Stan Lee, adını bilmeyenlerin, yüzünü görmeyenlerin bile hayatına muhakkak ki dokunmuş bir insan, dünyanın en yaratıcı ruhlarından biriydi. Lee, geçtiğimiz gün 95 yaşında aramızdan ayrıldı; geride bir dizi süperkahraman, dev bir endüstri ama en önemlisi hayata ve hayallerine tutunmalarına, özgüven kazanmalarına, cesaretlenmelerine, hiçbir şeyin imkansız olmadığına inanmalarına yardımcı olduğu milyonlarca çocuk, genç ve yetişkin bıraktı.

Stan Lee’nin yaratıcılığı ve dehasından nasibini alan MARVEL kahramanları arasında Spider-Man, Hulk, Black Panther, X-Men, Doctor Strange, Fantastic Four, Daredevil, Ant-Man, Iron Man, Thor ve çok daha fazlası var. Stan Lee’nin adını bilmeseniz, yüzünü ayırt edemeseniz dahi hayatınıza bir şekilde dokunmuş olduğuna emin olduğumu söylememin nedeni de bu zaten. Hangimiz küçük yaşlardan başlayarak çizgiroman kahramanlarıyla maceradan maceraya koşmadık, onların yaşadıklarında kendimizi bularak, hayatlarından ders çıkararak kendimizi iyi hissetmedik ve hissetmiyoruz ki? Hangimiz fantastik dünyayı gerçek hayatın zorluklarından ve ağırlığından bir kaçış olarak görmedik ve görmüyoruz ki? Spider-Man’den öğrendiğimiz “Büyük güç, büyük sorumluluk gerektirir.” gibi onlarca özlü sözü beynimizin bir yerine kazıdıysak ya da mesela türlü X-Men karakteri sayesinde farklılıkların ve farklı olanların bizi zenginleştirdiğini, onlardan korkmamamız, birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini anladıysak, Stan Lee üzerine düşen görevi layığıyla yapmış demektir.

Stan Lee (1922 – 2018) | Fotoğraf: Axelle/Bauer-Griffin/FilmMagic

Özellikle son yıllarda MCU (Marvel Cinematic Universe) filmlerinin yılda 2’şer 3’er kez hayatımıza girmesiyle çok daha yakından tanıdığımız MARVEL süperkahramanlarının yaratıcısı, çizgiromanlarının yazarı ve yayıncısı, Marvel Comics’in ve Marvel Studios’un önemli bir yöneticisi ve danışmanıydı Stan Lee. Fakat tüm bu yaratıcı ve yürütücü görevlerinin yanı sıra, yarattığı kahramanları sinemadaki yolculuklarında fiziksel olarak da yalnız bırakmadı. Bu yazıyı yazmamın nedeni de sadece Stan Lee güzellemesi yapmak, bir anma yazısı hazırlamak da değil. Aşağıdaki videoda görebileceğiniz gibi, Stan Lee 1989’dan beri – ama özellikle Iron Man filmiyle başlayarak dev bir sinema evrenine dönüşen MCU filmleri için önemli bir tarih olan 2008’den itibaren – onlarca filmde cameo‘larıyla karşımıza çıktı. Diğer bir deyişle, filmlerin kıyısında köşesinde görünüp sevenlerine selam çaktı.

Lee’nin cameoları arasında benim favorilerim hep, esas süperkahramanımız filmin kötüsüyle ölümcül bir mücadele verirken hiçbir şeyden haberi olmayan sıradan vatandaş tiplemeleri oldu. Örneğin The Amazing Spider-Man (2012)‘de kulaklıkları kulağında, klasik müzik dinleyerek işine bakan kütüphane görevlisi arkada kitapların, masaların havada uçuştuğu dövüşten bihaberdi; keza Doctor Strange (2016)‘de şehrin katmanları birbirine girerken, otobüsün camına yapışan Doctor Strange ve Mordo’nun farkında olmadan kitabını okuyan yaşlı adam da keyfine bakıyordu.

Stan Lee - Doctor Strange

Doctor Strange (2016)

Bu arada tabii en sevdiğim MARVEL kahramanı olan sivri dilli ve aykırı Deadpool’un hiçbir şeyi takmadığı gibi Stan Lee cameo’sunu da ciddiye almayışına da bayıldığımı eklemeliyim. Deadpool, Deadpool 2 (2017)‘nin yayınlanan o aşırı aykırı ve aşırı komik fragmanında görünen Stan Lee’nin sıradan insan tiplemesi numarasını pek yemiyordu.

Benim bu kişisel favorilerim bir yana, belki de en önemli Stan Lee cameo‘su birçok MCU hayranı tarafından önemli bir ipucu olarak nitelendirilmiş ve tüm MCU’yu birleştiren bir hayran teorisinin tohumlarını ekmiş bir jenerik-sonrası sahnesiydi. Guardians of the Galaxy 2 (2017)‘nin sonunda Stan Lee’yi astronot kostümü içinde, bazı hikâyelerini anlatırken görüyorduk. Bu durum, birçok hayran tarafından “Stan Lee’nin” başlı başına bir karakter olduğu ve aslında tüm cameo‘larda bir MCU gözlemcisini canlandırdığı olarak yorumlanmıştı. Bu teori, Lee yaşamını yitirmeseydi bir yere varacak, tüm cameo‘lar birleşerek daha anlamlı hale gelecek miydi emin değiliz. Fakat belki de bu konuda bir sürpriz çoktan hazırlanmış, belki de daha sonraki MCU filmleri için cameo‘lar çoktan çekilmiştir bile…

stan lee - spider man 3

Spider-Man 3 (2007)

Stan Lee’ye teşekkürümüzü ve vedamızı, yine bir Stan Lee cameo‘su ile yapalım. O,  Spider-Man 3 (2007)‘teki şu sözlerinin sağlamasını yapmış ve gerçekten fark yaratmış bir insan: “You know, I guess one person can make a difference. / Sanırım tek bir kişi gerçekten de bir fark yaratabilir.

 

İlginizi çekebilir: 2000’lerde İzlediğimiz 10 Süperkahraman Filmi 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN