Fatih Şahin ile: Kişiselleştirilmiş Makyaj Alışverişi Üzerine
Makyaj influencer’ları sayesinde bugün güzellik dünyasına bizden önceki jenerasyona kıyasla çok daha hâkimiz. Yeni ürünleri keşfetmek, farklı teknikleri öğrenmek ve global trendleri takip etmek artık birkaç tık uzağımızda. Bu durumun hem iyi hem de düşündürücü bir tarafı var. Çünkü sürekli değişen ürün önerilerini yakalamaya çalışırken bazen hem cildimize hem de gezegene farkında olmadan zarar verebiliyoruz. Sosyal medyada gördüğümüz bir ürünü alıp kullanmadığımızda yalnızca para kaybetmiyoruz; aynı zamanda büyük bir israf zincirine de katkıda bulunuyoruz. Güzellik endüstrisi her yıl yaklaşık 120 milyar ambalaj üretiyor ve bunların büyük bir kısmı geri dönüştürülmeden çöpe gidiyor. Üstelik satın alınan birçok ürün hiç bitmeden çekmecelerde kalıyor ya da çöpe atılıyor. İyi haber ise şu: Güzellik dünyası son yıllarda hızla kişiselleştirilmiş deneyimlere yöneliyor. Kendi cildinizi tanıyarak ve size gerçekten uygun ürünleri seçerek hem bütçenizi hem de dünyayı korumak mümkün. Tam da bu noktada sahneye yeni bir rol çıkıyor: Beauty Personal Shopper. Artık makyaj artistleri yalnızca makyaj yapan kişiler değil; sizinle alışverişe eşlik eden, cildinizi analiz eden ve size en doğru ürünleri seçmenize yardımcı olan kişisel güzellik danışmanları haline geliyor. Ben de Türkiye’de ve dünyada yeni yükselen bu kavramı make-up artist Fatih Şahin ile konuştum ve bu deneyimi daha yakından anlamak için birlikte makyaj alışverişine çıktık. Bu harika röportajı aşağıda bulabilirsiniz.
Beauty Personal Shopper, son yıllarda güzellik dünyasında giderek daha fazla konuşulan, kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini merkeze alan bir danışmanlık modeli. Aslında kökeni çok yeni değil; uzun yıllardır lüks mağazalarda verilen birebir güzellik danışmanlıklarının daha güncel bir yorumu diyebiliriz. Ancak ürün çeşitliliğinin hızla artması, sosyal medyanın güzellik alışverişi üzerindeki etkisi ve herkesin “kendine uygun” ürünleri bulma arayışı bu kavramı yeniden gündeme taşıdı. Bugün beauty personal shopper’lar, kişinin cilt tipini, yüz hatlarını ve makyaj alışkanlıklarını analiz ederek ona gerçekten ihtiyaç duyduğu ürünleri seçmesine yardımcı oluyor. Henüz tüm dünyada yaygın bir meslek haline gelmiş değil; ancak güzellik sektörünün hızla kişiselleşen yapısı düşünüldüğünde, bu yaklaşımın önümüzdeki yıllarda çok daha görünür olacağı kesin.
Bir süredir radarımda olan bu fikir, bir konuşmamız sırasında arkadaşım ve uzun yıllardır makyaj uzmanlığı yapan Fatih Şahin tarafından ilk kez gündeme geldi. Bana, kişileri makyaj alışverişine çıkarıp onlara özel bir makyaj rutini oluşturduğunu anlattığında hemen çok ilgimi çekti. Çünkü hem büyük markaların yaptığı çalışmalar hem de yapay zekâ uygulamalarının güzellik sektöründe yarattığı değişimleri düşününce, bu kişiselleştirilmiş deneyim sunan yaklaşım beni de içine aldı. Hemen kendisiyle buluştuk, alışverişe çıktık ve bana özel bir ürün listesi oluşturduk. Yaklaşık 1,5–2 saat süren bu keyifli ve oldukça faydalı deneyimde, cildime uygun ürünlerle hem bilinçli hem de sürdürülebilir bir alışveriş yapmış oldum.
Bu konunun sürdürülebilirlik kısmı ise en az fikrin kendisi kadar dikkat çekici. Sürekli yeni ürünleri görüp deneyimleyerek hem bütçemize hem cildimize hem de dünyamıza zarar veriyoruz. Alıp alıp kullanmadığınız ürünleri bir düşünmenizi öneriyorum. Beauty Personal Shopper yaklaşımı, sadece kişisel ihtiyaçlara odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda güzellik alışverişindeki israfı da azaltıyor. Dünyada güzellik endüstrisi her yıl yaklaşık 120 milyar ambalaj üretiyor ve bunların %95’i geri dönüştürülmeden çöpe gidiyor (Professional Beauty). Ayrıca satın alınan ürünlerin %20–40’ı hiç kullanılmadan atılıyor, özellikle fondöten, kapatıcı ve cilt bakım ürünleri bu israfın başını çekiyor. Tek bir makyaj ürününün üretimi ortalama 200 litre su ve birkaç yüz gram CO₂ emisyonu gerektiriyor, dolayısıyla kullanılmayan her ürün, hem doğal kaynakların boşa harcanması hem de karbon ayak izinin artması anlamına geliyor. Beauty Personal Shopper hizmeti ile kişiye özel, cildiyle uyumlu ürünler seçmek; hem gereksiz tüketimi önlüyor, hem çevresel etkileri azaltıyor, hem de bütçeye katkı sağlıyor.
Konuya böyle bakınca daha da ilginç geldi gözünüze değil mi? Şimdi bunu bir de işin uzmanından dinleyelim. Sizi Fatih Şahin ile yaptığımız sohbetimizle başbaşa bırakıyorum.
Fatih’cim öncelikle bana bu güzel deneyimi sağladığın için çok teşekkür ederim. Beauty Personal Shopper konsepti çok hoşuma gitti. Bu konsepti senden dinlemek isterim. “Beauty personal shopper” kavramını bir make-up artistin gözünden nasıl tanımlarsın?
Beauty Personal Shopper benim için sadece ürün seçmek değil, kişiye özel bir güzellik yolculuğu demek.
Bir make-up artistin gözünden şöyle tanımlarım: Beauty Personal Shopper; kişinin yüz hatlarını, cilt yapısını, yaşam tarzını, stilini ve hatta ruh halini analiz ederek ona en doğru ürünleri seçen, “herkese yakışan” değil “sana yakışan” güzelliği ortaya çıkaran bir rehberdir.
Mağazada raflar arasında kaybolmak yerine, ihtiyacın olmayan ürünleri almadan; cildine gerçekten iyi gelecek, seni yormayacak, doğru şekilde kullanıldığında maksimum etki verecek ürünleri profesyonel bir bakışla belirlemek demektir.
Benim için makyaj sadece sürülen bir ürün değil; doğru ürün + doğru teknik + doğru kişi birleşimidir. Beauty Personal Shopper da tam bu noktada devreye girer. Kişinin kendi güzelliğini tanımasını sağlar, makyajı bir maske değil bir imza haline getirir.
Kısacası Beauty Personal Shopper, “Bana ne yakışır?” sorusunun net, samimi ve profesyonel cevabıdır.
Ve ben bu yolculukta eşlik etmeyi gerçekten çok seviyorum
Birinin makyaj alışverişine eşlik ederken ilk baktığın şey ürün değil de ne oluyor?
İlk baktığım şey ürün değil, ürünün yüze nasıl tepki vereceği. Yani cildin dokusu, gözenekleri, kızarıklık ve hassasiyeti, gün içinde nasıl değiştiği gibi detayları göz önünde bulunduruyorum. Ama en önemlisi kişinin makyajdan ne beklediği. Bazıları sadece “güzel görünmek” ister, bazıları ise “kendisi gibi kalmak”; ve bu iki yaklaşım, alışverişin tamamen farklı şekillerde ilerlemesini belirliyor.
Sana danışmaya gelen kişiler genelde “ne istediklerini” mi biliyor, yoksa “ne istemediklerini” mi?
Buna net olarak cevap verebilirim: Çoğu zaman danışanlar tam olarak ne istediklerini değil, ne istemediklerini biliyorlar. Mesela “Maske gibi durmasın”, “Beni yormasın”, “Yaşımı büyütmesin” ya da “Her yere bulaşmasın” gibi net sınırları oluyor. Bu da aslında büyük bir avantaj; çünkü sınırlar belli olunca doğru ürünü bulmak çok daha kolaylaşıyor.
Bir kişinin cilt tipini tanıması neden bu derece önemli? Senin tecrübelerinden yola çıkarak sormak istiyorum yüzde olarak söyleyecek olsan sence cilt tipini bilerek alışveriş yapanların yüzdesi nedir?
Çünkü makyaj ürünleri, vaatlerini ancak doğru cilt tipine uygun şekilde yerine getirir. Yanlış cilt tipi bilgisiyle alışveriş yaparsanız, ya fondöten yanlış olur, ya doku tutmaz, ya da beklentiniz karşılanmaz. Gerçekte, cilt tipini bilerek alışveriş yapanların oranı sadece %20–25 civarında. Geri kalan büyük çoğunluk hâlâ “karma ama bazen kuru” gibi belirsiz bir evrende dolaşıyor.
Influencer önerileri sence makyaj alışverişini demokratikleştirdi mi, yoksa daha mı karmaşık hale getirdi?
Başta influencer’lar makyaj alışverişini gerçekten demokratikleştirdi diyebiliriz; artık ürünlere, tekniklere ve trendlere erişimimiz çok daha kolay. Ama zamanla iş biraz karmaşıklaştı. Çünkü sosyal medyada her ürün “efsane”, her cilt tipi “uyumlu” ve her fondöten “herkese olur” gibi gösteriliyor. Oysa gerçek hayatta makyajın başarılı olması için cilt tipi, yaş, iklim ve kullanım alışkanlıkları gibi bağlamlar çok önemli.
“Az ama doğru ürün” yaklaşımı güzellik dünyasında gerçekten mümkün mü?
Evet, kesinlikle mümkün. Ama bunun için biraz bilinç gerekiyor; sadece sayıya bakmak yetmez. Çünkü 5 doğru ürün, 15 yanlış üründen her zaman çok daha iyi sonuç verir. Sorun ürün sayısı değil, ürünlerin ne işe yaradığını bilmeden almakta.
Yanlış makyaj ürünlerinin yarattığı israfı sahada ne kadar net görüyorsun?
Bunu sahada çok net görüyorum. Çekmecelerde yarısı bile bitmemiş ürünlerle karşılaşıyorum; özellikle fondöten, kapatıcı ve diğer ten ürünleri öne çıkıyor. İlginçtir ki çoğu zaman en pahalı ürünler en az kullanılanlar oluyor; insanlar fiyatına kanıp almıyor ama ciltleriyle uyum sağlamadığında kullanamıyorlar.
Yapay zekâ destekli beauty uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsun? İnsan dokunuşunun, sezginin ve deneyimin hâlâ vazgeçilmez olduğu noktalar neler?
Yapay zekâ destekli beauty uygulamaları harika bir başlangıç noktası sunuyor ama asla son karar olarak düşünülmemeli. Yapay zekâ tonları ölçebilir, ürünleri kategorize edebilir; ama gün içindeki değişiklikleri fark edemez, kişinin alışkanlıklarını okuyamaz ve “bu sana yakışıyor” hissini veremez. Bu yüzden insan dokunuşu, sezgi ve deneyim hâlâ vazgeçilmez. Aslında insan ve teknoloji birbirini tamamlıyor; birlikte kullanıldığında en doğru ve kişiye özel sonuçları almak mümkün oluyor.
Türkiye’de beauty personal shopper/makyaj alışveriş danışmanlığı kültürü oluşur mu?
Kesinlikle oluşur ve hatta yavaş yavaş oluşmaya başladı bile. İnsanlar artık daha az ama doğru ürün almak, denemeden para harcamamak ve kendilerine özel bir yaklaşım görmek istiyor. Artık herkes, “herkese uyan” ürünlerden ziyade kendi cildine, tarzına ve ihtiyaçlarına uygun seçeneklerle ilgileniyor. Bu yaklaşımın faydaları da çok büyük: hem gereksiz ürün almaktan kaçınıyorlar, hem ciltlerine gerçekten uygun ürünleri keşfediyorlar, hem de bütçelerini ve zamanlarını daha verimli kullanabiliyorlar. Bu yüzden beauty personal shopper hizmetlerine olan ilgi giderek artıyor ve zamanla bu kültür çok daha güçlü, yaygın ve normal bir alışveriş pratiği haline gelecek.
Son olarak; makyaj alışverişine yarın sıfırdan başlayacak birine vereceğin ilk tavsiye ne olurdu?
Yarından itibaren makyaj alışverişine başlayacak birine vereceğim ilk tavsiye şudur: “Herkese uyan ürün yoktur.” Önce kendi cildini tanı, sonra ihtiyaçlarını belirle ve en sonunda ürünleri seç. Unutma, makyaj bir koleksiyon değil; kişisel bir araçtır ve sana uygun şekilde kullanıldığında en iyi sonucu verir.
Tekrar bana ve theMagger.com okuyucularına vakit ayırdığın için çok teşekkür ederim Fatih. Seninle makyaj alışverişi yapmak ve sohbet etmek çok keyifliydi!
Kapak Fotoğrafı: Fatih Şahin
İlginizi çekebilir: Beauty Magger’dan 2026 Güzellik Trendleri

Esra Saruhan















Aile Tadında
Teşekkürler aydınlandık bir nebze de olsa
🫶🏻🫶🏻🙏🏻❤️️