ordusunu kurarak ülkeyi ateşe veriyordu.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN