Dünyanın birçok yerinde, Yom HaShoah ya da Holocaust Remembrance Day nedeniyle bir hafta boyunca 6 milyon insanın 2. Dünya Savaşı sırasındaki soykırımının, Holocaust’un kurbanları anılıyor.

Bu anlamlı haftada biz de sinemanın yakın tarihinden, dünyanın farklı köşelerinden 10 Holocaust filmini bir araya getirmek istedik:

***

En İyi Holocaust Filmleri

Schindler’s List  (1993, Steven Spielberg, ABD)

Holocaust sırasında yaklaşık 1100 insanın hayatını kurtaran Oskar Schindler’in gerçek hikayesine dayanan “Schindler’in Listesi”, yalnızca iyi bir Holocaust ya da İkinci Dünya Savaşı filmi değil, gelmiş geçmiş en iyi filmler arasında üst sıralarda yer alan bir yapım. Hollywood sinemasının usta yönetmeni Steven Spielberg’ün siyah-beyaz olarak çektiği 195 dakikalık bu muhteşem filmi mutlaka bir kez daha izlemelisiniz.

Bent (1997, Sean Mathias)

Ülkemizde de kısa süre önce D22 tarafından sahnelen “Bent” adlı tiyatro oyunu, 1997′de başrollerde Clive Owen ve Lothaire Bluteau yer aldığı bir filmle beyazperdeye taşınmıştı. Eşcinselliğini inkar eden ve bu nedenle eşcinsel olduğu için yollandığı Nazi kampında pembe bant yerine sarı bantla dolaşan Max’in hikayesi, kamptaki bir erkeğe aşık olmasıyla şekilleniyor. Filmde Ian McKellen ve Mick Jagger da rol alıyor.

La vita è bella | Life Is Beautiful (1998, Roberto Benigni, İtalya)

Savaş sırasında İtalya’da geçen film, Yahudi bir kitapçı olan Guido’nun İtalya sokaklarından Nazi kamplarına uzanan hikayesini anlatıyor. Hayat dolu, esprili, komik bir adam olan Guido, eşi Dora’yı bu özellikleri sayesinde tavlamış, oğluyla ilişkisini de bu temellere dayandırmıştır. Ailecek bir Nazi kampına yollandıklarında oğlunu gerçeklerden uzaklaştırmanın yolu da hayal dünyasından ve mizahtan geçmektedir. Roberto Benigni’nin yazdığı, yönettiği ve başrol oynadığı bu dokunaklı hikayede ona Nicoletta Braschi eşlik ediyor.

Train de vie | Train of Life (1998, Radu Miahileanu)

Holocaust’a mizahi bir bakış açısıyla yaklaşan bu film, savaş sırasında Orta Avrupa’daki bir Yahudi köyünün Nazi ordusunu aldatmak için kendileri kullandıkları bir transfer treni ile Rusya sınırına doğru yola çıkmalarını anlatıyor. Giydikleri Nazi üniformaları yüzünden sıkıntı yaşayanlar, Rusya snırına yaklaştıkça komünizme sempati duymaya başlayanlar ve kurtuluş hayalleri…

The Pianist (2002, Roman Polanski)

Polonyalı-Yahudi piyanist Wladyslaw Szpilman’ın hikayesini anlatan film, Adrien Brody’i yıldız bir oyuncuya dönüştüren bir Roman Polanski başyapıtı… 2. Dünya Savaşı sırasında boşaltılan Varşova’da tüm ailesi Nazi kamplarına yollanan, kendisi ise kaçmayı başararak Varşova’nın harabeye dönmüş binalarından birine sığınan “piyanist”in yaşam savaşına ve müziğe olan duygusal bağına tanık olmak sizin de gözlerinizi dolduracak.

Zwartboek | Black Book (2006, Paul Verhoeven)

Savaş sırasında Hollanda’da geçen film, Hollanda’da Yahudi bir şarkıcının savaş sırasındaki yaşamına odaklanıyor. Nazi işgalindeki Hollanda’da hayatını kurtarma pahasına kaçmaya çalışan Rachel’ın ihanetler, saldırılar, şanssızlıklar ve her şeyini kaybetmek gibi durumlar karşısında ayakta durmaya çalışması izlemeye değer. Filmin başrollerinde Carice van Houten ve Sebastian Koch var.

Die Fälscher | The Counterfeiters  (2007, Stefan Ruzowitzky)

Gerçek bir hikayeden uyarlanan “Die Fälscher”, Naziler tarafından 1936′da yapılan, tarihteki en büyük kalpazanlık hikayelerinden birini anlatıyor. Berlin’in en yetenekli kalpazanlarından biri olan Saloman “Sally” Sorowitsch, yollandığı kampta mesleğini icra ediyor ve değerli görülerek, kendine bir ekip kurması sağlanarak sahte döviz üretmeye başlıyor. Film, 2007 Oscar Ödülleri’nde Avusturya’ya ilk En İyi Yabancı Film ödülünü kazandırmıştı.

The Boy in the Striped Pajamas (2008, Mark Herman)

Bir Nazi subayının sekiz yaşındaki oğlu Bruno’nun Yahudi bir çocukla tel örgülerin ardından kurduğu yasak dostluğu anlatan dokunakllı hikayesiyle “The Boy in the Striped Pajamas”, savaşı masum bir çocuğun gözünden görmemizi sağlıyor. John Boyne’un romanından uyarlanan film, İngiliz bağımsız sinemasının yakın dönemdeki en iyi filmlerinden biri…

W ciemnosci | In Darkness (2011, Agnieszka Holland)

Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu karanlık trajedi, Polonya’da 14 ay boyunca bir grup Yahudi komşusunu kanalizasyonda saklayan Leopold Socha’nın önce yalnızca para için göze aldığı bu tehlikeli olaydaki kahramanlığını ve onları yaşatma çabasını anlatıyor. Robert Marshall’ın romanından uyarlanan “W ciemnosci”yi Polonya’nın Hollywood’a transfer olan yönetmenlerinden Agnieszka Holland yönetiyor.

Sophie Scholl – Die Letzten Tage | Sophie Scholl: The Final Days (2005, Marc Rothemund)

Doğrudan Holocaust’u konu almasa ya da bir Nazi kampında geçmese de bu film, Nazi Almanya’sında, Nazi karşıtlığı ile tarihe adını yazdırmış cesur bir kadının hikayesini anlatıyor. Filmde, son günlerini izlediğimiz, “Beyaz Gül” aktivist hareketinin lideri Sophie Scholl’ü Julia Jentsch canlandırıyor.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?