Fathers-and-Daughters-Movie-1

Ülkesi İtalya’da çektiği L’ultimo baccio ve Ricardati di me gibi filmlerinin ardından İngilizce olarak The Pursuit of Happyness ve Seven Pounds gibi filmlere imza atan Gabriele Muccino’nun yönetmen koltuğunda oturduğu Fathers and Daughters, eşini kaybetmiş bir babanın kızını büyütürken yaşadığı zorlukları ve 27 yıl sonrasında artık bir yetişkin olan kızının kendi hayat mücadelesini iç içe geçmiş bir şekilde anlatıyor. Filmin başrolündeki Russell Crowe’a Amanda Seyfried, Diane Kruger ve Aaron Paul gibi isimler eşlik ediyor. Fathers and Daughters’taki rolünü fırsat bilerek,  Ridley Scott’tan Ron Howard’a, Peter Weir’den Michael Mann’a birçok ünlü yönetmenle çalışmış Russell Crowe’un 90’lardan günümüze uzanan birbirinden güçlü performanslarını bir araya getirdik:

Geçtiğimiz haftanın vizyon filmlerinden Fathers and Daughters (Babalar ve Kızları) bir yana, bu hafta vizyonda izleyebileceğiniz yeni filmler şunlar: Carrie-Anne Moss’un başrolünde olduğu Frankenstein, Bradley Cooper’ın başrolde olduğu komedi Burnt (Çok Pişmiş), Hırvatistan’ın Oscar aday adayı Zvizdan (The High Sun | Güneş  Tepedeyken), Almanya yapımı animasyon Raven: The Little Rascal (Afacanlar Takımı: Büyük Yarış) ve yerli filmler Nefesim Kesilene Kadar, Mavi Gece ile Git Başımdan.

***

En İyi Russell Crowe Filmleri

L.A. Confidential | 1997, Curtis Hanson

Russell Crowe’un 90’lı yıllarda canlandırdığı en önemli karakterlerden biri, Curtis Hanson’ın 1950’lerin Los Angeles’ındaki yolsuzluklara odaklandığı filmi L.A. Confidential’daki Bud White idi. Filmde gerçeğin peşinde olan üç farklı polisten biri olan Bud White, adalet için kuralları ihlal etmeye hazır, fakat öfkesini kontrol altında tutmakta zorlanan biriydi. Filmin yıldızlarla dolu oyuncu kadrosunda Kevin Spacey, Guy Pearce, James Cromwell, Kim Bassinger, Danny DeVito, David Strathairn gibi isimlere rastlamak mümkündü.

The Insider | 1999, Michael Mann

İşinden kovulduktan sonra sigara endüstrisinin iç yüzüne dair önemli detayları bir televizyon programında paylaşmaya karar veren araştırmacı kimyager Jeffrey Wigand ve onun hikayesini inceleyen gazeteci Lowell Bergman’ın nefes kesen işbirliğini Russell Crowe ve Al Pacino’nun kalburüstü performansları ile izlemiştik.

Gladiator | 2000, Ridley Scott

90’lardan 2000’lere geçiş döneminin en önemli filmlerinden olan Ridley Scott imzalı Gladiator, dönemin en büyük yıldızlarından Russell Crowe’un performansıyla gelmiş geçmiş en iyi tarihi epikler arasındaki yerini almıştı. İmparatorluğun en parlak liderlerinden olmasına rağmen, imparatorun ölümünün ardından kötü kalpli oğlu tarafından ihanete uğrayan, ailesini kaybeden ve Roma’ya bir gladyatör olarak intikam için dönen Maximus’un hikayesini anlatan filmde, kötü kalpli genç imparatoru ise Joaquin Phoenix canlandırıyordu.

A Beautiful Mind | 2001, Ron Howard

Oyun Teorisi’nin ardındaki isim olarak tanıdığımız matematikçi ve kriptolog John Forbes Nash Jr.’ın yaşamı 2001’de son yılların en başarılı biyografik yapımlarından birinde karşımıza çıkmıştı. Bilimindeki başarısı bir yana hastalığı ile mücadelesi ile de önemli bir örnek teşkil eden bu bilim adamını başarıyla canlandıran Russell Crowe’a filmde Jennifer Connelly, Ed Haris, Christopher Plummer ve Paul Bettany gibi isimler eşlik ediyordu.

Master and Commander: The Far Side of the World | 2003, Peter Weir

Napolyon dönemi savaşları sırasında İngiliz ve Fransız donanmasının görkemli savaş gemilerini okyanus ortasında karşı karşıya getiren Master and Commander: The Far Side of the World, teknik ve sanatsal dallarda göz kamaştıran bir savaş ve dönem filmiydi. İngiliz kaptanı Jack Aubrey’i Russell Crowe’un canlandırdığı filmde öne çıkan isimlerden biri de kaptanın en yakın dostu, doktor ve bilim adamı Dr. Stephen Maturin’i canlandıran Paul Bettany idi.

Cinderella Man | 2005, Ron Howard

1930’ların Amerikası’nda Büyük Buhran döneminde kariyeri sona ermiş bir boksörün ekonomik imkansızlıklar nedeniyle eski sporuna geri dönüşünü anlatıyordu Cinderella Man. Karısına olan aşkı ve paraya muhtaç halinin verdiği çaresizlikle yumruklarına sarılan Jim Braddock, antrenörü Joe Gould’un da yardımlarıyla küllerinden yeniden doğuyordu. Filmde başrolde Russell Crowe’u, yardımcı rollerde ise Renée Zellweger ve Paul Giamatti’yi izlemiştik.

3:10 to Yuma | 2007, James Mangold

Russell Crowe ve Christian Bale’in başrollerini paylaştığı bu western, çiftlik sahibi Dan Evans ve haydut Ben Wade’i karşı karşıya getiriyordu. Dan Evans’ın çiftliğini kurtaracak parayı kazanmak için bu tehlikeli adama, onu hapishaneye taşıyacak 3:10 Yuma trenine kadar escortluk etmeyi kabul edişi ile başlayan olaylar, ikili arasında psikolojik bir savaşa dönüşüyodu. Filmde, çok iyi bir kötü adam portresi çizen Ben Foster ve genç oyuncu Logan Lerman da en az başrol oyuncuları kadar dikkat çekiciydi.

American Gangster | 2007, Ridley Scott

1970’lerin Amerikası’nda uyuşturucu imparatoru ve gangster Frank Lucas’ın Manhattan sokaklarındaki hakimiyetine son vermek için çalışan bir dedektifin heyecan verici ve tehlikeli görevini konu alan American Gangster, Denzel Washington ve Russell Crowe gibi iki dev oyuncuyu buluşturmuştu. Uzun bir aradan sonra Ridley Scott’ın yeniden olumlu eleştirilerin odağına ve Oscar sahnesine geri dönüşü olan bu filmde ayrıca Chiwetel Ejiofor, Josh Brolin, John Hawkes, Ruby Dee ve rap yıldızı RZA gibi isimler rol alıyordu.

State of Play | 2009, Kevin Macdonald

The Last King of Scotland filmi ile tanıdığımız belgesel sinemacılık kökenli yönetmen Kevin Macdonald’ın ikinci kurmaca filmi, politika ve medya dünyasını karşı karşıya getiren State of Play olmuştu. Filmin oyuncuları arasında Ben Affleck, Helen Mirren ve Rachel McAdams yer alırken, zeki bir gazeteci olan Cal McAffrey rolünü Russell Crowe üstlenmişti.

The Water Diviner | 2014, Russell Crowe

Avustralyalı ünlü oyuncunun yönetmenlik koltuğunda oturduğu ilk filmin Gelibolu savaşları ile ilgili olması şaşırılacak bir şey değildi. Russell Crowe’un yönettiği ve başrolünü oynadığı The Water Diviner, savaş yılları sona erdikten sonra üç kayıp oğlunu aramak için Anadolu’ya gelen bir babanın hikayesini anlatıyordu. Filmde ona Olga Kurylenko, Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz ve Jai Courtney gibi oyuncular eşlik ediyordu.